رَبُّكُمُ الَّذٖی یُزْجٖی لَكُمُ الْفُلْكَ فِی الْبَحْرِ لِتَبْتَغُوا مِنْ فَضْلِهٖؕ اِنَّهُ كَانَ بِكُمْ رَحٖیمًا
Diyanet meali
Rabbiniz, lütfundan nasip arayasınız diye sizin için denizde gemiler yürütendir. Şüphesiz O, size karşı çok merhametlidir.
Kelime meali
Allah’tan başka tanrı veya tanrılar edinen insanlara gerçek lutuf sahibinin Allah olduğu hatırlatılarak buna bazı örnekler verilmektedir: Gemilerin sulara gömülmeden yüzüp gitmesi Allah’ın yasalarıyla olmaktadır ve bu sayede insanoğlu deniz ticareti yaparak, uzak ülkelerden mal taşıyarak Allah’ın nimetlerini ve rızkını elde etmektedir. Bu durum, âyetin sonunda Allah’ın kullarına bir rahmeti olarak açıklanmıştır.
Kur'an Yolu Tefsiri Cilt: 3 Sayfa: 502
Kaynak: Diyanet Kur’an Yolu tefsiri (aynı tefsir grubu, tefsirdeki atıf veya ters atıf).
Hac 22/63 · bu âyete atıf yapan tefsir
اَلَمْ تَرَ اَنَّ اللّٰهَ اَنْزَلَ مِنَ السَّمَٓاءِ مَٓاءًؗ فَتُصْبِحُ الْاَرْضُ مُخْضَرَّةًؕ اِنَّ اللّٰهَ لَطٖیفٌ خَبٖیرٌۚ
Allah'ın gökten yağmur indirdiği, böylece yeryüzünün yemyeşil olduğunu görmedin mi? Şüphesiz, Allah çok lütufkârdır, hakkıyla haberdardır.
Hac 22/64 · bu âyete atıf yapan tefsir
لَهُ مَا فِی السَّمٰوَاتِ وَمَا فِی الْاَرْضِؕ وَاِنَّ اللّٰهَ لَهُوَ الْغَنِیُّ الْحَمٖیدُࣖ
. Göklerdeki her şey, yerdeki her şey O'nundur. Şüphesiz ki Allah elbette zengindir, elbette övgüye layıktır.
Hac 22/65 · bu âyete atıf yapan tefsir
اَلَمْ تَرَ اَنَّ اللّٰهَ سَخَّرَ لَكُمْ مَا فِی الْاَرْضِ وَالْفُلْكَ تَجْرٖی فِی الْبَحْرِ بِاَمْرِهٖؕ وَیُمْسِكُ السَّمَٓاءَ اَنْ تَقَعَ عَلَى الْاَرْضِ اِلَّا بِاِذْنِهٖؕ اِنَّ اللّٰهَ بِالنَّاسِ لَرَؤُ࣒فٌ رَحٖیمٌ
Görmüyor musun ki, Allah bütün yerdekileri ve emri uyarınca denizde akıp gitmekte olan gemileri sizin hizmetinize vermiştir. İzni olmaksızın yerin üzerine düşmesin diye göğü O tutuyor. Şüphesiz ki Allah insanlara karşı çok esirgeyici, çok merhametlidir.
Hac 22/66 · bu âyete atıf yapan tefsir
وَهُوَ الَّذٖٓی اَحْیَاكُمْؗ ثُمَّ یُمٖیتُكُمْ ثُمَّ یُحْیٖیكُمْؕ اِنَّ الْاِنْسَانَ لَكَفُورٌ
O, size hayat veren, sonra sizi öldürecek, daha sonra da diriltecek olandır. Şüphesiz, insan çok nankördür.
Rûm 30/46 · bu âyete atıf yapan tefsir
وَمِنْ اٰیَاتِهٖٓ اَنْ یُرْسِلَ الرِّیَاحَ مُبَشِّرَاتٍ وَلِیُذٖیقَكُمْ مِنْ رَحْمَتِهٖ وَلِتَجْرِیَ الْفُلْكُ بِاَمْرِهٖ وَلِتَبْتَغُوا مِنْ فَضْلِهٖ وَلَعَلَّكُمْ تَشْكُرُونَ
Rüzgarları, yağmurun müjdecileri olarak göndermesi, Allah'ın (varlık ve kudretinin) delillerindendir. O bunu, size rahmetinden tattırmak, emriyle gemilerin yol alması, onun lütfundan rızkınızı aramanız ve şükretmeniz için yapar.
Rûm 30/47 · bu âyete atıf yapan tefsir
وَلَقَدْ اَرْسَلْنَا مِنْ قَبْلِكَ رُسُلًا اِلٰى قَوْمِهِمْ فَجَٓاؤُ࣒هُمْ بِالْبَیِّنَاتِ فَانْتَقَمْنَا مِنَ الَّذٖینَ اَجْرَمُواؕ وَكَانَ حَقًّا عَلَیْنَا نَصْرُ الْمُؤْمِنٖینَ
Andolsun, senden önce biz nice peygamberleri kendi kavimlerine gönderdik. Peygamberler onlara apaçık mucizeler getirdiler. Biz de suç işleyenlerden intikam aldık. Mü'minlere yardım etmek ise üzerimizde bir haktır.
Rûm 30/48 · bu âyete atıf yapan tefsir
اَللّٰهُ الَّذٖی یُرْسِلُ الرِّیَاحَ فَتُثٖیرُ سَحَابًا فَیَبْسُطُهُ فِی السَّمَٓاءِ كَیْفَ یَشَٓاءُ وَیَجْعَلُهُ كِسَفًا فَتَرَى الْوَدْقَ یَخْرُجُ مِنْ خِلَالِهٖۚ فَاِذَٓا اَصَابَ بِهٖ مَنْ یَشَٓاءُ مِنْ عِبَادِهٖٓ اِذَا هُمْ یَسْتَبْشِرُونَ
Allah rüzgarları gönderendir. Onlar da bulutları harekete geçirir. Allah onları dilediği gibi, (bazen) yayar ve (bazen) yoğunlaştırır. Nihayet yağmurun onların arasından çıktığını görürsün. Onu kullarından dilediklerine uğrattığı zaman bir de bakarsın sevinirler.
Rûm 30/49 · bu âyete atıf yapan tefsir
وَاِنْ كَانُوا مِنْ قَبْلِ اَنْ یُنَزَّلَ عَلَیْهِمْ مِنْ قَبْلِهٖ لَمُبْلِسٖینَ
Oysa onlar daha önce kendilerine yağmur yağdırılmadan evvel kesin bir ümitsizliğe kapılmışlardı.
Rûm 30/50 · bu âyete atıf yapan tefsir
فَانْظُرْ اِلٰٓى اٰثَارِ رَحْمَتِ اللّٰهِ كَیْفَ یُحْيِ الْاَرْضَ بَعْدَ مَوْتِهَاؕ اِنَّ ذٰلِكَ لَمُحْيِ الْمَوْتٰىۚ وَهُوَ عَلٰى كُلِّ شَیْءٍ قَدٖیرٌ
Allah'ın rahmetinin eserlerine bak! Yeryüzünü ölümünden sonra nasıl diriltiyor. Şüphe yok ki, o ölüleri de elbette diriltecektir. O her şeye hakkıyla gücü yetendir.
Rûm 30/51 · bu âyete atıf yapan tefsir
وَلَئِنْ اَرْسَلْنَا رٖیحًا فَرَاَوْهُ مُصْفَرًّا لَظَلُّوا مِنْ بَعْدِهٖ یَكْفُرُونَ
Andolsun, eğer (ekinlerine zararlı) bir rüzgar göndersek de o ekini sararmış görseler, ardından mutlaka nankörlük etmeye başlarlar.
Rûm 30/52 · bu âyete atıf yapan tefsir
فَاِنَّكَ لَا تُسْمِـعُ الْمَوْتٰى وَلَا تُسْمِـعُ الصُّمَّ الدُّعَٓاءَ اِذَا وَلَّوْا مُدْبِرٖینَ
Şüphesiz, sen ölülere işittiremezsin. Dönüp gittikleri zaman çağrıyı sağırlara da işittiremezsin.
Rûm 30/53 · bu âyete atıf yapan tefsir
وَمَٓا اَنْتَ بِهَادِ الْعُمْیِ عَنْ ضَلَالَتِهِمْؕ اِنْ تُسْمِعُ اِلَّا مَنْ یُؤْمِنُ بِاٰیَاتِنَا فَهُمْ مُسْلِمُونَࣖ
Sen körleri sapkınlıklarından çıkarıp doğru yola iletemezsin. Sen çağrını ancak, âyetlerimize inanıp müslüman olan kimselere işittirebilirsin.
Bu âyet için hadis kaydı yok.
Yapay zekadan faydalanılmıştır. Hata olabilir. Lütfen hata varsa bildiriniz.