Kur’an çalışması
11

Hûd

هُودٍ

123 âyet iniş 52 cüz 11 sayfa 221

Önceki Sonraki
← Önceki Hûd 68 sayfa 229 · Diyanet tefsir grubu 66-68 Sonraki →

كَاَنْ لَمْ یَغْنَوْا فٖیهَاؕ اَلَٓا اِنَّ ثَمُودَا࣑ كَفَرُوا رَبَّهُمْؕ اَلَا بُعْدًا لِثَمُودَࣖ

Diyanet meali

Sanki orada hiç yaşamamışlardı. Biliniz ki Semûd kavmi Rablerini inkâr etti. (Yine) biliniz ki Semûd kavmi Allah'ın rahmetinden uzaklaştı.

Kelime meali

كَاَنْ لَمْ Sanki
یَغْنَوْا İkamet et- memişlerdi
فٖیهَاؕ Orada
اَلَٓا Şunu bilin ki
اِنَّ ثَمُودَا࣑ Muhakkak ki Semud
كَفَرُوا İnkar ettiler
رَبَّهُمْؕ Rablerini
اَلَا Ve şu- nu da bilin ki
بُعْدًا Uzak olsun
لِثَمُودَࣖ Semud

Diyanet bu metni 66-68 âyetleri için birlikte vermiştir.

Semûd kavmine verilen üç günlük süre içerisinde muhtemelen Hz. Sâlih kendine inananlarla birlikte yurdu terkedip kurtuluşa erdi; dördüncü günde Allah’ın azabı geldi ve Semûd kavmi şiddetli bir gürültüyle yok olup gitti. Burada “korkunç ses” diye çevirilen sayha kelimesi yerine A‘râf sûresinde (7/78) “deprem” anlamına gelen recfe kelimesinin kullanılmış olmasından, yok eden felâketin gürültülü deprem olduğu anlaşılmaktadır.

Kur'an Yolu Tefsiri Cilt: 3 Sayfa: 183

Kaynak: Diyanet Kur’an Yolu tefsiri (aynı tefsir grubu, tefsirdeki atıf veya ters atıf).

Hûd 11/66 · aynı tefsir grubu

فَلَمَّا جَٓاءَ اَمْرُنَا نَجَّیْنَا صَالِحًا وَالَّذٖینَ اٰمَنُوا مَعَهُ بِرَحْمَةٍ مِنَّا وَمِنْ خِزْیِ یَوْمِئِذٍؕ اِنَّ رَبَّكَ هُوَ الْقَوِیُّ الْعَزٖیزُ

(Helâk) emrimiz geldiğinde Salih'i ve beraberindeki iman etmiş olanları tarafımızdan bir rahmetle helaktan ve o günün rezilliğinden kurtardık. Şüphesiz Rabbin mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.

Hûd 11/67 · aynı tefsir grubu

وَاَخَذَ الَّذٖینَ ظَلَمُوا الصَّیْحَةُ فَاَصْبَحُوا فٖی دِیَارِهِمْ جَاثِمٖینَۙ

Zulmedenleri o korkunç uğultulu ses yakaladı da yurtlarında diz üstü çökekaldılar.

Hicr 15/80 · bu âyete atıf yapan tefsir

وَلَقَدْ كَذَّبَ اَصْحَابُ الْحِجْرِ الْمُرْسَلٖینَۙ

Andolsun, Hicr halkı da peygamberleri yalanlamıştı.

Hicr 15/81 · bu âyete atıf yapan tefsir

وَاٰتَیْنَاهُمْ اٰیَاتِنَا فَكَانُوا عَنْهَا مُعْرِضٖینَۙ

Biz onlara âyetlerimizi vermiştik de onlardan yüz çevirmişlerdi.

Hicr 15/82 · bu âyete atıf yapan tefsir

وَكَانُوا یَنْحِتُونَ مِنَ الْجِبَالِ بُیُوتًا اٰمِنٖینَ

Onlar güven içinde dağlardan evler yontuyorlardı.

İsrâ 17/59 · bu âyete atıf yapan tefsir

وَمَا مَنَعَنَٓا اَنْ نُرْسِلَ بِالْاٰیَاتِ اِلَّٓا اَنْ كَذَّبَ بِهَا الْاَوَّلُونَؕ وَاٰتَیْنَا ثَمُودَ النَّاقَةَ مُبْصِرَةً فَظَلَمُوا بِهَاؕ وَمَا نُرْسِلُ بِالْاٰیَاتِ اِلَّا تَخْوٖیفًا

Bizi, (Kureyş'in istediği) mucizeleri göndermekten, ancak, öncekilerin onları yalanlamış olması alıkoydu. (Nitekim) Semûd kavmine o dişi deveyi açık bir mucize olarak verdik de onlar bu yüzden zalim oldular. Oysa biz mucizeleri sırf korkutmak için göndeririz.

Neml 27/45 · bu âyete atıf yapan tefsir

وَلَقَدْ اَرْسَلْنَٓا اِلٰى ثَمُودَ اَخَاهُمْ صَالِحًا اَنِ اعْبُدُوا اللّٰهَ فَاِذَا هُمْ فَرٖیقَانِ یَخْتَصِمُونَ

Andolsun biz, "Allah'a kulluk edin" diye (uyarması için) Semûd kavmine, kardeşleri Salih'i peygamber olarak göndermiştik. Bir de ne görsün, onlar birbiriyle çekişen iki grup olmuşlar.

Neml 27/46 · bu âyete atıf yapan tefsir

قَالَ یَا قَوْمِ لِمَ تَسْتَعْجِلُونَ بِالسَّیِّئَةِ قَبْلَ الْحَسَنَةِۚ لَوْلَا تَسْتَغْفِرُونَ اللّٰهَ لَعَلَّكُمْ تُرْحَمُونَ

Salih onlara, "Ey kavmim! Niçin iyilikten önce kötülüğün acele gelmesini istiyorsunuz? Merhamet edilmeniz için Allah'tan bağışlanma dileseniz ya!"

Neml 27/47 · bu âyete atıf yapan tefsir

قَالُوا اطَّیَّرْنَا بِكَ وَبِمَنْ مَعَكَؕ قَالَ طَٓائِرُكُمْ عِنْدَ اللّٰهِ بَلْ اَنْتُمْ قَوْمٌ تُفْتَنُونَ

Onlar, "Sen ve beraberindekiler yüzünden uğursuzluğa uğradık" dediler. Salih, "Sizin uğursuzluğunuzun sebebi Allah katında(yazılı)dır. Aslında siz imtihan edilmekte olan bir kavimsiniz" dedi.

Neml 27/48 · bu âyete atıf yapan tefsir

وَكَانَ فِی الْمَدٖینَةِ تِسْعَةُ رَهْطٍ یُفْسِدُونَ فِی الْاَرْضِ وَلَا یُصْلِحُونَ

Şehirde dokuz kişilik bir çete vardı. Bunlar yeryüzünde bozgunculuk yapıyorlar ve ıslaha çalışmıyorlardı.

Neml 27/49 · bu âyete atıf yapan tefsir

قَالُوا تَقَاسَمُوا بِاللّٰهِ لَنُبَیِّتَنَّهُ وَاَهْلَهُ ثُمَّ لَنَقُولَنَّ لِوَلِیِّهٖ مَا شَهِدْنَا مَهْلِكَ اَهْلِهٖ وَاِنَّا لَصَادِقُونَ

Aralarında Allah adına and içerek şöyle dediler: "Mutlaka onu ve ailesini geceleyin öldüreceğiz sonra da velisine; ‘Biz onun ailesinin öldürülüşüne şahit olmadık. Biz kesinlikle doğru söyleyenleriz', diyeceğiz."

Neml 27/50 · bu âyete atıf yapan tefsir

وَمَكَرُوا مَكْرًا وَمَكَرْنَا مَكْرًا وَهُمْ لَا یَشْعُرُونَ

Onlar bir tuzak kurdular. Farkında değillerken Allah da bir tuzak kurdu.

Neml 27/51 · bu âyete atıf yapan tefsir

فَانْظُرْ كَیْفَ كَانَ عَاقِبَةُ مَكْرِهِمْۙ اَنَّا دَمَّرْنَاهُمْ وَقَوْمَهُمْ اَجْمَعٖینَ

Bak onların tuzaklarının sonucu nasıl oldu: Biz onları ve kavimlerini topyekün helak ettik.

Neml 27/52 · bu âyete atıf yapan tefsir

فَتِلْكَ بُیُوتُهُمْ خَاوِیَةً بِمَا ظَلَمُواؕ اِنَّ فٖی ذٰلِكَ لَاٰیَةً لِقَوْمٍ یَعْلَمُونَ

İşte zulümleri yüzünden harabeye dönmüş evleri! Şüphesiz bunda bilen bir kavim için bir ibret vardır.

Neml 27/53 · bu âyete atıf yapan tefsir

وَاَنْجَیْنَا الَّذٖینَ اٰمَنُوا وَكَانُوا یَتَّقُونَ

İman edip Allah'a karşı gelmekten sakınmakta olanları ise kurtardık.

Zâriyât 51/41 · bu âyete atıf yapan tefsir

وَفٖی عَادٍ اِذْ اَرْسَلْنَا عَلَیْهِمُ الرّٖیحَ الْعَقٖیمَۚ

Ad kavminde de ibretler vardır. Hani onların üzerine köklerini kesen rüzgarı göndermiştik.

Zâriyât 51/42 · bu âyete atıf yapan tefsir

مَا تَذَرُ مِنْ شَیْءٍ اَتَتْ عَلَیْهِ اِلَّا جَعَلَتْهُ كَالرَّمٖیمِؕ

Üzerine uğradığı hiçbir şeyi bırakmıyor, mutlaka onu kül ediyordu.

Zâriyât 51/43 · bu âyete atıf yapan tefsir

وَفٖی ثَمُودَ اِذْ قٖیلَ لَهُمْ تَمَتَّعُوا حَتّٰى حٖینٍ

Semûd kavminde de ibretler vardır. Hani onlara, "Bir süreye kadar faydalanın bakalım" denmişti

Zâriyât 51/44 · bu âyete atıf yapan tefsir

فَعَتَوْا عَنْ اَمْرِ رَبِّهِمْ فَاَخَذَتْهُمُ الصَّاعِقَةُ وَهُمْ یَنْظُرُونَ

Derken Rablerinin emrinden uzaklaşıp azmışlardı. Bu yüzden bakınıp dururken kendilerini yıldırım çarpıvermişti.

Zâriyât 51/45 · bu âyete atıf yapan tefsir

فَمَا اسْتَطَاعُوا مِنْ قِیَامٍ وَمَا كَانُوا مُنْتَصِرٖینَۙ

Artık, ne yerlerinden kalkmaya güçleri yetti ne de başkasından yardım görebildiler.

Bu âyet için hadis kaydı yok.

Yapay zekadan faydalanılmıştır. Hata olabilir. Lütfen hata varsa bildiriniz.

Hata Bildir

Bu âyette ne hatalı?