وَتِلْكَ الْجَنَّةُ الَّتٖٓی اُو࣒رِثْتُمُوهَا بِمَا كُنْتُمْ تَعْمَلُونَ
Diyanet meali
İşte, bu yapmakta olduklarınıza karşılık size mîras verilen cennettir.
Kelime meali
Diyanet bu metni 68-73 âyetleri için birlikte vermiştir.
İslâm bütün insanlığa hitap eden bir din olmakla beraber onun ilk muhatapları, sudan, yeşillikten, gölge ve serinlikten, çeşitli yiyecek ve giyeceklerden oldukça mahrum bulunan Araplar’dır. Bu sebeple Allah Teâlâ onların ve bütün insanlığın iyiliğine olan bu dinin benimsenmesi, emirlerinin istekle, hatta heyecanla yerine getirilmesi için Araplar’ın mahrum bulundukları, hasretini çektikleri nimetleri zikrederek, bunların cennetliklere bolca sunulacağını hatırlatarak teşvik yöntemini kullanmıştır (Râzî, XXVII, 225). Hz. Peygamber de, ata ve deveye düşkün olanların, “Cennette at var mı, deve var mı?” şeklindeki sorularına, 71. âyete dayanarak “evet” cevabını vermiştir (Tirmizî, “Cennet”, 11). Ancak bütün bu nimetlerin, dünyadakilerin aynı olmadığı, isim ve nitelik benzerlikleri bulunmakla beraber âhiret hayatının ve orada olanların mahiyet bakımından dünyadakilerden farklı bulunduğu, ilgili âyet ve hadislerin ortaya koyduğu bir gerçektir.
“Gözlerin zevk aldığı şey” cennetin göze hitap eden nimetleri olabilir. Ancak bazı tefsirciler bunu, “Allah’ın cemalini seyretmek” şeklinde yorumlamışlardır, biz de bu yorumu tercih ediyoruz; çünkü diğer nimetler yeterince sıralanmış ve açıklanmıştır, cennetin en büyük iki nimeti “cemal seyri” ile Allah’ın cennetlik kullarından razı olduğunu ilân ettiği “rıdvân” aşamasıdır. Bu mânevî nimetlerin ihmal edilmiş, sükût geçilmiş olması teşvik amacı ile bağdaşmayacağı için “gözlerin zevk aldığı, başka bir deyişle bakmaya doyamadığı şey”i bu yönde anlamak daha uygundur.
Kur'an Yolu Tefsiri Cilt: 4 Sayfa: 785
Kaynak: Diyanet Kur’an Yolu tefsiri (aynı tefsir grubu, tefsirdeki atıf veya ters atıf).
Zuhruf 43/68 · aynı tefsir grubu
یَا عِبَادِ لَا خَوْفٌ عَلَیْكُمُ الْیَوْمَ وَلَٓا اَنْتُمْ تَحْزَنُونَۚ
(Allah şöyle der:) "Ey ayetlerimize inanan ve müslüman olan kullarım! Bugün size korku yoktur, siz üzülmeyeceksiniz de."
Zuhruf 43/69 · aynı tefsir grubu
اَلَّذٖینَ اٰمَنُوا بِاٰیَاتِنَا وَكَانُوا مُسْلِمٖینَۚ
(Allah şöyle der:) "Ey ayetlerimize inanan ve müslüman olan kullarım! Bugün size korku yoktur, siz üzülmeyeceksiniz de."
Zuhruf 43/70 · aynı tefsir grubu
اُدْخُلُوا الْجَنَّةَ اَنْتُمْ وَاَزْوَاجُكُمْ تُحْبَرُونَ
"Siz ve eşleriniz sevinç ve mutluluk içinde cennete giriniz."
Zuhruf 43/71 · aynı tefsir grubu
یُطَافُ عَلَیْهِمْ بِصِحَافٍ مِنْ ذَهَبٍ وَاَكْوَابٍۚ وَفٖیهَا مَا تَشْتَهٖیهِ الْاَنْفُسُ وَتَلَذُّ الْاَعْیُنُۚ وَاَنْتُمْ فٖیهَا خَالِدُونَۚ
Onlar için altın tepsiler ve kadehler dolaştırılır. Canlarının istediği ve gözlerinin hoşlandığı her şey oradadır. Siz orada ebedî olarak kalacaksınız.
Zuhruf 43/73 · aynı tefsir grubu
لَكُمْ فٖیهَا فَاكِهَةٌ كَثٖیرَةٌ مِنْهَا تَاْكُلُونَ
Orada sizin için bol bol meyve var, onlardan yersiniz.
Yâsîn 36/55 · bu âyete atıf yapan tefsir
اِنَّ اَصْحَابَ الْجَنَّةِ الْیَوْمَ فٖی شُغُلٍ فَاكِهُونَۚ
Şüphesiz cennetlikler o gün nimetlerle meşguldürler, zevk sürerler.
Yâsîn 36/56 · bu âyete atıf yapan tefsir
هُمْ وَاَزْوَاجُهُمْ فٖی ظِلَالٍ عَلَى الْاَرَٓائِكِ مُتَّكِؤُ࣒نَ
Onlar ve eşleri gölgelerde koltuklara yaslanmaktadırlar.
Yâsîn 36/57 · bu âyete atıf yapan tefsir
لَهُمْ فٖیهَا فَاكِهَةٌ وَلَهُمْ مَا یَدَّعُونَۚ
Onlar için orada meyveler vardır. Onlar için diledikleri her şey vardır.
Yâsîn 36/58 · bu âyete atıf yapan tefsir
سَلَامٌ قَوْلًا مِنْ رَبٍّ رَحٖیمٍ
Çok merhametli olan Rab'den bir söz olarak (kendilerine) "Selam" (vardır).
Tûr 52/17 · bu âyete atıf yapan tefsir
اِنَّ الْمُتَّقٖینَ فٖی جَنَّاتٍ وَنَعٖیمٍۙ
Şüphesiz Allah'a karşı gelmekten sakınanlar Rablerinin, kendilerine verdiği şeylerle zevk ve mutluluk duyarak cennetlerde ve nimetler içinde bulunurlar. Rableri onları cehennem azabından korumuştur.
Tûr 52/18 · bu âyete atıf yapan tefsir
فَاكِهٖینَ بِمَٓا اٰتٰیهُمْ رَبُّهُمْۚ وَوَقٰیهُمْ رَبُّهُمْ عَذَابَ الْجَحٖیمِ
Şüphesiz Allah'a karşı gelmekten sakınanlar Rablerinin, kendilerine verdiği şeylerle zevk ve mutluluk duyarak cennetlerde ve nimetler içinde bulunurlar. Rableri onları cehennem azabından korumuştur.
Tûr 52/19 · bu âyete atıf yapan tefsir
كُلُوا وَاشْرَبُوا هَنٖٓیـًٔا بِمَا كُنْتُمْ تَعْمَلُونَۙ
Onlara, "Dünya'da yapmakta olduklarınızın karşılığında, sıra sıra dizilmiş koltuklara dayanarak afiyetle yiyin için" denir. Biz, onlara, iri gözlü güzel hurileri eş olarak vermişizdir.
Tûr 52/20 · bu âyete atıf yapan tefsir
مُتَّكِــٖٔینَ عَلٰى سُرُرٍ مَصْفُوفَةٍۚ وَزَوَّجْنَاهُمْ بِحُورٍ عٖینٍ
Tûr 52/21 · bu âyete atıf yapan tefsir
وَالَّذٖینَ اٰمَنُوا وَاتَّبَعَتْهُمْ ذُرِّیَّتُهُمْ بِاٖیمَانٍ اَلْحَقْنَا بِهِمْ ذُرِّیَّتَهُمْ وَمَٓا اَلَتْنَاهُمْ مِنْ عَمَلِهِمْ مِنْ شَیْءٍؕ كُلُّ امْرِئٍ بِمَا كَسَبَ رَهٖینٌ
İman eden ve nesilleri de iman konusunda kendilerinin yoluna uyanlar var ya, biz onların nesillerini kendilerine kattık. Bununla beraber onların amellerinden hiçbir şey eksiltmeyiz. Herkes kazandığı karşılığında rehindir.
Tûr 52/22 · bu âyete atıf yapan tefsir
وَاَمْدَدْنَاهُمْ بِفَاكِهَةٍ وَلَحْمٍ مِمَّا یَشْتَهُونَ
Onlara canlarının istediği meyve ve etten bol bol verdik.
Tûr 52/23 · bu âyete atıf yapan tefsir
یَتَنَازَعُونَ فٖیهَا كَاْسًا لَا لَغْوٌ فٖیهَا وَلَا تَاْثٖیمٌ
Orada, (içilince) boş söz söyletmeyen, günah işletmeyen dolu bir kadehi elden ele dolaştırırlar.
Tûr 52/24 · bu âyete atıf yapan tefsir
وَیَطُوفُ عَلَیْهِمْ غِلْمَانٌ لَهُمْ كَاَنَّهُمْ لُؤْلُؤٌ࣑ مَكْنُونٌ
Hizmetlerine verilmiş, kabuğunda saklı inci gibi gençler etraflarında dönüp dolaşırlar.
Tûr 52/25 · bu âyete atıf yapan tefsir
وَاَقْبَلَ بَعْضُهُمْ عَلٰى بَعْضٍ یَتَسَٓاءَلُونَ
Birbirlerine dönüp ("Ne iyilik yaptınız da bu nimetlere ulaştınız?" diye) sorarlar.
Tûr 52/26 · bu âyete atıf yapan tefsir
قَالُٓوا اِنَّا كُنَّا قَبْلُ فٖٓی اَهْلِنَا مُشْفِقٖینَ
Derler ki: "Şüphesiz daha önce biz, ailemiz içinde yaşarken (Allah'a isyandan) korkardık."
Tûr 52/27 · bu âyete atıf yapan tefsir
فَمَنَّ اللّٰهُ عَلَیْنَا وَوَقٰینَا عَذَابَ السَّمُومِ
"Allah da bize lütfetti ve bizi iliklere işleyen cehennem azabından korudu."
Aşağıdaki cümleler Diyanet tefsir metninden alınmıştır.
âyete dayanarak “ evet” cevabını vermiştir (Tirmizî, “Cennet ”, 11).
Yapay zekadan faydalanılmıştır. Hata olabilir. Lütfen hata varsa bildiriniz.