وَاِذْ قَالَ اِبْرٰهٖیمُ لِاَبٖیهِ اٰزَرَ اَتَتَّخِذُ اَصْنَامًا اٰلِهَةًۚ اِنّٖٓی اَرٰیكَ وَقَوْمَكَ فٖی ضَلَالٍ مُبٖینٍ
Diyanet meali
Hani İbrahim babası Âzer'e, "Sen putları ilah mı ediniyorsun? Şüphesiz, ben seni de, kavmini de apaçık bir sapıklık içinde görüyorum" demişti.
Kelime meali
Kur’an-ı Kerîm’de sadece bu âyette Hz. İbrâhim’in babasının ismi olarak geçen Âzer kelimesinin menşei ve söz konusu kişinin asıl ismi olup olmadığı tartışmalıdır. Bu ismin, “işini sağlam yapan, güçlü” anlamındaki İbrânîce âzûr kelimesinden Arapçalaştırıldığı veya yine İbrânîce elizer kelimesinin galat-ı meşhuru olduğu gibi çeşitli görüşler ileri sürülmüştür.
Tevrat’ta ve diğer İbrânîce kaynaklarda Hz. İbrâhim’in babasının ismi Terah şeklinde geçmektedir. Nitekim Zemahşerî de buna işaret eder (II, 23). Batılı bazı araştırmacılara göre eski bir kaynaktaki Therra isminin değiştirilmiş şekli olan Athar, İslâm dünyasına Âzer olarak geçmiştir. Müslüman tarihçiler ve müfessirler bu kişiyi hem Âzer hem de Târih (veya Târah) b. Nahor diye anarlar ve bu isim farklılığını değişik şekillerde açıklarlar. Gerek eski dönemlerde gerekse zamanımızda bir dilden başka bir dile geçen isimlerin çeşitli değişikliklere uğradığı görülür. Hz. İbrâhim’in babasının ismi de Araplar’a Âzer olarak geçmiş, Kur’an’da da bu ismi zikredilmiştir. Çünkü eğer Kur’an’da bu kişi Târah diye anılsaydı, her konuda Hz. Peygamber’in açığını arayan müşrikler Resûlullah’ın sözünü ettiği kişinin ismini bile yanlış bildiğini söyleyerek itibarını sarsmaya kalkışacaklardı.
Âzer’in hayatı hakkında fazla bilgi yoktur. Ahd-i Atîk’te Nahor’un oğlu olduğu, putlara taptığı, 205 yaşında Harran’da öldüğü söylenir (Tekvîn, 11/31-32; Yeşû, 24/2). Tevrat tefsirlerinde put ustası olduğu, sonraları tövbe ettiği ileri sürülmüşse de Kur’an-ı Kerîm’e göre (Tevbe 9/114; Meryem 19/41-49) o, oğlu İbrâhim’in bütün ısrar ve ikazlarına rağmen putperestlikten vazgeçmemiş ve bu yüzden İbrâhim’in, onun affedilmesi için yaptığı dua kabul edilmemiştir (Hz. İbrâhim’in hayatı ve şahsiyeti hakkında bilgi için bk. Bakara 2/ 124).
Kur'an Yolu Tefsiri Cilt: 2 Sayfa: 429-430
Kaynak: Diyanet Kur’an Yolu tefsiri (aynı tefsir grubu, tefsirdeki atıf veya ters atıf).
Tevbe 9/114 · tefsir atıfı
وَمَا كَانَ اسْتِغْفَارُ اِبْرٰهٖیمَ لِاَبٖیهِ اِلَّا عَنْ مَوْعِدَةٍ وَعَدَهَٓا اِیَّاهُۚ فَلَمَّا تَبَیَّنَ لَهُٓ اَنَّهُ عَدُوٌّ لِلّٰهِ تَبَرَّاَ مِنْهُؕ اِنَّ اِبْرٰهٖیمَ لَاَوَّاهٌ حَلٖیمٌ
İbrahim'in, babası için af dilemesi, sadece ona verdiği bir söz yüzündendi. Onun bir Allah düşmanı olduğu kendisine açıkça belli olunca, ondan uzaklaştı. Şüphesiz İbrahim, çok içli, yumuşak huylu bir kişiydi.
Meryem 19/41 · tefsir atıfı
وَاذْكُرْ فِی الْكِتَابِ اِبْرٰهٖیمَؕ اِنَّهُ كَانَ صِدّٖیقًا نَبِیًّا
Kitapta İbrahim'i de an. Gerçekten o, son derece dürüst bir kimse, bir peygamber idi.
Meryem 19/42 · tefsir atıfı
اِذْ قَالَ لِاَبٖیهِ یَٓا اَبَتِ لِمَ تَعْبُدُ مَا لَا یَسْمَعُ وَلَا یُبْصِرُ وَلَا یُغْنٖی عَنْكَ شَیْـًٔا
Hani babasına şöyle demişti: "Babacığım! İşitmeyen, görmeyen ve sana bir faydası olmayan şeylere niçin tapıyorsun?"
Meryem 19/43 · tefsir atıfı
یَٓا اَبَتِ اِنّٖی قَدْ جَٓاءَنٖی مِنَ الْعِلْمِ مَا لَمْ یَاْتِكَ فَاتَّبِعْنٖٓی اَهْدِكَ صِرَاطًا سَوِیًّا
"Babacığım! Doğrusu, sana gelmeyen bir ilim bana geldi. Bana uy ki seni doğru yola ileteyim."
Meryem 19/44 · tefsir atıfı
یَٓا اَبَتِ لَا تَعْبُدِ الشَّیْطَانَؕ اِنَّ الشَّیْطَانَ كَانَ لِلرَّحْمٰنِ عَصِیًّا
"Babacığım! Şeytana tapma! Çünkü şeytan Rahmân'a isyankâr olmuştur."
Meryem 19/45 · tefsir atıfı
یَٓا اَبَتِ اِنّٖٓی اَخَافُ اَنْ یَمَسَّكَ عَذَابٌ مِنَ الرَّحْمٰنِ فَتَكُونَ لِلشَّیْطَانِ وَلِیًّا
"Babacığım! Doğrusu ben, sana, çok esirgeyici Rahmân tarafından bir azabın dokunmasından, böylece şeytana bir dost olmandan korkuyorum."
Meryem 19/46 · tefsir atıfı
قَالَ اَرَاغِبٌ اَنْتَ عَنْ اٰلِهَتٖی یَٓا اِبْرٰهٖیمُۚ لَئِنْ لَمْ تَنْتَهِ࣑ لَاَرْجُمَنَّكَ وَاهْجُرْنٖی مَلِیًّا
Babası, "Ey İbrahim! Sen benim ilahlarımdan yüz mü çeviriyorsun? Eğer vazgeçmezsen, mutlaka seni taşa tutarım. Uzun bir süre benden uzaklaş!" dedi.
Meryem 19/47 · tefsir atıfı
قَالَ سَلَامٌ عَلَیْكَۚ سَاَسْتَغْفِرُ لَكَ رَبّٖیؕ اِنَّهُ كَانَ بٖی حَفِیًّا
İbrahim şöyle dedi: "Esen kal! Senin için Rabbimden af dileyeceğim. Şüphesiz O, beni nimetleriyle kuşatmıştır."
Meryem 19/48 · tefsir atıfı
وَاَعْتَزِلُكُمْ وَمَا تَدْعُونَ مِنْ دُونِ اللّٰهِ وَاَدْعُوا رَبّٖیؗ عَسٰٓى اَلَّٓا اَكُونَ بِدُعَٓاءِ رَبّٖی شَقِیًّا
"Sizi ve Allah'tan başka taptıklarınızı terk ediyor ve Rabb'ime ibadet ediyorum. Rabbime ibadet etmekle de mutsuz olmayacağımı umuyorum."
Meryem 19/49 · tefsir atıfı
فَلَمَّا اعْتَزَلَهُمْ وَمَا یَعْبُدُونَ مِنْ دُونِ اللّٰهِۙ وَهَبْنَا لَهُٓ اِسْحٰقَ وَیَعْقُوبَؕ وَكُلًّا جَعَلْنَا نَبِیًّا
İbrahim, onları da onların taptıklarını da terk edince ona İshak ile Yakub'u bağışladık ve her birini peygamber yaptık.
Bakara 2/124 · tefsir atıfı
وَاِذِ ابْتَلٰٓى اِبْرٰهٖیمَ رَبُّهُ بِكَلِمَاتٍ فَاَتَمَّهُنَّؕ قَالَ اِنّٖی جَاعِلُكَ لِلنَّاسِ اِمَامًاؕ قَالَ وَمِنْ ذُرِّیَّتٖیؕ قَالَ لَا یَنَالُ عَهْدِی الظَّالِمٖینَ
Bir zaman Rabbi İbrahim'i bir takım emirlerle sınamış, İbrahim onların hepsini yerine getirmiş de Rabbi şöyle buyurmuştu: "Ben seni insanlara önder yapacağım." İbrahim de, "Soyumdan da (önderler yap, ya Rabbi!)" demişti. Bunun üzerine Rabbi, "Benim ahdim (verdiğim söz) zalimleri kapsamaz" demişti.
Bu âyet için hadis kaydı yok.
Yapay zekadan faydalanılmıştır. Hata olabilir. Lütfen hata varsa bildiriniz.