Kur’an çalışması
12

Yûsuf

يُوسُفَ

111 âyet iniş 53 cüz 12 sayfa 235

Önceki Sonraki
← Önceki Yûsuf 76 sayfa 244 · Diyanet tefsir grubu 76 Sonraki →

فَبَدَاَ بِاَوْعِیَتِهِمْ قَبْلَ وِعَٓاءِ اَخٖیهِ ثُمَّ اسْتَخْرَجَهَا مِنْ وِعَٓاءِ اَخٖیهِؕ كَذٰلِكَ كِدْنَا لِیُوسُفَؕ مَا كَانَ لِیَاْخُذَ اَخَاهُ فٖی دٖینِ الْمَلِكِ اِلَّٓا اَنْ یَشَٓاءَ اللّٰهُؕ نَرْفَعُ دَرَجَاتٍ مَنْ نَشَٓاءُؕ وَفَوْقَ كُلِّ ذٖی عِلْمٍ عَلٖیمٌ

Diyanet meali

Bunun üzerine Yûsuf, kardeşinin yükünden önce onların yüklerini aramaya başladı. Sonra su kabını kardeşinin yükünden çıkardı. İşte biz Yûsuf'a böyle bir plan öğrettik. Yoksa kralın kanunlarına göre kardeşini alıkoyamazdı. Ancak Allah'ın dilemesi başka. Biz dilediğimiz kimsenin derecelerini yükseltiriz. Her ilim sahibinin üstünde daha iyi bir bilen vardır.

Kelime meali

فَبَدَاَ başladı
بِاَوْعِیَتِهِمْ Onlarını yüklerini
قَبْلَ وِعَٓاءِ اَخٖیهِ Kardeşinin yükünden önce
ثُمَّ اسْتَخْرَجَهَا Sonra onu çıkardı
مِنْ وِعَٓاءِ اَخٖیهِؕ Kardeşinin yükünden
كَذٰلِكَ İşte böyle
كِدْنَا Takdir ettik
لِیُوسُفَؕ Yusuf için
مَا كَانَ Olamazdı
لِیَاْخُذَ اَخَاهُ Kardeşini tutabilir
فٖی دٖینِ الْمَلِكِ اِلَّٓا Meliğin kanununa göre
اَنْ Ancak müs- tesnadır
یَشَٓاءَ اللّٰهُؕ Allah’ın dilemesi
نَرْفَعُ Yükseltiriz
دَرَجَاتٍ مَنْ O kimselerin derecelerini ki
نَشَٓاءُؕ Diliyoruz
وَفَوْقَ كُلِّ ذٖی عِلْمٍ Ve her ilim sahibinin üstünde vardır
عَلٖیمٌ Daha iyi bilen

Mısır kanunlarında hırsıza sopa vurulur ve çaldığı malın iki misli ödettirilirdi. Hz. Ya‘kūb’un şeriatında ise hırsız yakalanarak çaldığı malın karşılığında mal sahibine hizmet ettirilirdi. Hz. Yûsuf, işte bu kanundan yararlanıp kardeşi Bünyâmin’i alıkoymak istedi. Planını buna göre hazırladı; dikkat çekmemek için aramaya önce üvey kardeşlerinin yüklerinden başladı. Sonunda su kabını Bünyâmin’in yükünden bulup çıkardı. Dolayısıyla onu Mısır’da alıkoydu.

Kur'an Yolu Tefsiri Cilt: 3 Sayfa: 249

Kaynak: Diyanet Kur’an Yolu tefsiri (aynı tefsir grubu, tefsirdeki atıf veya ters atıf).

Âl-i İmrân 3/7 · bu âyete atıf yapan tefsir

هُوَ الَّذٖٓی اَنْزَلَ عَلَیْكَ الْكِتَابَ مِنْهُ اٰیَاتٌ مُحْكَمَاتٌ هُنَّ اُمُّ الْكِتَابِ وَاُخَرُ مُتَشَابِهَاتٌؕ فَاَمَّا الَّذٖینَ فٖی قُلُوبِهِمْ زَیْغٌ فَیَتَّبِعُونَ مَا تَشَابَهَ مِنْهُ ابْتِغَٓاءَ الْفِتْنَةِ وَابْتِغَٓاءَ تَاْوٖیلِهٖۚ وَمَا یَعْلَمُ تَاْوٖیلَهُٓ اِلَّا اللّٰهُۘ وَالرَّاسِخُونَ فِی الْعِلْمِ یَقُولُونَ اٰمَنَّا بِهٖۙ كُلٌّ مِنْ عِنْدِ رَبِّنَاۚ وَمَا یَذَّكَّرُ اِلَّٓا اُو࣑لُوا الْاَلْبَابِ

O, sana Kitab'ı indirendir. Onun (Kur'an'ın) bazı âyetleri muhkemdir, onlar kitabın anasıdır. Diğerleri de müteşabihdir. Kalplerinde bir eğrilik olanlar, fitne çıkarmak ve onun olmadık yorumlarını yapmak için müteşabih âyetlerinin ardına düşerler. Oysa onun gerçek manasını ancak Allah bilir. İlimde derinleşmiş olanlar, "Ona inandık, hepsi Rabbimiz katındandır" derler. (Bu inceliği) ancak akıl sahipleri düşünüp anlar.

Bu âyet için hadis kaydı yok.

Yapay zekadan faydalanılmıştır. Hata olabilir. Lütfen hata varsa bildiriniz.

Hata Bildir

Bu âyette ne hatalı?