Kur’an çalışması
20

Tâhâ

طٰهٰ

135 âyet iniş 45 cüz 16 sayfa 312

Önceki Sonraki
← Önceki Tâhâ 77 sayfa 317 · Diyanet tefsir grubu 77-79 Sonraki →

وَلَقَدْ اَوْحَیْنَٓا اِلٰى مُوسٰٓى اَنْ اَسْرِ بِعِبَادٖی فَاضْرِبْ لَهُمْ طَرٖیقًا فِی الْبَحْرِ یَبَسًاۚ لَا تَخَافُ دَرَكًا وَلَا تَخْشٰى

Diyanet meali

(Firavun'un imana yanaşmaması üzerine) Mûsâ'ya, "Kullarımı (İsrailoğullarını) geceleyin (Mısır'dan) yürütüp çıkar. Yakalanmaktan korkmaksızın, endişe etmeksizin onlara denizde kuru bir yol aç" diye vahyettik.

Kelime meali

وَلَقَدْ
اَوْحَیْنَٓا
اِلٰى
مُوسٰٓى
اَنْ
اَسْرِ
بِعِبَادٖی
فَاضْرِبْ
لَهُمْ
طَرٖیقًا Ve andol- Musa’ya Biz vahyettik sun ki kesinlikle
فِی Şunu
الْبَحْرِ Gece yola çıkar
یَبَسًا Kullarımı Bir yol Kullarıma Ve peşinden vahyettik?)
لَا Denizde
تَخَافُ Kuru
دَرَكًا Korkmayacaksın
وَلَا Yetişmesinden
تَخْشٰى Ve endişelen- meyeceksin

Diyanet bu metni 77-79 âyetleri için birlikte vermiştir.

Hz. Mûsâ’nın Allah’ın lutfuyla İsrâiloğulları’nı Firavun’un zulmünden kurtarması ve bunun için denizin ortasından yol açılması mûcizesine Kur’an-ı Kerîm’in değişik yerlerinde farklı ifadelerle değinilmiştir (Firavun’un kimliği, boğulması, âyetteki “deniz” ile nerenin kastedildiği hakkında bk. A‘râf 7/135-136; Yûnus, 12/90-93; Ömer Faruk Harman, “Firavun”, DİA, XIII, 118-121).

Kur'an Yolu Tefsiri Cilt: 3 Sayfa: 642

Kaynak: Diyanet Kur’an Yolu tefsiri (aynı tefsir grubu, tefsirdeki atıf veya ters atıf).

Tâhâ 20/78 · aynı tefsir grubu

فَاَتْبَعَهُمْ فِرْعَوْنُ بِجُنُودِهٖ فَغَشِیَهُمْ مِنَ الْیَمِّ مَا غَشِیَهُمْؕ

Bunun üzerine Firavun askerleriyle birlikte onların peşine düştü de, deniz onları görülmedik bir şekilde kuşatıp yuttu.

Tâhâ 20/79 · aynı tefsir grubu

وَاَضَلَّ فِرْعَوْنُ قَوْمَهُ وَمَا هَدٰى

Firavun halkını saptırdı, onlara doğru yolu göstermedi.

A'râf 7/135 · tefsir atıfı

فَلَمَّا كَشَفْنَا عَنْهُمُ الرِّجْزَ اِلٰٓى اَجَلٍ هُمْ بَالِغُوهُ اِذَا هُمْ یَنْكُثُونَ

Fakat erişecekleri bir süreye kadar biz azabı üzerlerinden kaldırınca hemen yeminlerini bozarlar.

A'râf 7/136 · tefsir atıfı

فَانْتَقَمْنَا مِنْهُمْ فَاَغْرَقْنَاهُمْ فِی الْیَمِّ بِاَنَّهُمْ كَذَّبُوا بِاٰیَاتِنَا وَكَانُوا عَنْهَا غَافِلٖینَ

Bu yüzden onlardan intikam aldık. Âyetlerimizi yalanlamaları ve onları umursamamaları sebebiyle kendilerini denizde boğduk.

Bu âyet için hadis kaydı yok.

Yapay zekadan faydalanılmıştır. Hata olabilir. Lütfen hata varsa bildiriniz.

Hata Bildir

Bu âyette ne hatalı?