Kur’an çalışması
16

Nahl

النَّحْلِ

128 âyet iniş 70 cüz 14 sayfa 267

Önceki Sonraki
← Önceki Nahl 78 sayfa 275 · Diyanet tefsir grubu 78 Sonraki →

وَاللّٰهُ اَخْرَجَكُمْ مِنْ بُطُونِ اُمَّهَاتِكُمْ لَا تَعْلَمُونَ شَیْـًٔاۙ وَجَعَلَ لَكُمُ السَّمْعَ وَالْاَبْصَارَ وَالْاَفْــِٔدَةَۙ لَعَلَّكُمْ تَشْكُرُونَ

Diyanet meali

Allah sizi, analarınızın karnından siz hiçbir şey bilmez durumda iken çıkardı. Şükredesiniz diye size kulaklar, gözler ve kalpler verdi.

Kelime meali

وَاللّٰهُ Allah
اَخْرَجَكُمْ Sizi çıkarttı
مِنْ بُطُونِ اُمَّهَاتِكُمْ Annelerinizin karnından
لَا تَعْلَمُونَ Bilmiyorsunuz
شَیْـًٔا Hiçbir şey
وَجَعَلَ Ve kıldı
لَكُمُ Sizin için
السَّمْعَ Kulak
وَالْاَبْصَارَ Gözler
وَالْاَفْــِٔدَةَ Ve kalpler kıldı
لَعَلَّكُمْ Ta ki siz
تَشْكُرُونَ Şükredesiniz

“Kalpler” diye çevirdiğimiz ef’ide kelimesinin tekili olan fuâd kaynaklarda genellikle “kalp” diye açıklanmakta, kalp ise Türkçe’deki “gönül” mânasının yanında, özellikle eski kaynaklarda, bilgi olayıyla ilgili olduğu konumlarda “bilme ve kavrama gücü, akıl” anlamında kullanılmaktadır (Râgıb el-İsfahânî, el-Müfredât, “klb” md.; a.mlf., ez-Zerîa ilâ mekârimi’ş-şerîa, s. 178). Nitekim Taberî, “ef’ide” kelimesini “ukul” (akıllar) ile karşıladığı yorumunda (XIV, 152) konumuz olan âyeti şöyle açıklamıştır: “Hiçbir şeye aklınız ermezken, hiçbir şey bilmezken Allah Teâlâ analarınızın karnından dışarı çıkardıktan sonra size bilmediğinizi öğretti; kendisiyle bilgi elde etmeniz, iyiyi kötüyü ayırabilmeniz için size akıllar verdi... Allah size fuâdlar, yani sayesinde eşyayı tanıyıp zihninize yerleştirmeyi sağladığınız, düşüncenizi işletip derin bilgilere ulaştığınız akıllar (kulûb) verdi.” Görüldüğü gibi bu açıklamada fuâd, kalp ve akıl terimleri, “bilgi melekesi” mânasında eş anlamlı olarak kullanılmış olup Taberî’nin bu ifadeleri Kur’an semantiği bakımından son derece önemlidir.

Aslında insanın, doğuştan gelen başka eksikleri de bulunduğu halde, âyette özellikle onun “hiçbir şey bilmez” oluşuna dikkat çekilmesi ve Cenâb-ı Hakk’ın insanlara “kulaklar, gözler, kalpler (akıllar)” verdiğinin hatırlatılması insanın en değerli özelliğinin bilgi ve düşünme kapasitesi olduğuna ve nimete şükretmek gerektiğine işaret etmesi bakımından anlamlıdır. Bu hususa burada dikkat çekilmesi, muhatabın bundan sonraki âyetlerde ele alınan konular üzerinde düşünüp bunlardan hidayet ve hayra yöneltici dersler çıkarmasını sağlamak bakımından da önemli görünmektedir.

Kur'an Yolu Tefsiri Cilt: 3 Sayfa: 424-425

Kaynak: Diyanet Kur’an Yolu tefsiri (aynı tefsir grubu, tefsirdeki atıf veya ters atıf).

Hûd 11/9 · bu âyete atıf yapan tefsir

وَلَئِنْ اَذَقْنَا الْاِنْسَانَ مِنَّا رَحْمَةً ثُمَّ نَزَعْنَاهَا مِنْهُۚ اِنَّهُ لَیَؤُ࣒سٌ كَفُورٌ

Eğer insana tarafımızdan bir rahmet (nimet) tattırır da, sonra bunu ondan çekip alırsak, şüphesiz o ümitsiz ve nankör oluverir.

Hûd 11/10 · bu âyete atıf yapan tefsir

وَلَئِنْ اَذَقْنَاهُ نَعْمَٓاءَ بَعْدَ ضَرَّٓاءَ مَسَّتْهُ لَیَقُولَنَّ ذَهَبَ السَّیِّـَٔاتُ عَنّٖیؕ اِنَّهُ لَفَرِحٌ فَخُورٌۙ

Ama kendisine dokunan bir sıkıntıdan sonra, ona bir nimet tattırırsak mutlaka, "Kötülükler benden gitti" diyecektir. Çünkü o şımarık ve böbürlenen biridir.

Hûd 11/11 · bu âyete atıf yapan tefsir

اِلَّا الَّذٖینَ صَبَرُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِؕ اُو࣑لٰٓئِكَ لَهُمْ مَغْفِرَةٌ وَاَجْرٌ كَبٖیرٌ

Ancak sabredip salih amel işleyenler böyle değildir. İşte onlar için bağışlanma ve büyük bir mükâfat vardır.

İbrâhîm 14/7 · bu âyete atıf yapan tefsir

وَاِذْ تَاَذَّنَ رَبُّكُمْ لَئِنْ شَكَرْتُمْ لَاَزٖیدَنَّكُمْ وَلَئِنْ كَفَرْتُمْ اِنَّ عَذَابٖی لَشَدٖیدٌ

Hani Rabbiniz şöyle duyurmuştu: "Andolsun, eğer şükrederseniz elbette size nimetimi artırırım. Eğer nankörlük ederseniz hiç şüphesiz azabım çok şiddetlidir."

İbrâhîm 14/8 · bu âyete atıf yapan tefsir

وَقَالَ مُوسٰٓى اِنْ تَكْفُرُٓوا اَنْتُمْ وَمَنْ فِی الْاَرْضِ جَمٖیعًاۙ فَاِنَّ اللّٰهَ لَغَنِیٌّ حَمٖیدٌ

Mûsâ şöyle dedi: "Siz ve yeryüzünde bulunanların hepsi nankörlük etseniz de gerçek şu ki, Allah her bakımdan sınırsız zengindir, övgüye layık olandır."

Bu âyet için hadis kaydı yok.

Yapay zekadan faydalanılmıştır. Hata olabilir. Lütfen hata varsa bildiriniz.

Hata Bildir

Bu âyette ne hatalı?