Kur’an çalışması
99

Zilzâl

الزِّلْزَالِ

8 âyet iniş 93 cüz 30 sayfa 600

Önceki
← Önceki Zilzâl 8 sayfa 600 · Diyanet tefsir grubu 7-8

وَمَنْ یَعْمَلْ مِثْقَالَ ذَرَّةٍ شَرًّا یَرَهُ

Diyanet meali

Kim de zerre ağırlığınca bir kötülük işlerse onun cezasını görecektir.

Kelime meali

وَمَنْ
یَعْمَلْ Her kim de
مِثْقَالَ Yaparsa Rahman olan
ذَرَّةٍ Zerre miktarı Rahim olan
شَرًّا Kötülük
یَرَهُ Onu görür

Diyanet bu metni 7-8 âyetleri için birlikte vermiştir.

Herkesin eninde sonunda yaptıklarının karşılığını bulacağını belirten bu âyetler, bütün insanlığın paylaştığı bir gerçeği dile getirmesi bakımından özlü ve hikmet dolu ifadelerden (cevâmiu’l-kelim) sayılmıştır. Nitekim Hz. Peygamber de bu âyetleri, kuşatıcı anlamıyla eşsiz bir ifade olarak nitelemiştir (Buhârî, “Şürb”, 12; “Tefsîr”, 99). Âyetler, dünyada yapılan en küçük hayır veya şerrin bile kaybolmayacağını, âhiret gününde bunların insanların önüne serilip hesabının sorulacağını, karşılığının da ödül veya ceza şeklinde görüleceğini ifade eder (krş. Kehf 18/49; Enbiyâ 21/47). Nitekim Hz. Peygamber, “Bir yarım hurma veya bir güzel sözle olsun ateşten korunun!” (Buhârî, “Edeb”, 34; “Zekât”, 10; “Tevhîd”, 36) buyruğuyla kişinin, karşılığını Allah’tan bekleyerek iyi niyetle ve insan sevgisiyle yaptığı en küçük bir hayrın dahi onu âhirette ateşten koruyabileceğine dikkat çekmiştir.

İnanmayanların dünyada yaptıkları iyiliklerin hükümsüz, âhiret hayatı bakımından faydasız olduğunu bildiren âyetler (meselâ bk. Nûr 24/39) “zerre miktarı da olsa iyiliğin karşılığının görüleceği”ni bildiren bu âyetle çelişiyor gibi göründüğü için bu hususta tereddüdü gidermek üzere değişik yorumlar yapılmıştır; bunların bir kısmı şöyle özetlenebilir: a) İnançsızlar yaptıkları iyiliklerin karşılığını dünyada görürler ve böylece yaptıkları karşılıksız kalmamış olur. b) Mümine de inkârcıya da yaptıkları gösterilir; Allah müminin günahlarını bağışlar, iyiliklerini ödüllendirir. Kâfirin iyi işleri reddedilir; çünkü bunları Allah rızası için yapmamıştır; böylece ortada sadece günahları kalır. c) İnanmayanın ameli de hesaba girer, inkârına ait büyük günahından düşülür ama iyilikleri bu günahı karşılayamaz ve bu bakımdan boşa gider (Râzî, XXXII, 58-59). Akaid ve kelâm esaslarına göre konu bu ve daha başka şekillerde açıklanmaya çalışılmışsa da, netice itibariyle –İslâm âlimlerinin genel kabulüne göre– âhiret âleminin ve orada olup biteceklerin hakikat ve mahiyetini Allah Teâlâ bilir. O, kullarının âhir ve âkıbetinin ne olacağını da kendi adalet ve hikmetine göre takdir ve tayin eder.

Kur'an Yolu Tefsiri Cilt:5 Sayfa:669-670

Kaynak: Diyanet Kur’an Yolu tefsiri (aynı tefsir grubu, tefsirdeki atıf veya ters atıf).

Zilzâl 99/7 · aynı tefsir grubu

فَمَنْ یَعْمَلْ مِثْقَالَ ذَرَّةٍ خَیْرًا یَرَهُؕ

ᅠArtık kim zerre ağırlığınca bir hayır işlerse onun mükafatını görecektir.

Kehf 18/49 · tefsir atıfı

وَوُضِعَ الْكِتَابُ فَتَرَى الْمُجْرِمٖینَ مُشْفِقٖینَ مِمَّا فٖیهِ وَیَقُولُونَ یَا وَیْلَتَنَا مَالِ هٰذَا الْكِتَابِ لَا یُغَادِرُ صَغٖیرَةً وَلَا كَبٖیرَةً اِلَّٓا اَحْصٰیهَاۚ وَوَجَدُوا مَا عَمِلُوا حَاضِرًاؕ وَلَا یَظْلِمُ رَبُّكَ اَحَدًاࣖ

Kitap ortaya konur. Suçluları, kitabın içindekilerden korkuya kapılmış görürsün. "Eyvah bize! Bu nasıl bir kitaptır ki küçük, büyük hiçbir şey bırakmadan hepsini sayıp dökmüş!" derler. Onlar bütün yaptıklarını karşılarında bulurlar. Senin Rabbin hiç kimseye zulmetmez.

Enbiyâ 21/47 · tefsir atıfı

وَنَضَعُ الْمَوَازٖینَ الْقِسْطَ لِیَوْمِ الْقِیٰمَةِ فَلَا تُظْلَمُ نَفْسٌ شَیْـًٔاؕ وَاِنْ كَانَ مِثْقَالَ حَبَّةٍ مِنْ خَرْدَلٍ اَتَیْنَا بِهَاؕ وَكَفٰى بِنَا حَاسِبٖینَ

Kıyamet günü için adalet terazileri kuracağız. Öyle ki hiçbir kimseye zerre kadar zulmedilmeyecek. (Yapılan iş) bir hardal tanesi ağırlığınca da olsa, onu getirip ortaya koyacağız. Hesap görücü olarak biz yeteriz.

Nûr 24/39 · tefsir atıfı

وَالَّذٖینَ كَفَرُٓوا اَعْمَالُهُمْ كَسَرَابٍ بِقٖیعَةٍ یَحْسَبُهُ الظَّمْاٰنُ مَٓاءًؕ حَتّٰٓى اِذَا جَٓاءَهُ لَمْ یَجِدْهُ شَیْـًٔا وَوَجَدَ اللّٰهَ عِنْدَهُ فَوَفّٰیهُ حِسَابَهُؕ وَاللّٰهُ سَرٖیعُ الْحِسَابِۙ

İnkâr edenlere gelince; onların amelleri ıssız bir çöldeki serap gibidir. Susamış kimse onu su sanır. Yanına geldiğinde hiçbir şey bulamaz. (Tıpkı bunun gibi kâfir de hesap günü amellerinden bir şey bulamaz). Ancak Allah'ı yanında bulur da Allah onun hesabını tastamam görür. Allah hesabı çabuk görendir.

Âl-i İmrân 3/113 · bu âyete atıf yapan tefsir

لَیْسُوا سَوَٓاءًؕ مِنْ اَهْلِ الْكِتَابِ اُمَّةٌ قَٓائِمَةٌ یَتْلُونَ اٰیَاتِ اللّٰهِ اٰنَٓاءَ الَّیْلِ وَهُمْ یَسْجُدُونَࣞ

Onların (Kitap ehlinin) hepsi bir değildir. Kitap ehli içinde, gece saatlerinde ayakta duran, secdeye kapanarak Allah'ın âyetlerini okuyan bir topluluk da vardır.

Âl-i İmrân 3/114 · bu âyete atıf yapan tefsir

یُؤْمِنُونَ بِاللّٰهِ وَالْیَوْمِ الْاٰخِرِ وَیَاْمُرُونَ بِالْمَعْرُوفِ وَیَنْهَوْنَ عَنِ الْمُنْكَرِ وَیُسَارِعُونَ فِی الْخَیْرَاتِؕ وَاُو࣑لٰٓئِكَ مِنَ الصَّالِحٖینَ

Onlar, Allah'a ve ahiret gününe inanırlar. İyiliği emrederler. Kötülükten men ederler, hayır işlerinde birbirleriyle yarışırlar. İşte onlar salihlerdendir.

Âl-i İmrân 3/115 · bu âyete atıf yapan tefsir

وَمَا یَفْعَلُوا مِنْ خَیْرٍ فَلَنْ یُكْفَرُوهُؕ وَاللّٰهُ عَلٖیمٌ بِالْمُتَّقٖینَ

Onlar ne hayır işlerlerse karşılıksız bırakılmayacaklardır. Allah, kendisine karşı gelmekten sakınanları bilir.

Aşağıdaki cümleler Diyanet tefsir metninden alınmıştır.

Peygamber de bu âyetleri, kuşatıcı anlamıyla eşsiz bir ifade olarak nitelemiştir (Buhârî, “Şürb”, 12;

Peygamber, “Bir yarım hurma veya bir güzel sözle olsun ateşten korunun!” (Buhârî, “Edeb”, 34;

Yapay zekadan faydalanılmıştır. Hata olabilir. Lütfen hata varsa bildiriniz.

Hata Bildir

Bu âyette ne hatalı?

1 2 3 4 5 6 7 8