قَالَ لَوْ اَنَّ لٖی بِكُمْ قُوَّةً اَوْ اٰوٖٓی اِلٰى رُكْنٍ شَدٖیدٍ
Diyanet meali
(Lût da:) "Keşke size karşı (koyacak) bir gücüm olsaydı, ya da sağlam bir desteğe dayanabilseydim" dedi.
Kelime meali
Diyanet bu metni 79-80 âyetleri için birlikte vermiştir.
Hz. Lût’un bu teklifi ve direnmesi karşısında kavmi alay ederek onu şehirden çıkarmak istedi (bk. A‘râf 7/82). Hz. Lût zayıf bir ümitle de olsa tebliğ görevini sonuna kadar sürdürdü ve onları bu çirkin davranıştan vazgeçirmeye çalıştı, misafirlerine tâcizde bulunup da kendisini rezil etmemelerini rica etti ve bu hususta Allah’tan korkmalarını öğütledi; sözden anlayıp bu taşkınlıkları önleyecek birini aradı. Fakat içlerinde böyle biri yoktu. Hepsi birbirinden edepsiz, şehvetlerinin kölesi olmuş kimselerdi. Bu sebeple peygamberin nasihatlerini reddettiler. Lût, burada yalnız ve garipti, peygamber olarak görevlendirildiği için aralarında bulunuyordu; ailesi dışında dayanacak bir desteği yoktu, onları da sürgün edip çıkarmak istiyorlardı (Neml 27/56).
Kur'an Yolu Tefsiri Cilt: 3 Sayfa: 188
Kaynak: Diyanet Kur’an Yolu tefsiri (aynı tefsir grubu, tefsirdeki atıf veya ters atıf).
Hûd 11/79 · aynı tefsir grubu
قَالُوا لَقَدْ عَلِمْتَ مَا لَنَا فٖی بَنَاتِكَ مِنْ حَقٍّۚ وَاِنَّكَ لَتَعْلَمُ مَا نُرٖیدُ
Onlar, "İyi biliyorsun ki kızlarında bizim gözümüz yok. Sen bizim ne istediğimizi çok iyi biliyorsun" dediler.
A'râf 7/82 · tefsir atıfı
وَمَا كَانَ جَوَابَ قَوْمِهٖٓ اِلَّٓا اَنْ قَالُٓوا اَخْرِجُوهُمْ مِنْ قَرْیَتِكُمْۚ اِنَّهُمْ اُنَاسٌ یَتَطَهَّرُونَ
Kavminin cevabı ise sadece, "Çıkarın bunları memleketinizden! Güya onlar kendilerini fazla temiz tutan insanlar!..." demek oldu.
Neml 27/56 · tefsir atıfı
فَمَا كَانَ جَوَابَ قَوْمِهٖٓ اِلَّٓا اَنْ قَالُٓوا اَخْرِجُٓوا اٰلَ لُوطٍ مِنْ قَرْیَتِكُمْۚ اِنَّهُمْ اُنَاسٌ یَتَطَهَّرُونَ
Bunun üzerine kavminin cevabı ancak şöyle demek oldu: "Lût'un ailesini memleketinizden çıkarın. Çünkü Onlar temiz kalmak isteyen insanlarmış(!)"
Enbiyâ 21/74 · bu âyete atıf yapan tefsir
وَلُوطًا اٰتَیْنَاهُ حُكْمًا وَعِلْمًا وَنَجَّیْنَاهُ مِنَ الْقَرْیَةِ الَّتٖی كَانَتْ تَعْمَلُ الْخَبَٓائِثَؕ اِنَّهُمْ كَانُوا قَوْمَ سَوْءٍ فَاسِقٖینَۙ
Biz Lût'a da bir hikmet ve bir ilim verdik ve onu çirkin işler yapan memleketten kurtardık. Gerçekten onlar kötü bir toplum idiler, fasık (Allah'ın emrinden çıkan kimseler) idiler.
Enbiyâ 21/75 · bu âyete atıf yapan tefsir
وَاَدْخَلْنَاهُ فٖی رَحْمَتِنَاؕ اِنَّهُ مِنَ الصَّالِحٖینَࣖ
Onu rahmetimizin içine soktuk. Çünkü o, gerçekten salih kimselerdendi.
Şuarâ 26/171 · bu âyete atıf yapan tefsir
اِلَّا عَجُوزًا فِی الْغَابِرٖینَۚ
Bunun üzerine biz de onu ve geri kalanlar arasındaki yaşlı bir kadın hariç bütün ailesini kurtardık.
Şuarâ 26/172 · bu âyete atıf yapan tefsir
ثُمَّ دَمَّرْنَا الْاٰخَرٖینَۚ
Sonra diğerlerini helâk ettik.
Şuarâ 26/173 · bu âyete atıf yapan tefsir
وَاَمْطَرْنَا عَلَیْهِمْ مَطَرًاۚ فَسَٓاءَ مَطَرُ الْمُنْذَرٖینَ
Onların üzerine bir yağmur (gibi taş) yağdırdık. (Başlarına gelecekler konusunda) uyarılanların yağmuru ne kadar da kötü idi!
Sâffât 37/133 · bu âyete atıf yapan tefsir
وَاِنَّ لُوطًا لَمِنَ الْمُرْسَلٖینَؕ
Şüphesiz Lût da peygamberlerdendi.
Sâffât 37/134 · bu âyete atıf yapan tefsir
اِذْ نَجَّیْنَاهُ وَاَهْلَهُٓ اَجْمَعٖینَۙ
Hani biz onu ve geride kalanlar arasındaki yaşlı bir kadın (kâfir olan eşi) dışında bütün ailesini kurtarmıştık.
Sâffât 37/135 · bu âyete atıf yapan tefsir
اِلَّا عَجُوزًا فِی الْغَابِرٖینَ
Hani biz onu ve geride kalanlar arasındaki yaşlı bir kadın (kâfir olan eşi) dışında bütün ailesini kurtarmıştık.
Sâffât 37/136 · bu âyete atıf yapan tefsir
ثُمَّ دَمَّرْنَا الْاٰخَرٖینَ
Sonra da diğerlerini yok ettik.
Kamer 54/33 · bu âyete atıf yapan tefsir
كَذَّبَتْ قَوْمُ لُوطٍ بِالنُّذُرِ
Lût kavmi de uyarıcıları yalanladı.
Kamer 54/34 · bu âyete atıf yapan tefsir
اِنَّٓا اَرْسَلْنَا عَلَیْهِمْ حَاصِبًا اِلَّٓا اٰلَ لُوطٍؕ نَجَّیْنَاهُمْ بِسَحَرٍۙ
Şüphesiz biz de üzerlerine taşlar savuran bir rüzgar gönderdik. Yalnız Lût'un ailesi başka. Katımızdan bir nimet olarak bir seher vakti onları kurtardık. Şükredenleri işte böyle mükafatlandırırız.
Kamer 54/35 · bu âyete atıf yapan tefsir
نِعْمَةً مِنْ عِنْدِنَاؕ كَذٰلِكَ نَجْزٖی مَنْ شَكَرَ
Şüphesiz biz de üzerlerine taşlar savuran bir rüzgar gönderdik. Yalnız Lût'un ailesi başka. Katımızdan bir nimet olarak bir seher vakti onları kurtardık. Şükredenleri işte böyle mükafatlandırırız.
Kamer 54/36 · bu âyete atıf yapan tefsir
وَلَقَدْ اَنْذَرَهُمْ بَطْشَتَنَا فَتَمَارَوْا بِالنُّذُرِ
Andolsun, Lût onları bizim şiddetli azabımızla uyardı. Fakat onlar bu uyarıları kuşkuyla karşıladılar.
Kamer 54/37 · bu âyete atıf yapan tefsir
وَلَقَدْ رَاوَدُوهُ عَنْ ضَیْفِهٖ فَطَمَسْنَٓا اَعْیُنَهُمْ فَذُوقُوا عَذَابٖی وَنُذُرِ
Andolsun, onlar onun (meleklerden olan) misafirlerinden nefislerindeki kötü arzuları tatmin etmek istediler. Biz de onların gözlerini silme kör ettik. "Haydi azabımı ve uyarılarımı tadın!" dedik.
Kamer 54/38 · bu âyete atıf yapan tefsir
وَلَقَدْ صَبَّحَهُمْ بُكْرَةً عَذَابٌ مُسْتَقِرٌّۚ
Andolsun, onlara sabahleyin erkenden kalıcı bir azap geldi.
Kamer 54/39 · bu âyete atıf yapan tefsir
فَذُوقُوا عَذَابٖی وَنُذُرِ
"Haydi azabımı ve uyarılarımı tadın!" dedik.
Kamer 54/40 · bu âyete atıf yapan tefsir
وَلَقَدْ یَسَّرْنَا الْقُرْاٰنَ لِلذِّكْرِ فَهَلْ مِنْ مُدَّكِرٍࣖ
Andolsun, biz Kur'an'ı düşünüp öğüt almak için kolaylaştırdık. Var mı düşünüp öğüt alan?
Bu âyet için hadis kaydı yok.
Yapay zekadan faydalanılmıştır. Hata olabilir. Lütfen hata varsa bildiriniz.