Kur’an çalışması
21

Enbiyâ

الْاَنْبِيَاءِ

112 âyet iniş 73 cüz 17 sayfa 322

Önceki Sonraki
← Önceki Enbiyâ 81 sayfa 328 · Diyanet tefsir grubu 81 Sonraki →

وَلِسُلَیْمٰنَ الرّٖیحَ عَاصِفَةً تَجْرٖی بِاَمْرِهٖٓ اِلَى الْاَرْضِ الَّتٖی بَارَكْنَا فٖیهَاؕ وَكُنَّا بِكُلِّ شَیْءٍ عَالِمٖینَ

Diyanet meali

Süleyman'ın hizmetine de güçlü esen rüzgarı verdik. Rüzgar, onun emriyle içinde bereketler yarattığımız yere eser giderdi. Biz her şeyi hakkıyla bileniz.

Kelime meali

وَلِسُلَیْمٰنَ Ve Süleyman’a da
الرّٖیحَ Rüzgarı
عَاصِفَةً Şiddetli esici
تَجْرٖی Esiyor
بِاَمْرِهٖٓ Onun emriyle
اِلَى الْاَرْضِ Yeryüzüne
الَّتٖی Öyle yer- yüzü ki
بَارَكْنَا Bereketli kıldık
فٖیهَاؕ Orayı
وَكُنَّا Ve biz olduk
بِكُلِّ شَیْءٍ Her şeyi
عَالِمٖینَ Biliciler

Allah Teâlâ peygamberlik ve krallık konularında Süleyman’ı babası Dâvûd’a vâris kıldı, ayrıca mûcize olarak rüzgârı ve şeytanları Süleyman’ın emrine verdi. Âyette bereketli kılındığı bildirilen yer Filistin’dir. Hz. Süleyman rüzgâr yardımıyla ordularını, ticaret kervanı ve filolarını istediği yere götürüyor, yine rüzgâr vasıtasıyla bereketli yurduna yani Kudüs’e dönüyordu. Bağlamdan anlaşıldığı için âyette sadece dönüş anlatılmıştır. Böylece kendi döneminde Hz. Süleyman, peygamberliğinin yanında bölgenin en güçlü kralı, devleti de en zengin devlet haline gelmiştir (krş. Sebe’ 34/12; Sâd 38/20; Kitâb-ı Mukaddes, I. Krallar, 3/1-11/43).

Kur'an Yolu Tefsiri Cilt: 3 Sayfa: 694

Kaynak: Diyanet Kur’an Yolu tefsiri (aynı tefsir grubu, tefsirdeki atıf veya ters atıf).

Sebe' 34/12 · tefsir atıfı

وَلِسُلَیْمٰنَ الرّٖیحَ غُدُوُّهَا شَهْرٌ وَرَوَاحُهَا شَهْرٌۚ وَاَسَلْنَا لَهُ عَیْنَ الْقِطْرِؕ وَمِنَ الْجِنِّ مَنْ یَعْمَلُ بَیْنَ یَدَیْهِ بِاِذْنِ رَبِّهٖؕ وَمَنْ یَزِغْ مِنْهُمْ عَنْ اَمْرِنَا نُذِقْهُ مِنْ عَذَابِ السَّعٖیرِ

Süleyman'ın emrine de, sabah esişi bir ay, akşam esişi de bir ay(lık yol) olan rüzgarı verdik. Erimiş bakır ocağını da ona sel gibi akıttık. Cinlerden de Rabbinin izniyle onun önünde çalışanlar vardı. İçlerinden kim bizim emrimizden çıkarsa ona alevli ateş azabını tattırırız.

Sâd 38/20 · tefsir atıfı

وَشَدَدْنَا مُلْكَهُ وَاٰتَیْنَاهُ الْحِكْمَةَ وَفَصْلَ الْخِطَابِ

Biz Davud'un mülkünü güçlendirdik, ona hikmet ve hakla batılı ayıran söz (hüküm verme) yeteneği verdik.

Bu âyet için hadis kaydı yok.

Yapay zekadan faydalanılmıştır. Hata olabilir. Lütfen hata varsa bildiriniz.

Hata Bildir

Bu âyette ne hatalı?