فَلَمَّا جَٓاءَ اَمْرُنَا جَعَلْنَا عَالِیَهَا سَافِلَهَا وَاَمْطَرْنَا عَلَیْهَا حِجَارَةً مِنْ سِجّٖیلٍۙ مَنْضُودٍۙ
Diyanet meali
(Azap) emrimiz gelince oranın altını üstüne getirdik. Üzerine de Rabbinin katında işaretlenmiş pişirilmiş balçıktan taşlar yağdırdık. Bunlar zalimlerden uzak değildir.
Kelime meali
Kaynak: Diyanet Kur’an Yolu tefsiri (aynı tefsir grubu, tefsirdeki atıf veya ters atıf).
Kamer 54/37 · tefsir atıfı
وَلَقَدْ رَاوَدُوهُ عَنْ ضَیْفِهٖ فَطَمَسْنَٓا اَعْیُنَهُمْ فَذُوقُوا عَذَابٖی وَنُذُرِ
Andolsun, onlar onun (meleklerden olan) misafirlerinden nefislerindeki kötü arzuları tatmin etmek istediler. Biz de onların gözlerini silme kör ettik. "Haydi azabımı ve uyarılarımı tadın!" dedik.
Zâriyât 51/36 · tefsir atıfı
فَمَا وَجَدْنَا فٖیهَا غَیْرَ بَیْتٍ مِنَ الْمُسْلِمٖینَۚ
Zâten orada bir ev halkindan baska müslüman bulamadik.
Hicr 15/73 · tefsir atıfı
فَاَخَذَتْهُمُ الصَّیْحَةُ مُشْرِقٖینَۙ
Derken güneşin doğuşu sırasında o korkunç uğultulu ses onları yakalayıverdi.
Hicr 15/74 · tefsir atıfı
فَجَعَلْنَا عَالِیَهَا سَافِلَهَا وَاَمْطَرْنَا عَلَیْهِمْ حِجَارَةً مِنْ سِجّٖیلٍؕ
Hemen onların altını üstüne getirdik. Üzerlerine de balçıktan pişirilmiş taşlar yağdırdık.
A'râf 7/83 · bu âyete atıf yapan tefsir
فَاَنْجَیْنَاهُ وَاَهْلَهُٓ اِلَّا امْرَاَتَهُؗ كَانَتْ مِنَ الْغَابِرٖینَ
Bunun üzerine biz de onu ve karısı dışında aile fertlerini kurtardık. Karısı ise azab içinde kalanlardan oldu.
A'râf 7/84 · bu âyete atıf yapan tefsir
وَاَمْطَرْنَا عَلَیْهِمْ مَطَرًاؕ فَانْظُرْ كَیْفَ كَانَ عَاقِبَةُ الْمُجْرِمٖینَࣖ
Onların üstüne bir azap yağmuru yağdırdık." Bak, suçluların akıbeti nasıl oldu.
Enbiyâ 21/74 · bu âyete atıf yapan tefsir
وَلُوطًا اٰتَیْنَاهُ حُكْمًا وَعِلْمًا وَنَجَّیْنَاهُ مِنَ الْقَرْیَةِ الَّتٖی كَانَتْ تَعْمَلُ الْخَبَٓائِثَؕ اِنَّهُمْ كَانُوا قَوْمَ سَوْءٍ فَاسِقٖینَۙ
Biz Lût'a da bir hikmet ve bir ilim verdik ve onu çirkin işler yapan memleketten kurtardık. Gerçekten onlar kötü bir toplum idiler, fasık (Allah'ın emrinden çıkan kimseler) idiler.
Enbiyâ 21/75 · bu âyete atıf yapan tefsir
وَاَدْخَلْنَاهُ فٖی رَحْمَتِنَاؕ اِنَّهُ مِنَ الصَّالِحٖینَࣖ
Onu rahmetimizin içine soktuk. Çünkü o, gerçekten salih kimselerdendi.
Şuarâ 26/171 · bu âyete atıf yapan tefsir
اِلَّا عَجُوزًا فِی الْغَابِرٖینَۚ
Bunun üzerine biz de onu ve geri kalanlar arasındaki yaşlı bir kadın hariç bütün ailesini kurtardık.
Şuarâ 26/172 · bu âyete atıf yapan tefsir
ثُمَّ دَمَّرْنَا الْاٰخَرٖینَۚ
Sonra diğerlerini helâk ettik.
Şuarâ 26/173 · bu âyete atıf yapan tefsir
وَاَمْطَرْنَا عَلَیْهِمْ مَطَرًاۚ فَسَٓاءَ مَطَرُ الْمُنْذَرٖینَ
Onların üzerine bir yağmur (gibi taş) yağdırdık. (Başlarına gelecekler konusunda) uyarılanların yağmuru ne kadar da kötü idi!
Sâffât 37/133 · bu âyete atıf yapan tefsir
وَاِنَّ لُوطًا لَمِنَ الْمُرْسَلٖینَؕ
Şüphesiz Lût da peygamberlerdendi.
Sâffât 37/134 · bu âyete atıf yapan tefsir
اِذْ نَجَّیْنَاهُ وَاَهْلَهُٓ اَجْمَعٖینَۙ
Hani biz onu ve geride kalanlar arasındaki yaşlı bir kadın (kâfir olan eşi) dışında bütün ailesini kurtarmıştık.
Sâffât 37/135 · bu âyete atıf yapan tefsir
اِلَّا عَجُوزًا فِی الْغَابِرٖینَ
Hani biz onu ve geride kalanlar arasındaki yaşlı bir kadın (kâfir olan eşi) dışında bütün ailesini kurtarmıştık.
Sâffât 37/136 · bu âyete atıf yapan tefsir
ثُمَّ دَمَّرْنَا الْاٰخَرٖینَ
Sonra da diğerlerini yok ettik.
Kamer 54/33 · bu âyete atıf yapan tefsir
كَذَّبَتْ قَوْمُ لُوطٍ بِالنُّذُرِ
Lût kavmi de uyarıcıları yalanladı.
Kamer 54/34 · bu âyete atıf yapan tefsir
اِنَّٓا اَرْسَلْنَا عَلَیْهِمْ حَاصِبًا اِلَّٓا اٰلَ لُوطٍؕ نَجَّیْنَاهُمْ بِسَحَرٍۙ
Şüphesiz biz de üzerlerine taşlar savuran bir rüzgar gönderdik. Yalnız Lût'un ailesi başka. Katımızdan bir nimet olarak bir seher vakti onları kurtardık. Şükredenleri işte böyle mükafatlandırırız.
Kamer 54/35 · bu âyete atıf yapan tefsir
نِعْمَةً مِنْ عِنْدِنَاؕ كَذٰلِكَ نَجْزٖی مَنْ شَكَرَ
Şüphesiz biz de üzerlerine taşlar savuran bir rüzgar gönderdik. Yalnız Lût'un ailesi başka. Katımızdan bir nimet olarak bir seher vakti onları kurtardık. Şükredenleri işte böyle mükafatlandırırız.
Kamer 54/36 · bu âyete atıf yapan tefsir
وَلَقَدْ اَنْذَرَهُمْ بَطْشَتَنَا فَتَمَارَوْا بِالنُّذُرِ
Andolsun, Lût onları bizim şiddetli azabımızla uyardı. Fakat onlar bu uyarıları kuşkuyla karşıladılar.
Kamer 54/38 · bu âyete atıf yapan tefsir
وَلَقَدْ صَبَّحَهُمْ بُكْرَةً عَذَابٌ مُسْتَقِرٌّۚ
Andolsun, onlara sabahleyin erkenden kalıcı bir azap geldi.
Bu âyet için hadis kaydı yok.
Yapay zekadan faydalanılmıştır. Hata olabilir. Lütfen hata varsa bildiriniz.