Kur’an çalışması
7

A'râf

الْاَعْرَافِ

206 âyet iniş 39 cüz 8 sayfa 151

Önceki Sonraki
← Önceki A'râf 82 sayfa 161 · Diyanet tefsir grubu 82 Sonraki →

وَمَا كَانَ جَوَابَ قَوْمِهٖٓ اِلَّٓا اَنْ قَالُٓوا اَخْرِجُوهُمْ مِنْ قَرْیَتِكُمْۚ اِنَّهُمْ اُنَاسٌ یَتَطَهَّرُونَ

Diyanet meali

Kavminin cevabı ise sadece, "Çıkarın bunları memleketinizden! Güya onlar kendilerini fazla temiz tutan insanlar!..." demek oldu.

Kelime meali

وَمَا
كَانَ
جَوَابَ
قَوْمِهٖٓ
اِلَّٓا Ve olmadı
اَنْ Kavminin cevabı
قَالُٓوا Ancak demeleri oldu
اَخْرِجُوهُمْ Onları çıkarın
مِنْ قَرْیَتِكُمْ Memleketinizden
اِنَّهُمْ Muhakkak ki onlar
اُنَاسٌ Bir takım insanlardır ki
یَتَطَهَّرُونَ Çok temizlenirler

Sapıklığa müptelâ olmuş bu kavim, Lût’un uyarılarını dikkate almak şöyle dursun, peygamberi kendisine inananlarla birlikte ülkelerinden kovmaya kalkıştılar; kendilerinin işlediği fuhuştan uzak olmalarını buna gerekçe gösterdiler veya “Çünkü onlar fazla temizlik taslayan insanlar!” diye akıllarınca onlarla alay ettiler (Şevkânî, II, 255).

Kur'an Yolu Tefsiri Cilt: 2 Sayfa: 551-552

Kaynak: Diyanet Kur’an Yolu tefsiri (aynı tefsir grubu, tefsirdeki atıf veya ters atıf).

En'âm 6/8 · bu âyete atıf yapan tefsir

وَقَالُوا لَوْلَٓا اُنْزِلَ عَلَیْهِ مَلَكٌؕ وَلَوْ اَنْزَلْنَا مَلَكًا لَقُضِیَ الْاَمْرُ ثُمَّ لَا یُنْظَرُونَ

Bir de dediler ki: "Ona (açıktan göreceğimiz) bir melek indirilse ya!" Eğer (öyle) bir melek indirseydik artık iş bitirilmiş olurdu, sonra da kendilerine göz açtırılmazdı. (Hemen helak edilirlerdi)

Hûd 11/79 · bu âyete atıf yapan tefsir

قَالُوا لَقَدْ عَلِمْتَ مَا لَنَا فٖی بَنَاتِكَ مِنْ حَقٍّۚ وَاِنَّكَ لَتَعْلَمُ مَا نُرٖیدُ

Onlar, "İyi biliyorsun ki kızlarında bizim gözümüz yok. Sen bizim ne istediğimizi çok iyi biliyorsun" dediler.

Hûd 11/80 · bu âyete atıf yapan tefsir

قَالَ لَوْ اَنَّ لٖی بِكُمْ قُوَّةً اَوْ اٰوٖٓی اِلٰى رُكْنٍ شَدٖیدٍ

(Lût da:) "Keşke size karşı (koyacak) bir gücüm olsaydı, ya da sağlam bir desteğe dayanabilseydim" dedi.

Hicr 15/73 · bu âyete atıf yapan tefsir

فَاَخَذَتْهُمُ الصَّیْحَةُ مُشْرِقٖینَۙ

Derken güneşin doğuşu sırasında o korkunç uğultulu ses onları yakalayıverdi.

Hicr 15/74 · bu âyete atıf yapan tefsir

فَجَعَلْنَا عَالِیَهَا سَافِلَهَا وَاَمْطَرْنَا عَلَیْهِمْ حِجَارَةً مِنْ سِجّٖیلٍؕ

Hemen onların altını üstüne getirdik. Üzerlerine de balçıktan pişirilmiş taşlar yağdırdık.

Şuarâ 26/171 · bu âyete atıf yapan tefsir

اِلَّا عَجُوزًا فِی الْغَابِرٖینَۚ

Bunun üzerine biz de onu ve geri kalanlar arasındaki yaşlı bir kadın hariç bütün ailesini kurtardık.

Şuarâ 26/172 · bu âyete atıf yapan tefsir

ثُمَّ دَمَّرْنَا الْاٰخَرٖینَۚ

Sonra diğerlerini helâk ettik.

Şuarâ 26/173 · bu âyete atıf yapan tefsir

وَاَمْطَرْنَا عَلَیْهِمْ مَطَرًاۚ فَسَٓاءَ مَطَرُ الْمُنْذَرٖینَ

Onların üzerine bir yağmur (gibi taş) yağdırdık. (Başlarına gelecekler konusunda) uyarılanların yağmuru ne kadar da kötü idi!

Neml 27/54 · bu âyete atıf yapan tefsir

وَلُوطًا اِذْ قَالَ لِقَوْمِهٖٓ اَتَاْتُونَ الْفَاحِشَةَ وَاَنْتُمْ تُبْصِرُونَ

Lût'u da (Peygamber olarak gönderdik.) Hani o kavmine şöyle demişti: "Göz göre göre o çirkin işi mi yapıyorsunuz?"

Neml 27/55 · bu âyete atıf yapan tefsir

اَئِنَّكُمْ لَتَاْتُونَ الرِّجَالَ شَهْوَةً مِنْ دُونِ النِّسَٓاءِؕ بَلْ اَنْتُمْ قَوْمٌ تَجْهَلُونَ

"Siz kadınları bırakıp şehvetle erkeklere mi varıyorsunuz? Doğrusu siz ne yaptığını bilmez bir toplumsunuz."

Neml 27/56 · bu âyete atıf yapan tefsir

فَمَا كَانَ جَوَابَ قَوْمِهٖٓ اِلَّٓا اَنْ قَالُٓوا اَخْرِجُٓوا اٰلَ لُوطٍ مِنْ قَرْیَتِكُمْۚ اِنَّهُمْ اُنَاسٌ یَتَطَهَّرُونَ

Bunun üzerine kavminin cevabı ancak şöyle demek oldu: "Lût'un ailesini memleketinizden çıkarın. Çünkü Onlar temiz kalmak isteyen insanlarmış(!)"

Neml 27/57 · bu âyete atıf yapan tefsir

فَاَنْجَیْنَاهُ وَاَهْلَهُٓ اِلَّا امْرَاَتَهُؗ قَدَّرْنَاهَا مِنَ الْغَابِرٖینَ

Biz de onu ve ailesini kurtardık. Ancak karısı başka. Onun geride kalıp helak olmasını takdir ettik.

Neml 27/58 · bu âyete atıf yapan tefsir

وَاَمْطَرْنَا عَلَیْهِمْ مَطَرًاۚ فَسَٓاءَ مَطَرُ الْمُنْذَرٖینَࣖ

Onların üzerine bir yağmur (gibi taş) yağdırdık. (Başlarına gelecekler konusunda) uyarılanların yağmuru ne kötüydü!

Ankebût 29/28 · bu âyete atıf yapan tefsir

وَلُوطًا اِذْ قَالَ لِقَوْمِهٖٓ اِنَّكُمْ لَتَاْتُونَ الْفَاحِشَةَؗ مَا سَبَقَكُمْ بِهَا مِنْ اَحَدٍ مِنَ الْعَالَمٖینَ

Lût'u da peygamber olarak gönderdik. Hani o kavmine şöyle demişti: "Gerçekten siz, sizden önce dünyada hiçbir toplumun yapmadığı bir hayasızlığı işliyorsunuz."

Ankebût 29/29 · bu âyete atıf yapan tefsir

اَئِنَّكُمْ لَتَاْتُونَ الرِّجَالَ وَتَقْطَعُونَ السَّبٖیلَ وَتَاْتُونَ فٖی نَادٖیكُمُ الْمُنْكَرَؕ فَمَا كَانَ جَوَابَ قَوْمِهٖٓ اِلَّٓا اَنْ قَالُوا ائْتِنَا بِعَذَابِ اللّٰهِ اِنْ كُنْتَ مِنَ الصَّادِقٖینَ

"Siz hâlâ erkeklere yanaşacak, yol kesecek ve toplantılarınızda edepsizlik yapacak mısınız?" Kavminin cevabı, "Eğer doğru söyleyenlerden isen, haydi Allah'ın azabını getir bize" demeden ibaret oldu.

Ankebût 29/30 · bu âyete atıf yapan tefsir

قَالَ رَبِّ انْصُرْنٖی عَلَى الْقَوْمِ الْمُفْسِدٖینَࣖ

(Lût) "Ey Rabbim! Şu bozguncu kavme karşı bana yardım et" dedi.

Ankebût 29/31 · bu âyete atıf yapan tefsir

وَلَمَّا جَٓاءَتْ رُسُلُنَٓا اِبْرٰهٖیمَ بِالْبُشْرٰىۙ قَالُٓوا اِنَّا مُهْلِكُٓوا اَهْلِ هٰذِهِ الْقَرْیَةِۚ اِنَّ اَهْلَهَا كَانُوا ظَالِمٖینَۚ

Elçilerimiz (melekler) İbrahim'e müjdeyi getirdiklerinde, "Biz bu memleket halkını helak edeceğiz, çünkü oranın ahalisi zalim kimselerdir" dediler.

Ankebût 29/32 · bu âyete atıf yapan tefsir

قَالَ اِنَّ فٖیهَا لُوطًاؕ قَالُوا نَحْنُ اَعْلَمُ بِمَنْ فٖیهَاؗ لَنُنَجِّیَنَّهُ وَاَهْلَهُٓ اِلَّا امْرَاَتَهُؗ كَانَتْ مِنَ الْغَابِرٖینَ

İbrahim, "Ama orada Lût var" dedi. Onlar, "Orada kimin bulunduğunu biz daha iyi biliriz. Biz onu ve ailesini elbette kurtaracağız. Ancak karısı başka. O geri kalıp helak edilenlerden olacaktır."

Ankebût 29/33 · bu âyete atıf yapan tefsir

وَلَمَّٓا اَنْ جَٓاءَتْ رُسُلُنَا لُوطًا سٖٓیءَ بِهِمْ وَضَاقَ بِهِمْ ذَرْعًا وَقَالُوا لَا تَخَفْ وَلَا تَحْزَنْࣞ اِنَّا مُنَجُّوكَ وَاَهْلَكَ اِلَّا امْرَاَتَكَ كَانَتْ مِنَ الْغَابِرٖینَ

Elçilerimiz Lût'a geldiklerinde, Lût, onlar yüzünden tasalandı, onlar hakkında çaresizlik içine düştü. Elçiler ona, "Korkma, üzülme. Biz seni ve aileni kurtaracağız. Ancak karın başka. O geride kalıp helak edilenlerden olacaktır."

Ankebût 29/34 · bu âyete atıf yapan tefsir

اِنَّا مُنْزِلُونَ عَلٰٓى اَهْلِ هٰذِهِ الْقَرْیَةِ رِجْزًا مِنَ السَّمَٓاءِ بِمَا كَانُوا یَفْسُقُونَ

Şüphesiz biz, bu memleket halkı üzerine, fasıklık ettiklerinden dolayı gökten bir azap indireceğiz.

Bu âyet için hadis kaydı yok.

Yapay zekadan faydalanılmıştır. Hata olabilir. Lütfen hata varsa bildiriniz.

Hata Bildir

Bu âyette ne hatalı?