Kur’an çalışması
43

Zuhruf

الزُّخْرُفِ

89 âyet iniş 63 cüz 25 sayfa 489

Önceki Sonraki
← Önceki Zuhruf 86 sayfa 495 · Diyanet tefsir grubu 79-89 Sonraki →

وَلَا یَمْلِكُ الَّذٖینَ یَدْعُونَ مِنْ دُونِهِ الشَّفَاعَةَ اِلَّا مَنْ شَهِدَ بِالْحَقِّ وَهُمْ یَعْلَمُونَ

Diyanet meali

Onu bırakıp taptıkları şeyler şefaat edemezler. Ancak bilerek hakka şâhitlik edenler şefaat edebilirler.

Kelime meali

وَلَا یَمْلِكُ Malik değildir
الَّذٖینَ O şey- ler ki
یَدْعُونَ İbadet ediyorlar
مِنْ دُونِهِ Allah’tan baş- kasına
الشَّفَاعَةَ Şefaate
اِلَّا Ancak hariç
مَنْ O kim- se ki
شَهِدَ Şahitlik etti
بِالْحَقِّ Hakka
وَهُمْ Ve de onlar
یَعْلَمُونَ Biliyorlar

Diyanet bu metni 79-89 âyetleri için birlikte vermiştir.

Sûrenin sonunda yine ana konuya, peygamberin tevhid mücadelesine dönülüyor. Fıtrî aklın hükümlerinden, müşriklerin inanç ve pratiklerinden de yararlanılarak putların tanrı olamayacağı, Allah’tan başka hiçbir varlıkta tanrılık niteliklerinin bulunmadığı, Allah’ın çocuğunun olmasının düşünülemeyeceği, bunun Tanrı kavramına ve O’nun temel niteliklerine ters düştüğü ikna edici bir üslûp içinde açıklanıyor.

79. âyetin geliş sebebi olarak, hicrete yakın günlerde Mekkeli müşriklerin toplanıp Hz. Peygamber’i öldürme kararı almaları olayı zikredilmiştir. Onlar bu kararı almışlar, fakat Allah’ın ezelde verdiği karar gerçekleşmiş, Peygamber efendimiz kurulan tuzaktan kurtulmuştur.

89. âyet bütün tebliğciler için geçerli bir ilkeyi ifade etmektedir: Tebliğcinin vazifesi bildirmektir, yapılacak her şey yapıldıktan sonra inkârda direnenler kendi hallerine bırakılır, insanları zorla imana getirmek için savaşılmaz, farklı inanç taşıyanlarla barış içinde yaşanır. Savaşın sebebi karşı tarafın hukuk tanımazlığıdır, insan hak ve hürriyetlerine saldırmasıdır. Bunlar engellenir, hak ve özgürlükler kurtarılır, hür düşünceleri ve iradeleri ile inkârı seçenlerin gerçeği anlamaları ya zamana veya âhirete bırakılır.

Kur'an Yolu Tefsiri Cilt: 4 Sayfa: 787-788

Kaynak: Diyanet Kur’an Yolu tefsiri (aynı tefsir grubu, tefsirdeki atıf veya ters atıf).

Zuhruf 43/79 · aynı tefsir grubu

اَمْ اَبْرَمُٓوا اَمْرًا فَاِنَّا مُبْرِمُونَۚ

Yoksa (gerçeği kabul etmeme konusunda) bir işe kesin karar mı verdiler? Şüphesiz biz de (onları cezalandırmakta) kararlıyız.

Zuhruf 43/80 · aynı tefsir grubu

اَمْ یَحْسَبُونَ اَنَّا لَا نَسْمَعُ سِرَّهُمْ وَنَجْوٰیهُمْؕ بَلٰى وَرُسُلُنَا لَدَیْهِمْ یَكْتُبُونَ

Yoksa onların sırlarını ve gizli konuşmalarını duymadığımızı mı sanıyorlar? Hayır öyle değil, yanlarındaki elçilerimiz (melekler) yazmaktadırlar.

Zuhruf 43/81 · aynı tefsir grubu

قُلْ اِنْ كَانَ لِلرَّحْمٰنِ وَلَدٌࣗ فَاَنَا࣑ اَوَّلُ الْعَابِدٖینَ

(Ey Muhammed!) De ki: "Eğer Rahmân'ın bir çocuğu olsaydı, ona kulluk edenlerin ilki ben olurdum."

Zuhruf 43/82 · aynı tefsir grubu

سُبْحَانَ رَبِّ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ رَبِّ الْعَرْشِ عَمَّا یَصِفُونَ

Göklerin ve yerin Rabbi, Arş'ın da Rabbi olan Allah, onların nitelendirmelerinden uzaktır.

Zuhruf 43/83 · aynı tefsir grubu

فَذَرْهُمْ یَخُوضُوا وَیَلْعَبُوا حَتّٰى یُلَاقُوا یَوْمَهُمُ الَّذٖی یُوعَدُونَ

Bırak onları, tehdit edildikleri güne kavuşana kadar, (batıl inançlarına) dalsınlar ve (dünya hayatlarında) oynayadursunlar.

Zuhruf 43/84 · aynı tefsir grubu

وَهُوَ الَّذٖی فِی السَّمَٓاءِ اِلٰهٌ وَفِی الْاَرْضِ اِلٰهٌؕ وَهُوَ الْحَكٖیمُ الْعَلٖیمُ

O, gökte de ilâh olandır, yerde de ilah olandır. O hüküm ve hikmet sahibidir, hakkıyla bilendir.

Zuhruf 43/85 · aynı tefsir grubu

وَتَبَارَكَ الَّذٖی لَهُ مُلْكُ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ وَمَا بَیْنَهُمَاۚ وَعِنْدَهُ عِلْمُ السَّاعَةِۚ وَاِلَیْهِ تُرْجَعُونَ

Göklerin, yerin ve ikisi arasındaki her şeyin hükümranlığı kendisine ait olan Allah yücedir! Kıyametin bilgisi de yalnız O'nun katındadır ve yalnızca O'na döndürüleceksiniz.

Zuhruf 43/87 · aynı tefsir grubu

وَلَئِنْ سَاَلْتَهُمْ مَنْ خَلَقَهُمْ لَیَقُولُنَّ اللّٰهُ فَاَنّٰى یُؤْفَكُونَۙ

Andolsun, onlara kendilerini kimin yarattığını sorsan elbette, "Allah" derler. Öyleyken nasıl döndürülüyorlar?

Zuhruf 43/88 · aynı tefsir grubu

وَقٖیلِهٖ یَا رَبِّ اِنَّ هٰٓؤُ࣑لَٓاءِ قَوْمٌ لَا یُؤْمِنُونَۘ

Onun (Muhammed'in), "Ya Rabbi!" demesine andolsun ki, şüphesiz bunlar iman etmeyen bir kavimdir.

Zuhruf 43/89 · aynı tefsir grubu

فَاصْفَحْ عَنْهُمْ وَقُلْ سَلَامٌؕ فَسَوْفَ یَعْلَمُونَ

Şimdilik sen onları hoş gör ve "size selam olsun" de. Yakında bilecekler.

Bu âyet için hadis kaydı yok.

Yapay zekadan faydalanılmıştır. Hata olabilir. Lütfen hata varsa bildiriniz.

Hata Bildir

Bu âyette ne hatalı?