Kur’an çalışması
38

Sâd

صۤ

88 âyet iniş 38 cüz 23 sayfa 453

Önceki
← Önceki Sâd 88 sayfa 458 · Diyanet tefsir grubu 86-88

وَلَتَعْلَمُنَّ نَبَاَهُ بَعْدَ حٖینٍ

Diyanet meali

"Onun haberlerinin doğruluğunu bir süre sonra mutlaka öğreneceksiniz."

Kelime meali

وَلَتَعْلَمُنَّ Ve and olsun ki bileceksiniz Rahim olan
نَبَاَهُ Onun haberini
بَعْدَ حٖینٍ Bir müddet sonra

Diyanet bu metni 86-88 âyetleri için birlikte vermiştir.

Temel gayesi nübüvvetin ispatı olan sûrenin bu son âyetlerin­de bu gerçek üzerine son bir defa daha dikkat çekilmekte, Hz. Muham­med’in hak peygamber olduğunun kanıtları onun dilinden ifade edil-

mektedir. Buna göre Hz. Peygamber, görevini sürdürmek için muha­taplarından kişisel bir çıkar, maddî veya mânevî bir karşılık beklememektedir; şayet gerçekten peygamber olmasaydı bir çıkar sağlamak için bu işe kalkışması gerekirdi. Böyle olmadığına göre o davetinde samimidir, söyledikleri gerçektir; sahte bir misyon üstlenen, peygamberlik taslayan biri değildir; tebliğ ettiği Kur’an da onun yakıştırması değil, bütün âlemlere, yani bütün akıllı ve yükümlü varlıklara gönderilen ilâhî bir öğüt ve uyarıdır.

Burada “bütün âlemlere” kaydı, Kur’an mesajının ve Hz. Muhammed’in peygamberliğinin evrenselliğini gösteren en kesin delillerdendir. Son âyette geçen nebe’ kelimesi “haber” anlamına gelir. Haber, “realiteye uygun bildirim” demektir; nitekim asılsız bildirime “yalan haber” denir. Şu halde haberde asıl olan, duyurulan bilginin gerçekliğidir. Bu sebeple âyetteki nebe’ kelimesini “bildirdiklerinin gerçekliği” şeklinde çevirdik. “Onun bildirdiklerinin gerçekliğini bir zaman sonra öğreneceksiniz” ifadesi, müslümanlar için gelecekte İslâm’ın başarıya ulaşacağını bildiren bir müjde, inkârcılar için de bir uyarı anlamı taşımaktadır. Nitekim, müşriklerin bütün karşı çabalarına, mücadelelerine, zulüm ve baskılarına rağmen bu müjde adım adım gerçekleşmiş; daha Resûlullah aleyhisselâm hayattayken Arap yarımadasında şirkin kökü kazınmış; nihayet bir asır gibi kısa bir zamanda İslâm üç kıtaya yayılan, çeşitli milletlerce benimsenen evrensel bir din haline gelmiştir.

Kur'an Yolu Tefsiri Cilt: 4 Sayfa: 593

Kaynak: Diyanet Kur’an Yolu tefsiri (aynı tefsir grubu, tefsirdeki atıf veya ters atıf).

Sâd 38/86 · aynı tefsir grubu

قُلْ مَٓا اَسْـَٔلُكُمْ عَلَیْهِ مِنْ اَجْرٍ وَمَٓا اَنَا࣑ مِنَ الْمُتَكَلِّفٖینَ

(Ey Muhammed!) De ki: "Bundan (tebliğ görevinden) dolayı sizden hiçbir ücret istemiyorum. Ben kendiliğinden yükümlülük altına girenlerden değilim."

Sâd 38/87 · aynı tefsir grubu

اِنْ هُوَ اِلَّا ذِكْرٌ لِلْعَالَمٖینَ

"Bu Kur'an âlemler için ancak bir öğüttür."

Bu âyet için hadis kaydı yok.

Yapay zekadan faydalanılmıştır. Hata olabilir. Lütfen hata varsa bildiriniz.

Hata Bildir

Bu âyette ne hatalı?