Kur’an çalışması
21

Enbiyâ

الْاَنْبِيَاءِ

112 âyet iniş 73 cüz 17 sayfa 322

Önceki Sonraki
← Önceki Enbiyâ 89 sayfa 329 · Diyanet tefsir grubu 89-90 Sonraki →

وَزَكَرِیَّٓا اِذْ نَادٰى رَبَّهُ رَبِّ لَا تَذَرْنٖی فَرْدًا وَاَنْتَ خَیْرُ الْوَارِثٖینَۚ

Diyanet meali

Zekeriya'yı da hatırla. Hani o, Rabbine, "Rabbim! Beni tek başıma bırakma. Sen varislerin en hayırlısısın" diye dua etmişti.

Kelime meali

وَزَكَرِیَّٓا Zekeriya’yı da
اِذْ O va- kit ki
نَادٰى Niyaz etmişti
رَبَّهُ Rabbine
رَبِّ لَا Ey rabbim!
تَذَرْنٖی Beni bırakma
فَرْدًا Tek
وَاَنْتَ Halbuki sen
خَیْرُ الْوَارِثٖینَ Varislerin en hayırlısısın

Diyanet bu metni 89-90 âyetleri için birlikte vermiştir.

Zekeriyyâ aleyhisselâm İsrâiloğulları’na gönderilmiş son peygamberlerden biri ve Hz. Yahyâ’nın babasıdır. Milâttan önce I. yüzyılda Kudüs’te yaşamış olan Zekeriyyâ peygamberle ilgili olarak Kur’an-ı Kerîm’de verilen bilgiler, daha çok onun yaşlılık dönemine aittir (Zekeriyyâ, eşi ve Yahyâ hakkında bilgi için bk. Âl-i İmrân 3/37-41; Meryem 19/2-11).

Kaynak: Diyanet Kur’an Yolu tefsiri (aynı tefsir grubu, tefsirdeki atıf veya ters atıf).

Enbiyâ 21/90 · aynı tefsir grubu

فَاسْتَجَبْنَا لَهُؗ وَوَهَبْنَا لَهُ یَحْیٰى وَاَصْلَحْنَا لَهُ زَوْجَهُؕ اِنَّهُمْ كَانُوا یُسَارِعُونَ فِی الْخَیْرَاتِ وَیَدْعُونَنَا رَغَبًا وَرَهَبًاؕ وَكَانُوا لَنَا خَاشِعٖینَ

Biz de onun duasını kabul ettik ve kendisine Yahya'yı bağışladık. Eşini de kendisi için, (doğurmaya) elverişli kıldık. Onlar gerçekten hayır işlerinde yarışırlar, (rahmetimizi) umarak ve (azabımızdan) korkarak bize dua ederlerdi. Onlar bize derin saygı duyan kimselerdi.

Âl-i İmrân 3/37 · tefsir atıfı

فَتَقَبَّلَهَا رَبُّهَا بِقَبُولٍ حَسَنٍ وَاَنْبَتَهَا نَبَاتًا حَسَنًاۙ وَكَفَّلَهَا زَكَرِیَّاؕ كُلَّمَا دَخَلَ عَلَیْهَا زَكَرِیَّا الْمِحْرَابَۙ وَجَدَ عِنْدَهَا رِزْقًاۚ قَالَ یَا مَرْیَمُ اَنّٰى لَكِ هٰذَاؕ قَالَتْ هُوَ مِنْ عِنْدِ اللّٰهِؕ اِنَّ اللّٰهَ یَرْزُقُ مَنْ یَشَٓاءُ بِغَیْرِ حِسَابٍ

Bunun üzerine Rabbi onu güzel bir şekilde kabul buyurdu ve onu güzel bir şekilde yetiştirdi. Zekeriya'yı da onun bakımıyla görevlendirdi. Zekeriya, onun bulunduğu bölmeye her girişinde yanında bir yiyecek bulurdu. "Meryem, Bu sana nereden geldi?" derdi. O da "Bu, Allah katından" diye cevap verirdi. Zira Allah, dilediğine hesapsız rızık verir.

Âl-i İmrân 3/38 · tefsir atıfı

هُنَالِكَ دَعَا زَكَرِیَّا رَبَّهُۚ قَالَ رَبِّ هَبْ لٖی مِنْ لَدُنْكَ ذُرِّیَّةً طَیِّبَةًۚ اِنَّكَ سَمٖیعُ الدُّعَٓاءِ

Orada Zekeriya Rabbine dua etti: "Rabbim! Bana katından temiz bir nesil bahşet. Şüphesiz sen duayı hakkıyla işitensin" dedi.

Âl-i İmrân 3/39 · tefsir atıfı

فَنَادَتْهُ الْمَلٰٓئِكَةُ وَهُوَ قَٓائِمٌ یُصَلّٖی فِی الْمِحْرَابِۙ اَنَّ اللّٰهَ یُبَشِّرُكَ بِیَحْیٰى مُصَدِّقًا بِكَلِمَةٍ مِنَ اللّٰهِ وَسَیِّدًا وَحَصُورًا وَنَبِیًّا مِنَ الصَّالِحٖینَ

Zekeriya mabedde namaz kılarken melekler ona, "Allah sana, kendisinden gelen bir kelimeyi (İsa'yı) doğrulayıcı, efendi, nefsine hakim ve salihlerden bir peygamber olarak Yahya'yı müjdeler" diye seslendiler.

Âl-i İmrân 3/40 · tefsir atıfı

قَالَ رَبِّ اَنّٰى یَكُونُ لٖی غُلَامٌ وَقَدْ بَلَغَنِیَ الْكِبَرُ وَامْرَاَتٖی عَاقِرٌؕ قَالَ كَذٰلِكَ اللّٰهُ یَفْعَلُ مَا یَشَٓاءُ

Zekeriya, "Ey Rabbim! Bana ihtiyarlık gelip çatmış iken ve karım da kısır iken benim nasıl çocuğum olabilir?" dedi. Allah, "Öyledir, ama Allah dilediğini yapar" dedi.

Âl-i İmrân 3/41 · tefsir atıfı

قَالَ رَبِّ اجْعَلْ لٖٓی اٰیَةًؕ قَالَ اٰیَتُكَ اَلَّا تُكَلِّمَ النَّاسَ ثَلٰثَةَ اَیَّامٍ اِلَّا رَمْزًاؕ وَاذْكُرْ رَبَّكَ كَثٖیرًا وَسَبِّحْ بِالْعَشِیِّ وَالْاِبْكَارِࣖ

Zekeriya, "Rabbim! (çocuğum olacağına dair) bana bir alâmet ver" dedi. Allah da şöyle dedi: "Senin için alâmet, insanlarla üç gün konuşamaman, ancak işaretleşebilmendir. Ayrıca Rabbini çok an, sabah akşam tesbih et."

Meryem 19/2 · tefsir atıfı

ذِكْرُ رَحْمَتِ رَبِّكَ عَبْدَهُ زَكَرِیَّاۚ

Bu, Rabbinin, Zekeriya kuluna olan merhametinin anılmasıdır.

Meryem 19/5 · bu âyete atıf yapan tefsir

وَاِنّٖی خِفْتُ الْمَوَالِیَ مِنْ وَرَٓاءٖی وَكَانَتِ امْرَاَتٖی عَاقِرًا فَهَبْ لٖی مِنْ لَدُنْكَ وَلِیًّاۚ

"Gerçek şu ki ben, benden sonra gelecek akrabalarım(ın isyankâr olmaların)dan korkuyorum. karım ise kısırdır. Bana kendi tarafından; bana ve Yakub hanedanına varis olacak bir çocuk bağışla ve onu hoşnutluğuna ulaşmış bir kimse kıl!"

Meryem 19/6 · bu âyete atıf yapan tefsir

یَرِثُنٖی وَیَرِثُ مِنْ اٰلِ یَعْقُوبَࣗ وَاجْعَلْهُ رَبِّ رَضِیًّا

"Gerçek şu ki ben, benden sonra gelecek akrabalarım(ın isyankâr olmaların)dan korkuyorum. karım ise kısırdır. Bana kendi tarafından; bana ve Yakub hanedanına varis olacak bir çocuk bağışla ve onu hoşnutluğuna ulaşmış bir kimse kıl!"

Bu âyet için hadis kaydı yok.

Yapay zekadan faydalanılmıştır. Hata olabilir. Lütfen hata varsa bildiriniz.

Hata Bildir

Bu âyette ne hatalı?