Kur’an çalışması
25

Furkân

الْفُرْقَانِ

77 âyet iniş 42 cüz 18 sayfa 359

Önceki Sonraki
← Önceki Furkân 9 sayfa 360 · Diyanet tefsir grubu 9-10 Sonraki →

اُنْظُرْ كَیْفَ ضَرَبُوا لَكَ الْاَمْثَالَ فَضَلُّوا فَلَا یَسْتَطٖیعُونَ سَبٖیلًاࣖ

Diyanet meali

(Ey Muhammed!) Senin hakkında bak nasıl da temsiller getirdiler de (haktan) saptılar. Artık onlar doğru yolu bulamazlar.

Kelime meali

اُنْظُرْ Bak
كَیْفَ Nasıl da
ضَرَبُوا Verdiler
لَكَ Senin için
الْاَمْثَالَ Örnekler
فَضَلُّوا Ve sapıttılar
فَلَا یَسْتَطٖیعُونَ Ve onlar bulamazlar
سَبٖیلًاࣖ Yol

Diyanet bu metni 9-10 âyetleri için birlikte vermiştir.

Meâlindeki “yoldan çıkma”nın metindeki karşılığı dalâlet, “doğru yolu bulma”nın karşılığı da hidayet kavramlarıdır. Dalâletin asıl anlamı, çölde yolculuk yapanın yolunu kaybetmesi; hidayet de doğru yolu izlemesi veya yolunu kaybetmişken bir rehberin yardımıyla tekrar doğru yolu bulmasıdır. Buna göre inkârcıların, Kur’an’ı Hz. Muhammed’in uydurduğu, onun peygamberlik nitelikleri taşımadığı, büyülenmiş biri olduğu gibi iddiaları âyette çölde yolunu kaybetmeye benzetilmekte; böyle davrandıkları sürece doğru yolu da bulamayacakları ifade edilmektedir.

8. âyette bildirildiğine göre Hz. Peygamber’in düşmanları, onun özel hazinelere, mülklere sahip olması gerektiğini savunuyor, bunların bulunmayışını peygamberlik davasını boşa çıkaran bir eksiklik olarak göstermeye çalışıyorlardı. 10. âyete göre yüce Allah dilerse resulüne maddî nimetler olarak onların söylediklerinden daha güzellerini de verir, bunu önleyebilecek hiçbir güç yoktur; buna rağmen eğer vermemişse peygamberi için böylesini daha uygun gördüğünden dolayı vermemiştir. Allah, dilerse birine her türlü ilim ve mârifetin kapılarını açarken dünyalık kapılarını da kapar; başkasına da bunun aksini uygun görür (Râzî, XXIV, 53). Resulü Muhammed’e de vahiy ve nübüvvet kapılarını açmış, buna karşılık dünyevî nimetlerinden yararlanma imkânını kısıtlamıştır. Kimin için neyin hayırlı olduğunu ancak Allah bilir. Bu sebeple –Mekkeli putperestlerin kanaatlerinin aksine– insanlar, sahip oldukları maddî nimetlerin çokluğuna göre değil; iman, ilim, irfan, ahlâk, iyi niyet ve güzel işler gibi konulardaki mânevî mertebelerine göre değerlendirilmelidir.

Kur'an Yolu Tefsiri Cilt: 4 Sayfa: 110-111

Kaynak: Diyanet Kur’an Yolu tefsiri (aynı tefsir grubu, tefsirdeki atıf veya ters atıf).

Furkân 25/10 · aynı tefsir grubu

تَبَارَكَ الَّذٖٓی اِنْ شَٓاءَ جَعَلَ لَكَ خَیْرًا مِنْ ذٰلِكَ جَنَّاتٍ تَجْرٖی مِنْ تَحْتِهَا الْاَنْهَارُۙ وَیَجْعَلْ لَكَ قُصُورًا

Dilerse sana bundan daha güzelini, içinden ırmaklar akan cennetleri verebilecek olan, sana saraylar kurabilecek olan Allah'ın şanı yücedir.

Bu âyet için hadis kaydı yok.

Yapay zekadan faydalanılmıştır. Hata olabilir. Lütfen hata varsa bildiriniz.

Hata Bildir

Bu âyette ne hatalı?