Kur’an çalışması
43

Zuhruf

الزُّخْرُفِ

89 âyet iniş 63 cüz 25 sayfa 489

Önceki Sonraki
← Önceki Zuhruf 9 sayfa 489 · Diyanet tefsir grubu 9 Sonraki →

وَلَئِنْ سَاَلْتَهُمْ مَنْ خَلَقَ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضَ لَیَقُولُنَّ خَلَقَهُنَّ الْعَزٖیزُ الْعَلٖیمُۙ

Diyanet meali

Andolsun, onlara, "Gökleri ve yeri kim yarattı?" diye sorsan, mutlaka, "Onları mutlak güç sahibi, hakkıyla bilen (Allah) yarattı" diyeceklerdir.

Kelime meali

وَلَئِنْ And olsun, şayet
سَاَلْتَهُمْ Onlara soracak olsan
مَنْ Kim
خَلَقَ Yarattı
السَّمٰوَاتِ Gökleri
وَالْاَرْضَ Yeri
لَیَقُولُنَّ Elbette derler ki
خَلَقَهُنَّ Onları yarattı
الْعَزٖیزُ Aziz olan
الْعَلٖیمُ Her şeyi bilen

Hz. Peygamber’in muhatabı olan müşrik Araplar taptıkları putları, bütün nitelikleri bakımından Allah’a eş ve eşit tutmuyorlardı; meselâ yaratma fiilinin Allah’a mahsus olduğunu, bu kâinatı ancak büyük bir güce ve bilgiye sahip bir varlığın yaratabileceğini biliyor ve itiraf ediyorlardı. Onlara göre putların işi iyiliği elde etmek, kötülüklerden korunmak için kendileri ile Allah arasında aracı olmak ve onları Allah’a yaklaştırmaktı; putlara bunun için tapınıyorlardı (Yûnus 10/18; Zümer 39/3).

Kur'an Yolu Tefsiri Cilt: 4 Sayfa: 769

Kaynak: Diyanet Kur’an Yolu tefsiri (aynı tefsir grubu, tefsirdeki atıf veya ters atıf).

Yûnus 10/18 · tefsir atıfı

وَیَعْبُدُونَ مِنْ دُونِ اللّٰهِ مَا لَا یَضُرُّهُمْ وَلَا یَنْفَعُهُمْ وَیَقُولُونَ هٰٓؤُ࣑لَٓاءِ شُفَعَٓاؤُ࣑نَا عِنْدَ اللّٰهِؕ قُلْ اَتُنَبِّؤُ࣒نَ اللّٰهَ بِمَا لَا یَعْلَمُ فِی السَّمٰوَاتِ وَلَا فِی الْاَرْضِؕ سُبْحَانَهُ وَتَعَالٰى عَمَّا یُشْرِكُونَ

Allah'ı bırakıp, kendilerine ne zarar, ne de fayda verebilecek şeylere tapıyorlar ve "İşte bunlar Allah katında bizim şefaatçılarımızdır" diyorlar. De ki: "Siz, Allah'a göklerde ve yerde onun bilmediği bir şeyi mi haber veriyorsunuz!? O, onların ortak koştukları şeylerden uzaktır, yücedir."

Zümer 39/3 · tefsir atıfı

اَلَا لِلّٰهِ الدّٖینُ الْخَالِصُؕ وَالَّذٖینَ اتَّخَذُوا مِنْ دُونِهٖٓ اَوْلِیَٓاءَۘ مَا نَعْبُدُهُمْ اِلَّا لِیُقَرِّبُونَٓا اِلَى اللّٰهِ زُلْفٰىؕ اِنَّ اللّٰهَ یَحْكُمُ بَیْنَهُمْ فٖی مَا هُمْ فٖیهِ یَخْتَلِفُونَؕ اِنَّ اللّٰهَ لَا یَهْدٖی مَنْ هُوَ كَاذِبٌ كَفَّارٌ

İyi bilin ki, halis din yalnız Allah'ındır. Onu bırakıp da başka dostlar edinenler, "Biz onlara sadece, bizi Allah'a daha çok yaklaştırsınlar diye ibadet ediyoruz" diyorlar. Şüphesiz Allah ayrılığa düştükleri şeyler konusunda aralarında hüküm verecektir. Şüphesiz Allah yalancı ve nankör olanları doğru yola iletmez.

Bu âyet için hadis kaydı yok.

Yapay zekadan faydalanılmıştır. Hata olabilir. Lütfen hata varsa bildiriniz.

Hata Bildir

Bu âyette ne hatalı?