وَتَكُونُ الْجِبَالُ كَالْعِهْنِۙ
Diyanet meali
Göğün, erimiş maden gibi ve dağların atılmış renkli yün gibi olacağı günü hatırla.
Kelime meali
Diyanet bu metni 8-18 âyetleri için birlikte vermiştir.
Kıyamet olayının; inkârcı ve mücrimlerin mahşer ve hesap ortamında yaşadıkları derin bunalımın, onları bu âkıbete sürükleyen başlıca kötülüklerin ve cehennem azabının kısa fakat kuşatıcı ve oldukça etkileyici bir anlatımı olan bu âyetlerde, ilâhî kudret ve hikmetin verdiği düzen içinde varlığını sürdüren gök cisimlerinin vakti gelince yine Allah’ın iradesiyle erimiş madenlere, dağların atılmış yüne, pamuğa dönüşeceği bildirilmekte; bu tasvirin ardından da insanın âkıbetinden sarsıcı bir kesit verilmektedir. Buna rağmen o gün suçlu kişinin, en değerli varlıkları olan eşini, çocuklarını ve diğer yakınlarını, sevdiklerini, dahası bütün yeryüzündekileri gözden çıkaracak ölçüde dehşetli bir psikolojik bunalım, kaygı ve korkuya kapılacağı anlatılmaktadır. Müfessirler, burada ruh hali tasvir edilen “mücrim”in (suçlu) inkârcıları veya daha genel olarak günahkârları ifade ettiğini belirtirler.
15 ve 16. âyetler cehennemin şiddetli azabını hatırlatmakta, 17 ve 18. âyetler ise oraya girenlerin bu sonuçla karşılaşmalarının başlıca sebeplerine dikkat çekmektedir ki bunlar, a) Peygamberin getirdiği hak dine, tevhid inancına sırt çevirmek, b) Servetinden muhtaçları faydalandırmamak, yani toplumda geçim sıkıntısının hafifletilmesi için üzerine düşeni yapmamaktır. Bu iki günah, yani putperestlerin tevhid davetine sırt çevirmeleri ve maddî konularda bencillik edip insanların geçim sıkıntılarını hafifletecek harcamalar yapmaktan kaçınmaları Kur’an-ı Kerîm’in bütününde, özellikle de Mekke’de inen sûrelerde onların en fazla eleştirilen kötülükleri olmuştur. Bu tesbite göre Kur’an-ı Kerîm’in insanlığa yüklediği görevlerin en önemlisi ve en kuşatıcı olanı, a) Allah’ın varlık ve birliğini tanımak, b) İnsanlara yardım ve iyilik etmektir. İslâm âlimleri bu iki büyük görevi kısaca “Allah’ın buyruğuna saygı, Allah’ın yarattıklarına şefkat” şeklinde özetlemişlerdir.
Kaynak: Diyanet Kur’an Yolu tefsiri (aynı tefsir grubu, tefsirdeki atıf veya ters atıf).
Meâric 70/8 · aynı tefsir grubu
یَوْمَ تَكُونُ السَّمَٓاءُ كَالْمُهْلِۙ
Göğün, erimiş maden gibi ve dağların atılmış renkli yün gibi olacağı günü hatırla.
Meâric 70/10 · aynı tefsir grubu
وَلَا یَسْـَٔلُ حَمٖیمٌ حَمٖیمًاۚ
(O gün) hiçbir samimi dost, dostunu sormaz.
Meâric 70/11 · aynı tefsir grubu
یُبَصَّرُونَهُمْؕ یَوَدُّ الْمُجْرِمُ لَوْ یَفْتَدٖی مِنْ عَذَابِ یَوْمِئِذٍ بِبَنٖیهِۙ
Birbirlerine gösterilirler. Günahkâr kimse ister ki, o günün azabından kurtulmak için oğullarını, karısını, kardeşini, kendisini koruyup barındıran tüm ailesini ve yeryüzünde bulunanların hepsini fidye olarak versin de, kendisini kurtarsın.
Meâric 70/12 · aynı tefsir grubu
وَصَاحِبَتِهٖ وَاَخٖیهِۙ
Birbirlerine gösterilirler. Günahkâr kimse ister ki, o günün azabından kurtulmak için oğullarını, karısını, kardeşini, kendisini koruyup barındıran tüm ailesini ve yeryüzünde bulunanların hepsini fidye olarak versin de, kendisini kurtarsın.
Meâric 70/13 · aynı tefsir grubu
وَفَصٖیلَتِهِ الَّتٖی تُــْٔوٖیهِۙ
Birbirlerine gösterilirler. Günahkâr kimse ister ki, o günün azabından kurtulmak için oğullarını, karısını, kardeşini, kendisini koruyup barındıran tüm ailesini ve yeryüzünde bulunanların hepsini fidye olarak versin de, kendisini kurtarsın.
Meâric 70/14 · aynı tefsir grubu
وَمَنْ فِی الْاَرْضِ جَمٖیعًاۙ ثُمَّ یُنْجٖیهِۙ
Birbirlerine gösterilirler. Günahkâr kimse ister ki, o günün azabından kurtulmak için oğullarını, karısını, kardeşini, kendisini koruyup barındıran tüm ailesini ve yeryüzünde bulunanların hepsini fidye olarak versin de, kendisini kurtarsın.
Meâric 70/15 · aynı tefsir grubu
كَلَّاؕ اِنَّهَا لَظٰىۙ
Hayır (ne mümkün)! Şüphesiz, cehennem derileri kavurup çıkaran alevli ateştir.
Meâric 70/16 · aynı tefsir grubu
نَزَّاعَةً لِلشَّوٰىۚ
Hayır (ne mümkün)! Şüphesiz, cehennem derileri kavurup çıkaran alevli ateştir.
Meâric 70/17 · aynı tefsir grubu
تَدْعُوا مَنْ اَدْبَرَ وَتَوَلّٰىۙ
O, (hakka) arka döneni ve (imandan) yüz çevireni; servet toplayıp yığanı kendine çağırır.
Meâric 70/18 · aynı tefsir grubu
وَجَمَعَ فَاَوْعٰى
O, (hakka) arka döneni ve (imandan) yüz çevireni; servet toplayıp yığanı kendine çağırır.
Bu âyet için hadis kaydı yok.
Yapay zekadan faydalanılmıştır. Hata olabilir. Lütfen hata varsa bildiriniz.