100
11 âyet
iniş 14
cüz 30
sayfa 600
Okuma 1 / 1
Âdiyât 1 · sayfa 600
وَالْعَادِیَاتِ ضَبْحًاۙ
Soluk soluğa süratle koşan, (koşarken ayaklarını) vurarak ateş çıkaran, sabah erkenden baskın yapan, orada tozu dumana katan ve düşman topluluğunun ortasına dalan atlara andolsun ki, insan gerçekten Rabbine karşı pek nankördür.
Çalışmaya geç
Âdiyât 2 · sayfa 600
فَالْمُورِیَاتِ قَدْحًاۙ
Soluk soluğa süratle koşan, (koşarken ayaklarını) vurarak ateş çıkaran, sabah erkenden baskın yapan, orada tozu dumana katan ve düşman topluluğunun ortasına dalan atlara andolsun ki, insan gerçekten Rabbine karşı pek nankördür.
Çalışmaya geç
Âdiyât 3 · sayfa 600
فَالْمُغٖیرَاتِ صُبْحًاۙ
Soluk soluğa süratle koşan, (koşarken ayaklarını) vurarak ateş çıkaran, sabah erkenden baskın yapan, orada tozu dumana katan ve düşman topluluğunun ortasına dalan atlara andolsun ki, insan gerçekten Rabbine karşı pek nankördür.
Çalışmaya geç
Âdiyât 4 · sayfa 600
فَاَثَرْنَ بِهٖ نَقْعًاۙ
Soluk soluğa süratle koşan, (koşarken ayaklarını) vurarak ateş çıkaran, sabah erkenden baskın yapan, orada tozu dumana katan ve düşman topluluğunun ortasına dalan atlara andolsun ki, insan gerçekten Rabbine karşı pek nankördür.
Çalışmaya geç
Âdiyât 5 · sayfa 600
فَوَسَطْنَ بِهٖ جَمْعًاۙ
Soluk soluğa süratle koşan, (koşarken ayaklarını) vurarak ateş çıkaran, sabah erkenden baskın yapan, orada tozu dumana katan ve düşman topluluğunun ortasına dalan atlara andolsun ki, insan gerçekten Rabbine karşı pek nankördür.
Çalışmaya geç
Âdiyât 6 · sayfa 600
اِنَّ الْاِنْسَانَ لِرَبِّهٖ لَكَنُودٌۚ
Soluk soluğa süratle koşan, (koşarken ayaklarını) vurarak ateş çıkaran, sabah erkenden baskın yapan, orada tozu dumana katan ve düşman topluluğunun ortasına dalan atlara andolsun ki, insan gerçekten Rabbine karşı pek nankördür.
Çalışmaya geç
Âdiyât 7 · sayfa 600
وَاِنَّهُ عَلٰى ذٰلِكَ لَشَهٖیدٌۚ
Hiç şüphesiz buna kendisi de şahittir.
Çalışmaya geç
Âdiyât 8 · sayfa 600
وَاِنَّهُ لِحُبِّ الْخَیْرِ لَشَدٖیدٌؕ
Hiç şüphesiz o, mal sevgisi sebebiyle çok katıdır.
Çalışmaya geç
Âdiyât 9 · sayfa 600
اَفَلَا یَعْلَمُ اِذَا بُعْثِرَ مَا فِی الْقُبُورِۙ
Acaba o bilmiyor mu ki, kabirlerde bulunanlar çıkarıldığı ve kalplerdeki ortaya konulduğu zaman, işte o gün onların Rabbi kendilerinin her halinden mutlaka haberdardır.
Çalışmaya geç
Âdiyât 10 · sayfa 600
وَحُصِّلَ مَا فِی الصُّدُورِۙ
Acaba o bilmiyor mu ki, kabirlerde bulunanlar çıkarıldığı ve kalplerdeki ortaya konulduğu zaman, işte o gün onların Rabbi kendilerinin her halinden mutlaka haberdardır.
Çalışmaya geç
Âdiyât 11 · sayfa 600
اِنَّ رَبَّهُمْ بِهِمْ یَوْمَئِذٍ لَخَبٖیرٌ
Acaba o bilmiyor mu ki, kabirlerde bulunanlar çıkarıldığı ve kalplerdeki ortaya konulduğu zaman, işte o gün onların Rabbi kendilerinin her halinden mutlaka haberdardır.
Çalışmaya geç