Kâria 1 · sayfa 601
اَلْقَارِعَةُۙ
Yürekleri hoplatan büyük felaket!
الْقَارِعَةِ
Okuma 1 / 1
Kâria 1 · sayfa 601
اَلْقَارِعَةُۙ
Yürekleri hoplatan büyük felaket!
Kâria 2 · sayfa 601
مَا الْقَارِعَةُۚ
Nedir o yürekleri hoplatan büyük felaket?
Kâria 3 · sayfa 601
وَمَٓا اَدْرٰیكَ مَا الْقَارِعَةُؕ
Yürekleri hoplatan büyük felaketin ne olduğunu sen ne bileceksin?
Kâria 4 · sayfa 601
یَوْمَ یَكُونُ النَّاسُ كَالْفَرَاشِ الْمَبْثُوثِۙ
O gün insanlar, her biri bir tarafa uçuşan küçük kelebekler gibi olacaktır.
Kâria 5 · sayfa 601
وَتَكُونُ الْجِبَالُ كَالْعِهْنِ الْمَنْفُوشِؕ
Dağlar da atılmış renkli yünler gibi olacaktır.
Kâria 6 · sayfa 601
فَاَمَّا مَنْ ثَقُلَتْ مَوَازٖینُهُۙ
İşte o vakit, kimin tartıları ağır gelmişse,
Kâria 7 · sayfa 601
فَهُوَ فٖی عٖیشَةٍ رَاضِیَةٍؕ
Artık o, hoşnut olacağı bir hayat içinde olacaktır.
Kâria 8 · sayfa 601
وَاَمَّا مَنْ خَفَّتْ مَوَازٖینُهُۙ
Ama kimin de tartıları hafif gelirse,
Kâria 9 · sayfa 601
فَاُمُّهُ هَاوِیَةٌؕ
İşte onun anası (varacağı yer) Hâviye'dir.
Kâria 10 · sayfa 601
وَمَٓا اَدْرٰیكَ مَا هِیَهْؕ
Sen Hâviye'nin ne olduğunu ne bileceksin?
Kâria 11 · sayfa 601
نَارٌ حَامِیَةٌ
O, kızgın bir ateştir.