Kur’an çalışması
11

Hûd

هُودٍ

123 âyet iniş 52 cüz 11 sayfa 221

Okuma 1 / 9 Sonraki

Hûd 1 · sayfa 221

الٓـرٰࣞ كِتَابٌ اُحْكِمَتْ اٰیَاتُهُ ثُمَّ فُصِّلَتْ مِنْ لَدُنْ حَكٖیمٍ خَبٖیرٍۙ

Elif Lâm Râ. Bu Kur'an; âyetleri, hüküm ve hikmet sahibi (bulunan ve her şeyden) hakkıyla haberdar olan Allah tarafından muhkem (eksiksiz, sağlam ve açık) kılınmış, sonra da Allah'tan başkasına kulluk etmeyesiniz diye ayrı ayrı açıklanmış bir kitaptır. (De ki:) "Şüphesiz ben size O'nun tarafından gönderilmiş bir uyarıcı ve müjdeleyiciyim."

Çalışmaya geç

Hûd 2 · sayfa 221

اَلَّا تَعْبُدُٓوا اِلَّا اللّٰهَؕ اِنَّنٖی لَكُمْ مِنْهُ نَذٖیرٌ وَبَشٖیرٌۙ

Elif Lâm Râ. Bu Kur'an; âyetleri, hüküm ve hikmet sahibi (bulunan ve her şeyden) hakkıyla haberdar olan Allah tarafından muhkem (eksiksiz, sağlam ve açık) kılınmış, sonra da Allah'tan başkasına kulluk etmeyesiniz diye ayrı ayrı açıklanmış bir kitaptır. (De ki:) "Şüphesiz ben size O'nun tarafından gönderilmiş bir uyarıcı ve müjdeleyiciyim."

Çalışmaya geç

Hûd 3 · sayfa 221

وَاَنِ اسْتَغْفِرُوا رَبَّكُمْ ثُمَّ تُوبُٓوا اِلَیْهِ یُمَتِّعْكُمْ مَتَاعًا حَسَنًا اِلٰٓى اَجَلٍ مُسَمًّى وَیُؤْتِ كُلَّ ذٖی فَضْلٍ فَضْلَهُؕ وَاِنْ تَوَلَّوْا فَاِنّٖٓی اَخَافُ عَلَیْكُمْ عَذَابَ یَوْمٍ كَبٖیرٍ

Rabbinizden bağışlanma dileyin, sonra da O'na tövbe edin ki sizi belirlenmiş bir süreye (ömrünüzün sonuna) kadar güzel bir şekilde yararlandırsın ve her fazilet sahibine faziletinin karşılığını versin. Eğer yüz çevirirseniz, ben sizin adınıza büyük bir günün azabından korkuyorum.

Çalışmaya geç

Hûd 4 · sayfa 221

اِلَى اللّٰهِ مَرْجِعُكُمْۚ وَهُوَ عَلٰى كُلِّ شَیْءٍ قَدٖیرٌ

Dönüşünüz ancak Allah'adır. O, her şeye hakkıyla gücü yetendir.

Çalışmaya geç

Hûd 5 · sayfa 221

اَلَٓا اِنَّهُمْ یَثْنُونَ صُدُورَهُمْ لِیَسْتَخْفُوا مِنْهُؕ اَلَا حٖینَ یَسْتَغْشُونَ ثِیَابَهُمْۙ یَعْلَمُ مَا یُسِرُّونَ وَمَا یُعْلِنُونَۚ اِنَّهُ عَلٖیمٌ بِذَاتِ الصُّدُورِ

İyi bilin ki onlar, O'ndan gizlenmek için, kalplerindeki düşmanlığı gizliyorlar. Yine iyi bilin ki, elbiselerine büründükleri zaman bile, Allah onların gizlediklerini de, açığa vurduklarını da bilir. Çünkü O, göğüslerin özünü (kalplerde olanı) hakkıyla bilendir.

Çalışmaya geç

Hûd 6 · sayfa 222

وَمَا مِنْ دَٓابَّةٍ فِی الْاَرْضِ اِلَّا عَلَى اللّٰهِ رِزْقُهَا وَیَعْلَمُ مُسْتَقَرَّهَا وَمُسْتَوْدَعَهَاؕ كُلٌّ فٖی كِتَابٍ مُبٖینٍ

Yeryüzünde hiçbir canlı yoktur ki, rızkı Allah'a âit olmasın. Her birinin (dünyada) duracakları yeri de, (öldükten sonra) emaneten konulacakları yeri de o bilir. Bunların hepsi açık bir kitapta (Levh-i Mahfuz'da yazılı) dır.

Çalışmaya geç

Hûd 7 · sayfa 222

وَهُوَ الَّذٖی خَلَقَ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضَ فٖی سِتَّةِ اَیَّامٍ وَكَانَ عَرْشُهُ عَلَى الْمَٓاءِ لِیَبْلُوَكُمْ اَیُّكُمْ اَحْسَنُ عَمَلًاؕ وَلَئِنْ قُلْتَ اِنَّكُمْ مَبْعُوثُونَ مِنْ بَعْدِ الْمَوْتِ لَیَقُولَنَّ الَّذٖینَ كَفَرُٓوا اِنْ هٰذَٓا اِلَّا سِحْرٌ مُبٖینٌ

O, hanginizin amelinin daha güzel olacağı konusunda sizi imtihan için, henüz Arş'ı su üstünde iken gökleri ve yeri altı gün içinde (altı evrede) yaratandır. Böyle iken "Ölümden sonra şüphesiz diriltileceksiniz" desen, inkarcılar "Mutlaka bu apaçık bir büyüdür" derler.

Çalışmaya geç

Hûd 8 · sayfa 222

وَلَئِنْ اَخَّرْنَا عَنْهُمُ الْعَذَابَ اِلٰٓى اُمَّةٍ مَعْدُودَةٍ لَیَقُولُنَّ مَا یَحْبِسُهُؕ اَلَا یَوْمَ یَاْتٖیهِمْ لَیْسَ مَصْرُوفًا عَنْهُمْ وَحَاقَ بِهِمْ مَا كَانُوا بِهٖ یَسْتَهْزِؤُ࣒نَࣖ

Andolsun, biz onlardan azabı belirli bir süreye kadar geciktirsek, o zaman da mutlaka "Onu ne alıkoyuyor?" derler. İyi bilin ki, azap onlara geleceği gün, kendilerinden bir daha uzaklaştırılmaz ve alay etmekte oldukları şey, kendilerini çepeçevre kuşatmış olur.

Çalışmaya geç

Hûd 9 · sayfa 222

وَلَئِنْ اَذَقْنَا الْاِنْسَانَ مِنَّا رَحْمَةً ثُمَّ نَزَعْنَاهَا مِنْهُۚ اِنَّهُ لَیَؤُ࣒سٌ كَفُورٌ

Eğer insana tarafımızdan bir rahmet (nimet) tattırır da, sonra bunu ondan çekip alırsak, şüphesiz o ümitsiz ve nankör oluverir.

Çalışmaya geç

Hûd 10 · sayfa 222

وَلَئِنْ اَذَقْنَاهُ نَعْمَٓاءَ بَعْدَ ضَرَّٓاءَ مَسَّتْهُ لَیَقُولَنَّ ذَهَبَ السَّیِّـَٔاتُ عَنّٖیؕ اِنَّهُ لَفَرِحٌ فَخُورٌۙ

Ama kendisine dokunan bir sıkıntıdan sonra, ona bir nimet tattırırsak mutlaka, "Kötülükler benden gitti" diyecektir. Çünkü o şımarık ve böbürlenen biridir.

Çalışmaya geç

Hûd 11 · sayfa 222

اِلَّا الَّذٖینَ صَبَرُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِؕ اُو࣑لٰٓئِكَ لَهُمْ مَغْفِرَةٌ وَاَجْرٌ كَبٖیرٌ

Ancak sabredip salih amel işleyenler böyle değildir. İşte onlar için bağışlanma ve büyük bir mükâfat vardır.

Çalışmaya geç

Hûd 12 · sayfa 222

فَلَعَلَّكَ تَارِكٌ بَعْضَ مَا یُوحٰٓى اِلَیْكَ وَضَٓائِقٌ بِهٖ صَدْرُكَ اَنْ یَقُولُوا لَوْلَٓا اُنْزِلَ عَلَیْهِ كَنْزٌ اَوْ جَٓاءَ مَعَهُ مَلَكٌؕ اِنَّمَٓا اَنْتَ نَذٖیرٌؕ وَاللّٰهُ عَلٰى كُلِّ شَیْءٍ وَكٖیلٌؕ

(Ey Muhammed!) Belki de sen, (müşriklerin) "Ona bir hazine indirilseydi veya beraberinde bir melek gelseydi ya!" demelerinden dolayı sana vahyolunanlardan bir kısmını gözardı edeceksin ve o yüzden göğsün daralacak. Fakat sen, ancak bir uyarıcısın. Allah ise her şeye vekildir.

Çalışmaya geç

Hûd 13 · sayfa 223

اَمْ یَقُولُونَ افْتَرٰیهُؕ قُلْ فَاْتُوا بِعَشْرِ سُوَرٍ مِثْلِهٖ مُفْتَرَیَاتٍ وَادْعُوا مَنِ اسْتَطَعْتُمْ مِنْ دُونِ اللّٰهِ اِنْ كُنْتُمْ صَادِقٖینَ

Yoksa "onu (Kur'an'ı) uydurdu" mu diyorlar? De ki: "Eğer doğru söyleyenler iseniz, haydi Allah'tan başka gücünüzün yettiklerini de (yardıma) çağırıp, siz de onun gibi uydurma on sûre getirin."

Çalışmaya geç

Hûd 14 · sayfa 223

فَاِلَّمْ یَسْتَجٖیبُوا لَكُمْ فَاعْلَمُٓوا اَنَّمَٓا اُنْزِلَ بِعِلْمِ اللّٰهِ وَاَنْ لَٓا اِلٰهَ اِلَّا هُوَۚ فَهَلْ اَنْتُمْ مُسْلِمُونَ

Eğer size (bu konuda) cevap veremedilerse, bilin ki o (Kur'an) ancak Allah'ın ilmiyle indirilmiştir ve O'ndan başka hiçbir ilah yoktur. Artık müslüman oluyor musunuz?

Çalışmaya geç

Hûd 15 · sayfa 223

مَنْ كَانَ یُرٖیدُ الْحَیٰوةَ الدُّنْیَا وَزٖینَتَهَا نُوَفِّ اِلَیْهِمْ اَعْمَالَهُمْ فٖیهَا وَهُمْ فٖیهَا لَا یُبْخَسُونَ

Kim yalnız dünya hayatını ve onun zinetini isterse, biz onlara yaptıklarının karşılığını orada tastamam öderiz. Orada onlar bir eksikliğe uğratılmazlar.

Çalışmaya geç