Nahl 1 · sayfa 267
اَتٰٓى اَمْرُ اللّٰهِ فَلَا تَسْتَعْجِلُوهُؕ سُبْحَانَهُ وَتَعَالٰى عَمَّا یُشْرِكُونَ
Allah'ın emri gelecektir. Artık onun acele gelmesini istemeyin. Allah, onların ortak koştukları şeylerden uzaktır, yücedir.
النَّحْلِ
Okuma 1 / 9 Sonraki
Nahl 1 · sayfa 267
اَتٰٓى اَمْرُ اللّٰهِ فَلَا تَسْتَعْجِلُوهُؕ سُبْحَانَهُ وَتَعَالٰى عَمَّا یُشْرِكُونَ
Allah'ın emri gelecektir. Artık onun acele gelmesini istemeyin. Allah, onların ortak koştukları şeylerden uzaktır, yücedir.
Nahl 2 · sayfa 267
یُنَزِّلُ الْمَلٰٓئِكَةَ بِالرُّوحِ مِنْ اَمْرِهٖ عَلٰى مَنْ یَشَٓاءُ مِنْ عِبَادِهٖٓ اَنْ اَنْذِرُٓوا اَنَّهُ لَٓا اِلٰهَ اِلَّٓا اَنَا࣑ فَاتَّقُونِ
Allah, "Benden başka ilah yoktur. Öyle ise bana karşı gelmekten sakının" diye (insanları) uyarmaları için emrini içeren vahiy ile melekleri kullarından dilediğine indirir.
Nahl 3 · sayfa 267
خَلَقَ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضَ بِالْحَقِّؕ تَعَالٰى عَمَّا یُشْرِكُونَ
Allah, gökleri ve yeri hak ve hikmete uygun olarak yarattı. O, müşriklerin ortak koştukları şeylerden yücedir.
Nahl 4 · sayfa 267
خَلَقَ الْاِنْسَانَ مِنْ نُطْفَةٍ فَاِذَا هُوَ خَصٖیمٌ مُبٖینٌ
İnsanı nutfeden (bir damla sudan) yarattı. Böyle iken bakarsın ki o, Rabbine açık bir hasım kesilmiştir
Nahl 5 · sayfa 267
وَالْاَنْعَامَ خَلَقَهَاۚ لَكُمْ فٖیهَا دِفْءٌ وَمَنَافِعُ وَمِنْهَا تَاْكُلُونَࣕ
Hayvanları da yarattı. Onlarda sizin için bir ısınma ve birçok faydalar vardır. Hem de onlardan yersiniz.
Nahl 6 · sayfa 267
وَلَكُمْ فٖیهَا جَمَالٌ حٖینَ تُرٖیحُونَ وَحٖینَ تَسْرَحُونَࣕ
Onları akşamleyin getirirken, sabahleyin salıverirken de sizin için bir güzellik (ve zevk) vardır.
Nahl 7 · sayfa 268
وَتَحْمِلُ اَثْقَالَكُمْ اِلٰى بَلَدٍ لَمْ تَكُونُوا بَالِغٖیهِ اِلَّا بِشِقِّ الْاَنْفُسِؕ اِنَّ رَبَّكُمْ لَرَؤُ࣒فٌ رَحٖیمٌۙ
Onlar ağırlıklarınızı, sizin ancak zorlukla varabileceğiniz beldelere taşırlar. Şüphesiz Rabbiniz çok esirgeyicidir, çok merhametlidir.
Nahl 8 · sayfa 268
وَالْخَیْلَ وَالْبِغَالَ وَالْحَمٖیرَ لِتَرْكَبُوهَا وَزٖینَةًؕ وَیَخْلُقُ مَا لَا تَعْلَمُونَ
Hem binesiniz diye, hem de süs olarak atları, katırları ve merkepleri de yarattı. Bilemeyeceğiniz daha nice şeyleri de yaratır.
Nahl 9 · sayfa 268
وَعَلَى اللّٰهِ قَصْدُ السَّبٖیلِ وَمِنْهَا جَٓائِرٌؕ وَلَوْ شَٓاءَ لَهَدٰیكُمْ اَجْمَعٖینَࣖ
Doğru yolu göstermek Allah'a aittir. Yolun eğrisi de vardır. Allah dileseydi hepinizi doğru yola iletirdi.
Nahl 10 · sayfa 268
هُوَ الَّذٖٓی اَنْزَلَ مِنَ السَّمَٓاءِ مَٓاءً لَكُمْ مِنْهُ شَرَابٌ وَمِنْهُ شَجَرٌ فٖیهِ تُسٖیمُونَ
O, göklerden sizin için su indirendir. İçilecek su ondandır. Hayvanlarınızı otlattığınız bitkiler de onunla meydana gelir.
Nahl 11 · sayfa 268
یُنْبِتُ لَكُمْ بِهِ الزَّرْعَ وَالزَّیْتُونَ وَالنَّخٖیلَ وَالْاَعْنَابَ وَمِنْ كُلِّ الثَّمَرَاتِؕ اِنَّ فٖی ذٰلِكَ لَاٰیَةً لِقَوْمٍ یَتَفَكَّرُونَ
Allah o su ile size; ekin, zeytin, hurma ağaçları, üzümler ve her türlü meyvelerden bitirir. Elbette bunda düşünen bir kavim için bir ibret vardır.
Nahl 12 · sayfa 268
وَسَخَّرَ لَكُمُ الَّیْلَ وَالنَّهَارَۙ وَالشَّمْسَ وَالْقَمَرَؕ وَالنُّجُومُ مُسَخَّرَاتٌ بِاَمْرِهٖؕ اِنَّ فٖی ذٰلِكَ لَاٰیَاتٍ لِقَوْمٍ یَعْقِلُونَۙ
O, geceyi, gündüzü, güneşi ve ayı sizin hizmetinize verdi. Bütün yıldızlar da O'nun emri ile sizin hizmetinize verilmiştir. Şüphesiz bunlarda aklını kullanan bir millet için ibretler vardır.
Nahl 13 · sayfa 268
وَمَا ذَرَاَ لَكُمْ فِی الْاَرْضِ مُخْتَلِفًا اَلْوَانُهُؕ اِنَّ فٖی ذٰلِكَ لَاٰیَةً لِقَوْمٍ یَذَّكَّرُونَ
Sizin için yeryüzünde çeşitli renk ve biçimlerle yarattığı şeyleri de sizin hizmetinize verdi. Öğüt alan bir toplum için bunda ibretler vardır.
Nahl 14 · sayfa 268
وَهُوَ الَّذٖی سَخَّرَ الْبَحْرَ لِتَاْكُلُوا مِنْهُ لَحْمًا طَرِیًّا وَتَسْتَخْرِجُوا مِنْهُ حِلْیَةً تَلْبَسُونَهَاۚ وَتَرَى الْفُلْكَ مَوَاخِرَ فٖیهِ وَلِتَبْتَغُوا مِنْ فَضْلِهٖ وَلَعَلَّكُمْ تَشْكُرُونَ
O, taze et yemeniz ve takınacağınız süs eşyası çıkarmanız için denizi sizin hizmetinize verendir. Gemilerin orada suyu yara yara gittiğini görürsün. (Bütün bunlar) onun lütfundan nasip aramanız ve şükretmeniz içindir.
Nahl 15 · sayfa 269
وَاَلْقٰى فِی الْاَرْضِ رَوَاسِیَ اَنْ تَمٖیدَ بِكُمْ وَاَنْهَارًا وَسُبُلًا لَعَلَّكُمْ تَهْتَدُونَۙ
Sizi sarsmamasi için yeryüzünde saglam daglar; yolunuzu bulmaniz için de nehirler, yollar ve nice isaretler meydana getirdi. Insanlar yildizlarla da yollarini bulurlar.