Enbiyâ 1 · sayfa 322
اِقْتَرَبَ لِلنَّاسِ حِسَابُهُمْ وَهُمْ فٖی غَفْلَةٍ مُعْرِضُونَۚ
İnsanların hesaba çekilmeleri yaklaştı. Halbuki onlar gaflet içinde yüz çevirmekteler.
الْاَنْبِيَاءِ
Okuma 1 / 8 Sonraki
Enbiyâ 1 · sayfa 322
اِقْتَرَبَ لِلنَّاسِ حِسَابُهُمْ وَهُمْ فٖی غَفْلَةٍ مُعْرِضُونَۚ
İnsanların hesaba çekilmeleri yaklaştı. Halbuki onlar gaflet içinde yüz çevirmekteler.
Enbiyâ 2 · sayfa 322
مَا یَاْتٖیهِمْ مِنْ ذِكْرٍ مِنْ رَبِّهِمْ مُحْدَثٍ اِلَّا اسْتَمَعُوهُ وَهُمْ یَلْعَبُونَۙ
Rab'lerinden kendilerine yeni bir öğüt (bir uyarı) gelmez ki, onlar mutlaka onu alaya alarak, kalpleri de gaflette olarak dinlemesinler. O zulmedenler gizlice şöyle konuştular: "Bu da ancak sizin gibi bir insan. Şimdi siz göz göre göre sihre mi kapılacaksınız?"
Enbiyâ 3 · sayfa 322
لَاهِیَةً قُلُوبُهُمْؕ وَاَسَرُّوا النَّجْوٰىࣗ اَلَّذٖینَ ظَلَمُواࣗ هَلْ هٰذَٓا اِلَّا بَشَرٌ مِثْلُكُمْۚ اَفَتَاْتُونَ السِّحْرَ وَاَنْتُمْ تُبْصِرُونَ
Rab'lerinden kendilerine yeni bir öğüt (bir uyarı) gelmez ki, onlar mutlaka onu alaya alarak, kalpleri de gaflette olarak dinlemesinler. O zulmedenler gizlice şöyle konuştular: "Bu da ancak sizin gibi bir insan. Şimdi siz göz göre göre sihre mi kapılacaksınız?"
Enbiyâ 4 · sayfa 322
قَالَ رَبّٖی یَعْلَمُ الْقَوْلَ فِی السَّمَٓاءِ وَالْاَرْضِؗ وَهُوَ السَّمٖیعُ الْعَلٖیمُ
Peygamber onlara dedi ki: "Rabbim yerdeki ve gökteki her sözü bilir. O hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir."
Enbiyâ 5 · sayfa 322
بَلْ قَالُٓوا اَضْغَاثُ اَحْلَامٍ بَلِ افْتَرٰیهُ بَلْ هُوَ شَاعِرٌۚ فَلْیَاْتِنَا بِاٰیَةٍ كَمَٓا اُرْسِلَ الْاَوَّلُونَ
Onlar, "Hayır, bunlar karma karışık yalancı düşlerdir. Hayır, onu kendisi uydurdu, hayır, o bir şairdir. Eğer böyle değilse önceki peygamberlerin (mucizelerle) gönderildikleri gibi o da bize bir mucize getirsin" dediler.
Enbiyâ 6 · sayfa 322
مَٓا اٰمَنَتْ قَبْلَهُمْ مِنْ قَرْیَةٍ اَهْلَكْنَاهَاۚ اَفَهُمْ یُؤْمِنُونَ
Onlardan önce helak ettiğimiz hiçbir memleket halkı iman etmedi de şimdi bunlar mı iman edecekler?
Enbiyâ 7 · sayfa 322
وَمَٓا اَرْسَلْنَا قَبْلَكَ اِلَّا رِجَالًا نُوحٖٓی اِلَیْهِمْ فَسْـَٔلُٓوا اَهْلَ الذِّكْرِ اِنْ كُنْتُمْ لَا تَعْلَمُونَ
Senden önce de ancak kendilerine vahyettiğimiz bir takım erkekleri peygamber gönderdik. Eğer bilmiyorsanız ilim sahiplerine sorun.
Enbiyâ 8 · sayfa 322
وَمَا جَعَلْنَاهُمْ جَسَدًا لَا یَاْكُلُونَ الطَّعَامَ وَمَا كَانُوا خَالِدٖینَ
Biz onları yemek yemez bir beden yapısında yaratmadık. Onlar ölümsüz de değillerdi.
Enbiyâ 9 · sayfa 322
ثُمَّ صَدَقْنَاهُمُ الْوَعْدَ فَاَنْجَیْنَاهُمْ وَمَنْ نَشَٓاءُ وَاَهْلَكْنَا الْمُسْرِفٖینَ
Sonra onlara verdiğimiz sözü yerine getirdik. Kendilerini ve dilediğimiz kimseleri kurtardık. Haddi aşanları ise helak ettik.
Enbiyâ 10 · sayfa 322
لَقَدْ اَنْزَلْنَٓا اِلَیْكُمْ كِتَابًا فٖیهِ ذِكْرُكُمْؕ اَفَلَا تَعْقِلُونَࣖ
Andolsun, size öyle bir kitap indirdik ki sizin bütün şeref ve şanınız ondadır. Hâlâ aklınızı kullanmayacak mısınız?
Enbiyâ 11 · sayfa 323
وَكَمْ قَصَمْنَا مِنْ قَرْیَةٍ كَانَتْ ظَالِمَةً وَاَنْشَاْنَا بَعْدَهَا قَوْمًا اٰخَرٖینَ
Biz zulmetmekte olan nice memleket kırıp geçirdik ve onlardan sonra başka başka toplumlar meydana getirdik.
Enbiyâ 12 · sayfa 323
فَلَمَّٓا اَحَسُّوا بَاْسَنَٓا اِذَا هُمْ مِنْهَا یَرْكُضُونَؕ
Onlar azabımızı hissedince hemen oradan süratle kaçıyorlardı.
Enbiyâ 13 · sayfa 323
لَا تَرْكُضُوا وَارْجِعُٓوا اِلٰى مَٓا اُتْرِفْتُمْ فٖیهِ وَمَسَاكِنِكُمْ لَعَلَّكُمْ تُسْـَٔلُونَ
Onlara, "Kaçmayın, o içinde şımartıldığınız bolluğa ve yurtlarınıza dönün. Çünkü sorulacaksınız" denildi.
Enbiyâ 14 · sayfa 323
قَالُوا یَا وَیْلَنَٓا اِنَّا كُنَّا ظَالِمٖینَ
"Eyvah bizlere! Bizler gerçekten zalim kimseler idik" dediler.
Enbiyâ 15 · sayfa 323
فَمَا زَالَتْ تِلْكَ دَعْوٰیهُمْ حَتّٰى جَعَلْنَاهُمْ حَصٖیدًا خَامِدٖینَ
Biz onları biçilmiş ekin, sönmüş ateş gibi yapıncaya kadar bu feryatları devam etti.