Mü'minûn 1 · sayfa 342
قَدْ اَفْلَحَ الْمُؤْمِنُونَۙ
Mü'minler gerçekten kurtuluşa ermişlerdir.
الْمُؤْمِنُونَ
Okuma 1 / 8 Sonraki
Mü'minûn 1 · sayfa 342
قَدْ اَفْلَحَ الْمُؤْمِنُونَۙ
Mü'minler gerçekten kurtuluşa ermişlerdir.
Mü'minûn 2 · sayfa 342
اَلَّذٖینَ هُمْ فٖی صَلَاتِهِمْ خَاشِعُونَۙ
Onlar ki, namazlarında derin saygı içindedirler.
Mü'minûn 3 · sayfa 342
وَالَّذٖینَ هُمْ عَنِ اللَّغْوِ مُعْرِضُونَۙ
Onlar ki, faydasız işlerden ve boş sözlerden yüz çevirirler.
Mü'minûn 4 · sayfa 342
وَالَّذٖینَ هُمْ لِلزَّكٰوةِ فَاعِلُونَۙ
Onlar ki, zekatı öderler.
Mü'minûn 5 · sayfa 342
وَالَّذٖینَ هُمْ لِفُرُوجِهِمْ حَافِظُونَۙ
Onlar ki, ırzlarını korurlar.
Mü'minûn 6 · sayfa 342
اِلَّا عَلٰٓى اَزْوَاجِهِمْ اَوْ مَا مَلَكَتْ اَیْمَانُهُمْ فَاِنَّهُمْ غَیْرُ مَلُومٖینَۚ
Ancak eşleri ve ellerinin altında bulunan cariyeleri bunun dışındadır. Onlarla ilişkilerinden dolayı kınanmazlar.
Mü'minûn 7 · sayfa 342
فَمَنِ ابْتَغٰى وَرَٓاءَ ذٰلِكَ فَاُو࣑لٰٓئِكَ هُمُ الْعَادُونَۚ
Kim bunun ötesine geçmek isterse, işte onlar haddi aşanlardır.
Mü'minûn 8 · sayfa 342
وَالَّذٖینَ هُمْ لِاَمَانَاتِهِمْ وَعَهْدِهِمْ رَاعُونَۙ
Yine onlar ki, emanetlerine ve verdikleri sözlere riâyet ederler.
Mü'minûn 9 · sayfa 342
وَالَّذٖینَ هُمْ عَلٰى صَلَوَاتِهِمْ یُحَافِظُونَۘ
Onlar ki, namazlarını kılmağa devam ederler.
Mü'minûn 10 · sayfa 342
اُو࣑لٰٓئِكَ هُمُ الْوَارِثُونَۙ
İşte bunlar varis olanların ta kendileridir.
Mü'minûn 11 · sayfa 342
اَلَّذٖینَ یَرِثُونَ الْفِرْدَوْسَؕ هُمْ فٖیهَا خَالِدُونَ
Onlar Firdevs cennetlerine varis olurlar. Onlar orada ebedî kalacaklardır.
Mü'minûn 12 · sayfa 342
وَلَقَدْ خَلَقْنَا الْاِنْسَانَ مِنْ سُلَالَةٍ مِنْ طٖینٍۚ
Andolsun, biz insanı, çamurdan (süzülmüş) bir özden yarattık.
Mü'minûn 13 · sayfa 342
ثُمَّ جَعَلْنَاهُ نُطْفَةً فٖی قَرَارٍ مَكٖینٍࣕ
Sonra onu az bir su (meni) halinde sağlam bir karargaha (ana rahmine) yerleştirdik.
Mü'minûn 14 · sayfa 342
ثُمَّ خَلَقْنَا النُّطْفَةَ عَلَقَةً فَخَلَقْنَا الْعَلَقَةَ مُضْغَةً فَخَلَقْنَا الْمُضْغَةَ عِظَامًا فَكَسَوْنَا الْعِظَامَ لَحْمًاࣗ ثُمَّ اَنْشَاْنَاهُ خَلْقًا اٰخَرَؕ فَتَبَارَكَ اللّٰهُ اَحْسَنُ الْخَالِقٖینَؕ
Sonra bu az suyu "alaka" haline getirdik. Alakayı da "mudga" yaptık. Bu "mudga"yı da kemiklere dönüştürdük ve bu kemiklere de et giydirdik. Nihayet onu bambaşka bir yaratık olarak ortaya çıkardık. Yaratanların en güzeli olan Allah'ın şânı ne yücedir!
Mü'minûn 15 · sayfa 342
ثُمَّ اِنَّكُمْ بَعْدَ ذٰلِكَ لَمَیِّتُونَؕ
Sonra (ey insanlar) siz bunun ardından muhakkak öleceksiniz.