Şuarâ 1 · sayfa 367
طٰسٓمٓؕ
Ta Sin Mim.
الشُّعَرَاءِ
Okuma 1 / 16 Sonraki
Şuarâ 1 · sayfa 367
طٰسٓمٓؕ
Ta Sin Mim.
Şuarâ 2 · sayfa 367
تِلْكَ اٰیَاتُ الْكِتَابِ الْمُبٖینِ
Bunlar, apaçık Kitab'ın âyetleridir.
Şuarâ 3 · sayfa 367
لَعَلَّكَ بَاخِعٌ نَفْسَكَ اَلَّا یَكُونُوا مُؤْمِنٖینَ
Ey Muhammed! Mü'min olmuyorlar diye adetâ kendini helak edeceksin!
Şuarâ 4 · sayfa 367
اِنْ نَشَاْ نُنَزِّلْ عَلَیْهِمْ مِنَ السَّمَٓاءِ اٰیَةً فَظَلَّتْ اَعْنَاقُهُمْ لَهَا خَاضِعٖینَ
Biz dilesek, onlara gökten bir mucize indiririz de, ona boyun eğmek zorunda kalırlar
Şuarâ 5 · sayfa 367
وَمَا یَاْتٖیهِمْ مِنْ ذِكْرٍ مِنَ الرَّحْمٰنِ مُحْدَثٍ اِلَّا كَانُوا عَنْهُ مُعْرِضٖینَ
Rahmân'dan kendilerine gelen her yeni öğütten mutlaka yüz çevirirler.
Şuarâ 6 · sayfa 367
فَقَدْ كَذَّبُوا فَسَیَاْتٖیهِمْ اَنْبٰٓؤُ࣑ا مَا كَانُوا بِهٖ یَسْتَهْزِؤُ࣒نَ
Onlar (Allah'ın âyetlerini) yalanladılar, fakat alay edegeldikleri şeylerin haberleri başlarına gelecek.
Şuarâ 7 · sayfa 367
اَوَلَمْ یَرَوْا اِلَى الْاَرْضِ كَمْ اَنْبَتْنَا فٖیهَا مِنْ كُلِّ زَوْجٍ كَرٖیمٍ
Yeryüzüne bakmazlar mı, orada her türden nice güzel ve yararlı bitkiler bitirdik.
Şuarâ 8 · sayfa 367
اِنَّ فٖی ذٰلِكَ لَاٰیَةًؕ وَمَا كَانَ اَكْثَرُهُمْ مُؤْمِنٖینَ
Şüphesiz bunlarda (Allah'ın varlığına) bir delil vardır, ama onların çoğu inanmamaktadırlar.
Şuarâ 9 · sayfa 367
وَاِنَّ رَبَّكَ لَهُوَ الْعَزٖیزُ الرَّحٖیمُࣖ
Şüphesiz senin Rabbin, elbette mutlak güç sahibidir, çok merhametlidir.
Şuarâ 10 · sayfa 367
وَاِذْ نَادٰى رَبُّكَ مُوسٰٓى اَنِ ائْتِ الْقَوْمَ الظَّالِمٖینَۙ
Hani Rabbin Mûsâ'ya, "Zalimler topluluğuna, Firavun'un kavmine git! Başlarına geleceklerden hâlâ korkmuyorlar mı?" diye seslenmişti.
Şuarâ 11 · sayfa 367
قَوْمَ فِرْعَوْنَؕ اَلَا یَتَّقُونَ
Hani Rabbin Mûsâ'ya, "Zalimler topluluğuna, Firavun'un kavmine git! Başlarına geleceklerden hâlâ korkmuyorlar mı?" diye seslenmişti.
Şuarâ 12 · sayfa 367
قَالَ رَبِّ اِنّٖٓی اَخَافُ اَنْ یُكَذِّبُونِؕ
Mûsâ şöyle dedi: "Ey Rabbim! Muhakkak ki ben, beni yalanlamalarından korkuyorum."
Şuarâ 13 · sayfa 367
وَیَضٖیقُ صَدْرٖی وَلَا یَنْطَلِقُ لِسَانٖی فَاَرْسِلْ اِلٰى هٰرُونَ
"Göğsüm daralır. Akıcı konuşamam. Onun için, Hârûn'a da peygamberlik ver (ve onu bana yardımcı yap)."
Şuarâ 14 · sayfa 367
وَلَهُمْ عَلَیَّ ذَنْبٌ فَاَخَافُ اَنْ یَقْتُلُونِۚ
"Bir de onlara karşı ben suçlu durumundayım. Bu yüzden onların beni öldürmelerinden korkarım."
Şuarâ 15 · sayfa 367
قَالَ كَلَّاۚ فَاذْهَبَا بِاٰیَاتِنَٓا اِنَّا مَعَكُمْ مُسْتَمِعُونَ
Allah dedi ki, "Hayır, korkma! Mucizelerimizle gidin. Çünkü biz sizinle beraberiz, (her şeyi) işitmekteyiz."