Kur’an çalışması
28

Kasas

الْقَصَصِ

88 âyet iniş 49 cüz 20 sayfa 385

Okuma 1 / 6 Sonraki

Kasas 1 · sayfa 385

طٰسٓمٓؕ

Tâ-Sîn-Mîm.

Çalışmaya geç

Kasas 2 · sayfa 385

تِلْكَ اٰیَاتُ الْكِتَابِ الْمُبٖینِ

Bunlar apaçık Kitab'ın âyetleridir.

Çalışmaya geç

Kasas 3 · sayfa 385

نَتْلُوا عَلَیْكَ مِنْ نَبَاِ مُوسٰى وَفِرْعَوْنَ بِالْحَقِّ لِقَوْمٍ یُؤْمِنُونَ

İman eden bir kavm için Mûsâ ile Firavun'un haberlerinden bir kısmını sana gerçek olarak anlatacağız.

Çalışmaya geç

Kasas 4 · sayfa 385

اِنَّ فِرْعَوْنَ عَلَا فِی الْاَرْضِ وَجَعَلَ اَهْلَهَا شِیَعًا یَسْتَضْعِفُ طَٓائِفَةً مِنْهُمْ یُذَبِّـحُ اَبْنَٓاءَهُمْ وَیَسْتَحْيٖ نِسَٓاءَهُمْؕ اِنَّهُ كَانَ مِنَ الْمُفْسِدٖینَ

Şüphe yok ki, Firavun yeryüzünde (ülkesinde) büyüklük taslamış ve ora halkını sınıflara ayırmıştı. Onlardan bir kesimi eziyor, oğullarını boğazlıyor, kadınlarını ise sağ bırakıyordu. Şüphesiz o bozgunculardandı.

Çalışmaya geç

Kasas 5 · sayfa 385

وَنُرٖیدُ اَنْ نَمُنَّ عَلَى الَّذٖینَ اسْتُضْعِفُوا فِی الْاَرْضِ وَنَجْعَلَهُمْ اَئِمَّةً وَنَجْعَلَهُمُ الْوَارِثٖینَۙ

Biz ise, istiyorduk ki yeryüzünde ezilmekte olanlara lütufta bulunalım, onları önderler yapalım ve onları varisler kılalım.

Çalışmaya geç

Kasas 6 · sayfa 386

وَنُمَكِّنَ لَهُمْ فِی الْاَرْضِ وَنُرِیَ فِرْعَوْنَ وَهَامَانَ وَجُنُودَهُمَا مِنْهُمْ مَا كَانُوا یَحْذَرُونَ

Yeryüzünde onları kudret sahibi kılalım ve onların eliyle Firavun'a, Hâmân'a ve ordularına, çekinegeldikleri şeyleri gösterelim.

Çalışmaya geç

Kasas 7 · sayfa 386

وَاَوْحَیْنَٓا اِلٰٓى اُمِّ مُوسٰٓى اَنْ اَرْضِعٖیهِۚ فَاِذَا خِفْتِ عَلَیْهِ فَاَلْقٖیهِ فِی الْیَمِّ وَلَا تَخَافٖی وَلَا تَحْزَنٖیۚ اِنَّا رَٓادُّوهُ اِلَیْكِ وَجَاعِلُوهُ مِنَ الْمُرْسَلٖینَ

Mûsâ'nın annesine, "Onu emzir, başına bir şey gelmesinden korktuğun zaman onu denize (Nil'e) bırak, korkma, üzülme. Çünkü biz onu sana döndüreceğiz ve onu peygamberlerden kılacağız" diye ilham ettik.

Çalışmaya geç

Kasas 8 · sayfa 386

فَالْتَقَطَهُٓ اٰلُ فِرْعَوْنَ لِیَكُونَ لَهُمْ عَدُوًّا وَحَزَنًاؕ اِنَّ فِرْعَوْنَ وَهَامَانَ وَجُنُودَهُمَا كَانُوا خَاطِـٖٔینَ

Nihayet Firavun ailesi kendilerine düşman ve üzüntü kaynağı olacak olan o çocuğu bulup aldı. Şüphesiz Firavun, (veziri) Hâmân ve onların askerleri hata yapıyorlardı.

Çalışmaya geç

Kasas 9 · sayfa 386

وَقَالَتِ امْرَاَتُ فِرْعَوْنَ قُرَّتُ عَیْنٍ لٖی وَلَكَؕ لَا تَقْتُلُوهُࣗ عَسٰٓى اَنْ یَنْفَعَنَٓا اَوْ نَتَّخِذَهُ وَلَدًا وَهُمْ لَا یَشْعُرُونَ

Firavun'un karısı şöyle dedi: "Bana da, sana da göz aydınlığı (bir çocuk)! Sakın onu öldürmeyin. Belki bize faydası dokunur, ya da onu evlat ediniriz." Oysaki onlar (olacak şeylerin) farkında değillerdi.

Çalışmaya geç

Kasas 10 · sayfa 386

وَاَصْبَحَ فُؤَادُ اُمِّ مُوسٰى فَارِغًاؕ اِنْ كَادَتْ لَتُبْدٖی بِهٖ لَوْلَٓا اَنْ رَبَطْنَا عَلٰى قَلْبِهَا لِتَكُونَ مِنَ الْمُؤْمِنٖینَ

Mûsâ'nın anasının kalbi bomboş kaldı. Eğer biz (çocuğu ile ilgili sözümüze) inancını koruması için kalbine güç vermeseydik, neredeyse bunu açıklayacaktı.

Çalışmaya geç

Kasas 11 · sayfa 386

وَقَالَتْ لِاُخْتِهٖ قُصّٖیهِؗ فَبَصُرَتْ بِهٖ عَنْ جُنُبٍ وَهُمْ لَا یَشْعُرُونَۙ

Annesi, Mûsâ'nın kız kardeşine, "Onu takip et" dedi. O da Mûsâ'yı, onlar farkına varmadan uzaktan gözledi.

Çalışmaya geç

Kasas 12 · sayfa 386

وَحَرَّمْنَا عَلَیْهِ الْمَرَاضِعَ مِنْ قَبْلُ فَقَالَتْ هَلْ اَدُلُّكُمْ عَلٰٓى اَهْلِ بَیْتٍ یَكْفُلُونَهُ لَكُمْ وَهُمْ لَهُ نَاصِحُونَ

Biz, daha önce onun, süt analarının sütünü emmemesini sağladık. Kız kardeşi, "Size onun bakımını, sizin adınıza üslenecek ve ona içtenlik ve şefkatle davranacak bir aile göstereyim mi?" dedi.

Çalışmaya geç

Kasas 13 · sayfa 386

فَرَدَدْنَاهُ اِلٰٓى اُمِّهٖ كَیْ تَقَرَّ عَیْنُهَا وَلَا تَحْزَنَ وَلِتَعْلَمَ اَنَّ وَعْدَ اللّٰهِ حَقٌّ وَلٰكِنَّ اَكْثَرَهُمْ لَا یَعْلَمُونَࣖ

Böylece biz, anasının gözü aydın olsun ve üzülmesin, Allah'ın va'dinin hak olduğunu bilsin diye onu anasına geri döndürdük. Fakat onların pek çoğu bunu bilmezler.

Çalışmaya geç

Kasas 14 · sayfa 387

وَلَمَّا بَلَغَ اَشُدَّهُ وَاسْتَوٰٓى اٰتَیْنَاهُ حُكْمًا وَعِلْمًاؕ وَكَذٰلِكَ نَجْزِی الْمُحْسِنٖینَ

Mûsâ olgunluk çağına ulaşıp gelişimini tamamlayınca biz ona ilim ve hikmet verdik. Biz iyilik edenleri böyle mükafatlandırırız.

Çalışmaya geç

Kasas 15 · sayfa 387

وَدَخَلَ الْمَدٖینَةَ عَلٰى حٖینِ غَفْلَةٍ مِنْ اَهْلِهَا فَوَجَدَ فٖیهَا رَجُلَیْنِ یَقْتَتِلَانِؗ هٰذَا مِنْ شٖیعَتِهٖ وَهٰذَا مِنْ عَدُوِّهٖۚ فَاسْتَغَاثَهُ الَّذٖی مِنْ شٖیعَتِهٖ عَلَى الَّذٖی مِنْ عَدُوِّهٖۙ فَوَكَزَهُ مُوسٰى فَقَضٰى عَلَیْهِؗ قَالَ هٰذَا مِنْ عَمَلِ الشَّیْطَانِؕ اِنَّهُ عَدُوٌّ مُضِلٌّ مُبٖینٌ

Mûsâ halkın habersiz olduğu bir sırada şehre girdi. Orada biri kendi tarafından, diğeri düşmanı tarafından; kavga eden iki adam gördü. Kendi tarafından olan, düşmanına karşı ondan yardım istedi. Mûsâ da ona bir yumruk indirip onu öldürdü. Mûsâ, "Bu şeytanın işidir. O gerçekten apaçık bir saptırıcı düşmandır" dedi.

Çalışmaya geç