Rûm 1 · sayfa 404
الٓمٓࣞ
Elif Lâm Mîm.
الرُّومِ
Okuma 1 / 4 Sonraki
Rûm 1 · sayfa 404
الٓمٓࣞ
Elif Lâm Mîm.
Rûm 2 · sayfa 404
غُلِبَتِ الرُّومُۙ
Rumlar, yakın bir yerde yenilgiye uğratıldılar. Onlar yenilgilerinden sonra birkaç yıl içinde galip geleceklerdir. Önce de, sonra da emir Allah'ındır. O gün Allah'ın (Rumlara) zafer vermesiyle mü'minler sevinecektir. Allah dilediğine yardım eder. O, mutlak güç sahibidir, çok merhametlidir.
Rûm 3 · sayfa 404
فٖٓی اَدْنَى الْاَرْضِ وَهُمْ مِنْ بَعْدِ غَلَبِهِمْ سَیَغْلِبُونَۙ
Rumlar, yakın bir yerde yenilgiye uğratıldılar. Onlar yenilgilerinden sonra birkaç yıl içinde galip geleceklerdir. Önce de, sonra da emir Allah'ındır. O gün Allah'ın (Rumlara) zafer vermesiyle mü'minler sevinecektir. Allah dilediğine yardım eder. O, mutlak güç sahibidir, çok merhametlidir.
Rûm 4 · sayfa 404
فٖی بِضْعِ سِنٖینَؕ لِلّٰهِ الْاَمْرُ مِنْ قَبْلُ وَمِنْ بَعْدُؕ وَیَوْمَئِذٍ یَفْرَحُ الْمُؤْمِنُونَۙ
Rumlar, yakın bir yerde yenilgiye uğratıldılar. Onlar yenilgilerinden sonra birkaç yıl içinde galip geleceklerdir. Önce de, sonra da emir Allah'ındır. O gün Allah'ın (Rumlara) zafer vermesiyle mü'minler sevinecektir. Allah dilediğine yardım eder. O, mutlak güç sahibidir, çok merhametlidir.
Rûm 5 · sayfa 404
بِنَصْرِ اللّٰهِؕ یَنْصُرُ مَنْ یَشَٓاءُؕ وَهُوَ الْعَزٖیزُ الرَّحٖیمُ
Rumlar, yakın bir yerde yenilgiye uğratıldılar. Onlar yenilgilerinden sonra birkaç yıl içinde galip geleceklerdir. Önce de, sonra da emir Allah'ındır. O gün Allah'ın (Rumlara) zafer vermesiyle mü'minler sevinecektir. Allah dilediğine yardım eder. O, mutlak güç sahibidir, çok merhametlidir.
Rûm 6 · sayfa 405
وَعْدَ اللّٰهِؕ لَا یُخْلِفُ اللّٰهُ وَعْدَهُ وَلٰكِنَّ اَكْثَرَ النَّاسِ لَا یَعْلَمُونَ
Allah (onlara zafer konusunda) bir vaadde bulunmuştur. Allah vaadinden dönmez. Fakat insanların çoğu bilmezler.
Rûm 7 · sayfa 405
یَعْلَمُونَ ظَاهِرًا مِنَ الْحَیٰوةِ الدُّنْیَاۚ وَهُمْ عَنِ الْاٰخِرَةِ هُمْ غَافِلُونَ
Onlar dünya hayatının ancak dış yönünü bilirler. Ahiret konusunda ise tamamen gaflettedirler.
Rûm 8 · sayfa 405
اَوَلَمْ یَتَفَكَّرُوا فٖٓی اَنْفُسِهِمْࣞ مَا خَلَقَ اللّٰهُ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضَ وَمَا بَیْنَهُمَٓا اِلَّا بِالْحَقِّ وَاَجَلٍ مُسَمًّىؕ وَاِنَّ كَثٖیرًا مِنَ النَّاسِ بِلِقَٓائِ࣑ رَبِّهِمْ لَكَافِرُونَ
Onlar, kendi nefisleri(nin yaratılış incelikleri) hakkında hiç düşünmediler mi? Hem Allah gökler ile yeri ve ikisi arasındakileri ancak hak ve hikmete uygun olarak ve belirli bir süre için yaratmıştır. Şüphesiz insanların birçoğu Rablerine kavuşacaklarını inkar ediyorlar.
Rûm 9 · sayfa 405
اَوَلَمْ یَسٖیرُوا فِی الْاَرْضِ فَیَنْظُرُوا كَیْفَ كَانَ عَاقِبَةُ الَّذٖینَ مِنْ قَبْلِهِمْؕ كَانُٓوا اَشَدَّ مِنْهُمْ قُوَّةً وَاَثَارُوا الْاَرْضَ وَعَمَرُوهَٓا اَكْثَرَ مِمَّا عَمَرُوهَا وَجَٓاءَتْهُمْ رُسُلُهُمْ بِالْبَیِّنَاتِؕ فَمَا كَانَ اللّٰهُ لِیَظْلِمَهُمْ وَلٰكِنْ كَانُٓوا اَنْفُسَهُمْ یَظْلِمُونَؕ
(Yine) onlar, yeryüzünde dolaşıp kendilerinden öncekilerin sonunun nasıl olduğuna bakmadılar mı? Onlar kendilerinden daha kuvvetli idiler. Yeryüzünü sürüp işlemişler ve orayı kendilerinin imar ettiğinden daha çok imar etmişlerdi. Onlara da peygamberleri apaçık deliller getirmişlerdi. Allah onlara asla zulmediyor değildi. Fakat onlar kendilerine zulmediyorlardı.
Rûm 10 · sayfa 405
ثُمَّ كَانَ عَاقِبَةَ الَّذٖینَ اَسَٓاؤُا السُّٓوآٰى اَنْ كَذَّبُوا بِاٰیَاتِ اللّٰهِ وَكَانُوا بِهَا یَسْتَهْزِؤُ࣒نَࣖ
Sonra, Allah'ın âyetlerini yalanladıkları ve onlarla alay etmekte oldukları için, kötülük işleyenin sonu daha da kötü oldu.
Rûm 11 · sayfa 405
اَللّٰهُ یَبْدَؤُا الْخَلْقَ ثُمَّ یُعٖیدُهُ ثُمَّ اِلَیْهِ تُرْجَعُونَ
Allah, başlangıçta yaratmayı yapar, sonra onu tekrar eder. Sonra da yalnız ona döndürüleceksiniz.
Rûm 12 · sayfa 405
وَیَوْمَ تَقُومُ السَّاعَةُ یُبْلِسُ الْمُجْرِمُونَ
Kıyametin kopacağı günde suçlular hayal kırıklığı içinde ümitsizliğe düşeceklerdir.
Rûm 13 · sayfa 405
وَلَمْ یَكُنْ لَهُمْ مِنْ شُرَكَٓائِهِمْ شُفَعٰٓؤُ࣑ا وَكَانُوا بِشُرَكَٓائِهِمْ كَافِرٖینَ
Onların, Allah'a koştukları ortaklardan kendileri için şefaatçılar da olmayacaktır. Artık onlar ortak koştukları şeyleri de inkar ederler.
Rûm 14 · sayfa 405
وَیَوْمَ تَقُومُ السَّاعَةُ یَوْمَئِذٍ یَتَفَرَّقُونَ
Kıyametin kopacağı gün, işte o gün mü'minler ve kâfirler birbirinden ayrılacaklardır.
Rûm 15 · sayfa 405
فَاَمَّا الَّذٖینَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ فَهُمْ فٖی رَوْضَةٍ یُحْبَرُونَ
İman edip salih ameller işleyenlere gelince, işte onlar cennet bahçelerinde sevindirilirler