Secde 1 · sayfa 415
الٓـمٓࣞ
Elif Lâm Mîm.
السَّجْدَةِ
Okuma 1 / 2 Sonraki
Secde 1 · sayfa 415
الٓـمٓࣞ
Elif Lâm Mîm.
Secde 2 · sayfa 415
تَنْزٖیلُ الْكِتَابِ لَا رَیْبَ فٖیهِ مِنْ رَبِّ الْعَالَمٖینَؕ
Kendisinde hiçbir şüphe bulunmayan bu Kitab'ın indirilişi, âlemlerin Rabbi tarafındandır.
Secde 3 · sayfa 415
اَمْ یَقُولُونَ افْتَرٰیهُۚ بَلْ هُوَ الْحَقُّ مِنْ رَبِّكَ لِتُنْذِرَ قَوْمًا مَٓا اَتٰیهُمْ مِنْ نَذٖیرٍ مِنْ قَبْلِكَ لَعَلَّهُمْ یَهْتَدُونَ
Yoksa "Onu Muhammed uydurdu" mu diyorlar? Hayır o, kendilerine senden önce hiçbir uyarıcı gelmemiş olan bir kavmi uyarman için, doğru yolu bulsunlar diye Rabbin tarafından indirilmiş gerçektir.
Secde 4 · sayfa 415
اَللّٰهُ الَّذٖی خَلَقَ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضَ وَمَا بَیْنَهُمَا فٖی سِتَّةِ اَیَّامٍ ثُمَّ اسْتَوٰى عَلَى الْعَرْشِؕ مَا لَكُمْ مِنْ دُونِهٖ مِنْ وَلِیٍّ وَلَا شَفٖیعٍؕ اَفَلَا تَتَذَكَّرُونَ
Allah, gökleri ve yeri, ikisi arasındakileri altı gün içinde (altı evrede) yaratan sonra da Arş'a kurulandır. Sizin için ondan başka hiçbir dost, hiçbir şefaatçi yoktur. Hâlâ düşünüp öğüt almayacak mısınız?
Secde 5 · sayfa 415
یُدَبِّرُ الْاَمْرَ مِنَ السَّمَٓاءِ اِلَى الْاَرْضِ ثُمَّ یَعْرُجُ اِلَیْهِ فٖی یَوْمٍ كَانَ مِقْدَارُهُٓ اَلْفَ سَنَةٍ مِمَّا تَعُدُّونَ
Gökten yere kadar bütün işleri Allah yürütür. Sonra bu işler, süresi sizin hesabınızla bin yıl olan bir günde ona yükselir.
Secde 6 · sayfa 415
ذٰلِكَ عَالِمُ الْغَیْبِ وَالشَّهَادَةِ الْعَزٖیزُ الرَّحٖیمُۙ
İşte Allah gaybı da görünen âlemi de bilendir, mutlak güç sahibidir, çok merhametlidir.
Secde 7 · sayfa 415
اَلَّذٖٓی اَحْسَنَ كُلَّ شَیْءٍ خَلَقَهُ وَبَدَاَ خَلْقَ الْاِنْسَانِ مِنْ طٖینٍۚ
O ki, yarattığı her şeyi güzel yaptı. İnsanı yaratmaya da çamurdan başladı.
Secde 8 · sayfa 415
ثُمَّ جَعَلَ نَسْلَهُ مِنْ سُلَالَةٍ مِنْ مَٓاءٍ مَهٖینٍۚ
Sonra onun neslini bir öz sudan, değersiz bir sudan yarattı.
Secde 9 · sayfa 415
ثُمَّ سَوّٰیهُ وَنَفَخَ فٖیهِ مِنْ رُوحِهٖ وَجَعَلَ لَكُمُ السَّمْعَ وَالْاَبْصَارَ وَالْاَفْــِٔدَةَؕ قَلٖیلًا مَا تَشْكُرُونَ
Sonra onu şekillendirip ona ruhundan üfledi. Sizin için işitme, görme ve idrak duygularını yarattı. Ne kadar az şükrediyorsunuz!
Secde 10 · sayfa 415
وَقَالُٓوا ءَاِذَا ضَلَلْنَا فِی الْاَرْضِ ءَاِنَّا لَفٖی خَلْقٍ جَدٖیدٍؕ بَلْ هُمْ بِلِقَٓاءِ رَبِّهِمْ كَافِرُونَ
(Kâfirler dediler ki:) "Biz toprakta yok olduktan sonra mı, biz mi yeniden yaratılacakmışız? Hayır, onlar Rablerine kavuşmayı inkar etmektedirler.
Secde 11 · sayfa 415
قُلْ یَتَوَفّٰیكُمْ مَلَكُ الْمَوْتِ الَّذٖی وُكِّلَ بِكُمْ ثُمَّ اِلٰى رَبِّكُمْ تُرْجَعُونَࣖ
De ki: "Sizin için görevlendirilen ölüm meleği canınızı alacak, sonra Rabbinize döndürüleceksiniz."
Secde 12 · sayfa 416
وَلَوْ تَرٰٓى اِذِ الْمُجْرِمُونَ نَاكِسُوا رُؤُ࣒سِهِمْ عِنْدَ رَبِّهِمْؕ رَبَّنَٓا اَبْصَرْنَا وَسَمِعْنَا فَارْجِعْنَا نَعْمَلْ صَالِحًا اِنَّا مُوقِنُونَ
Suçlular Rablerinin huzurunda boyunlarını büküp, "Rabbimiz! (Gerçeği) gördük ve işittik. Artık şimdi bizi (dünyaya) döndür ki, salih amel işleyelim. Biz artık kesin olarak inanmaktayız" dedikleri vakit, (onları) bir görsen!
Secde 13 · sayfa 416
وَلَوْ شِئْنَا لَاٰتَیْنَا كُلَّ نَفْسٍ هُدٰیهَا وَلٰكِنْ حَقَّ الْقَوْلُ مِنّٖی لَاَمْلَــَٔنَّ جَهَنَّمَ مِنَ الْجِنَّةِ وَالنَّاسِ اَجْمَعٖینَ
Eğer dileseydik herkese hidayetini verirdik. Fakat benim, "Andolsun, cehennemi hem cinlerden hem de insanlardan dolduracağım" sözüm gerçekleşecektir.
Secde 14 · sayfa 416
فَذُوقُوا بِمَا نَسٖیتُمْ لِقَٓاءَ یَوْمِكُمْ هٰذَاۚ اِنَّا نَسٖینَاكُمْ وَذُوقُوا عَذَابَ الْخُلْدِ بِمَا كُنْتُمْ تَعْمَلُونَ
(Onlara şöyle denilecek:) "O halde bu gününüze kavuşmayı unutmanıza karşılık azabı tadın. Biz de sizi unuttuk. Yapmakta olduklarınıza karşılık ebedi azabı tadın."
Secde 15 · sayfa 416
اِنَّمَا یُؤْمِنُ بِاٰیَاتِنَا الَّذٖینَ اِذَا ذُكِّرُوا بِهَا خَرُّوا سُجَّدًا وَسَبَّحُوا بِحَمْدِ رَبِّهِمْ وَهُمْ لَا یَسْتَكْبِرُونَ
Bizim âyetlerimize ancak, kendilerine bu âyetlerle öğüt verildiği zaman secdeye kapanan, kibirlenmeksizin Rablerine hamd ederek tespih edenler inanırlar.