Sâffât 1 · sayfa 446
وَالصَّٓافَّاتِ صَفًّاۙ
Saf bağlayıp duranlara, haykırarak sevk edenlere ve zikri (Allah'ın kelâmını) okuyanlara andolsun ki, sizin ilahınız gerçekten bir tek ilahtır.
الصَّاۤفَّاتِ
Okuma 1 / 13 Sonraki
Sâffât 1 · sayfa 446
وَالصَّٓافَّاتِ صَفًّاۙ
Saf bağlayıp duranlara, haykırarak sevk edenlere ve zikri (Allah'ın kelâmını) okuyanlara andolsun ki, sizin ilahınız gerçekten bir tek ilahtır.
Sâffât 2 · sayfa 446
فَالزَّاجِرَاتِ زَجْرًاۙ
Saf bağlayıp duranlara, haykırarak sevk edenlere ve zikri (Allah'ın kelâmını) okuyanlara andolsun ki, sizin ilahınız gerçekten bir tek ilahtır.
Sâffât 3 · sayfa 446
فَالتَّالِیَاتِ ذِكْرًاۙ
Saf bağlayıp duranlara, haykırarak sevk edenlere ve zikri (Allah'ın kelâmını) okuyanlara andolsun ki, sizin ilahınız gerçekten bir tek ilahtır.
Sâffât 4 · sayfa 446
اِنَّ اِلٰهَكُمْ لَوَاحِدٌؕ
Saf bağlayıp duranlara, haykırarak sevk edenlere ve zikri (Allah'ın kelâmını) okuyanlara andolsun ki, sizin ilahınız gerçekten bir tek ilahtır.
Sâffât 5 · sayfa 446
رَبُّ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ وَمَا بَیْنَهُمَا وَرَبُّ الْمَشَارِقِؕ
O, göklerin, yerin ve ikisi arasındakilerin Rabbidir. Doğuların da (Batıların da) Rabbidir.
Sâffât 6 · sayfa 446
اِنَّا زَیَّنَّا السَّمَٓاءَ الدُّنْیَا بِزٖینَةٍࣙ الْكَوَاكِبِۙ
Biz en yakın göğü zinetlerle, yıldızlarla donattık.
Sâffât 7 · sayfa 446
وَحِفْظًا مِنْ كُلِّ شَیْطَانٍ مَارِدٍۚ
Onu itaatten çıkan her şeytandan koruduk.
Sâffât 8 · sayfa 446
لَا یَسَّمَّعُونَ اِلَى الْمَلَاِ الْاَعْلٰى وَیُقْذَفُونَ مِنْ كُلِّ جَانِبٍࣗ
Onlar, yüce topluluğu (ileri gelen melekler topluluğunu) dinleyemezler. Kovulmaları için her taraftan taşa tutulurlar. Onlar için sürekli bir azap da vardır.
Sâffât 9 · sayfa 446
دُحُورًا وَلَهُمْ عَذَابٌ وَاصِبٌۙ
Onlar, yüce topluluğu (ileri gelen melekler topluluğunu) dinleyemezler. Kovulmaları için her taraftan taşa tutulurlar. Onlar için sürekli bir azap da vardır.
Sâffât 10 · sayfa 446
اِلَّا مَنْ خَطِفَ الْخَطْفَةَ فَاَتْبَعَهُ شِهَابٌ ثَاقِبٌ
Ancak onlardan söz kapan olur. Onu da delip geçen bir alev izler (ve yok eder).
Sâffât 11 · sayfa 446
فَاسْتَفْتِهِمْ اَهُمْ اَشَدُّ خَلْقًا اَمْ مَنْ خَلَقْنَاؕ اِنَّا خَلَقْنَاهُمْ مِنْ طٖینٍ لَازِبٍ
(Ey Muhammed!) Şimdi sen onlara sor: "Kendilerini yaratmak mı daha zor, yoksa yarattığımız diğer şeyleri yaratmak mı? Şüphesiz biz onları yapışkan bir çamurdan yarattık.
Sâffât 12 · sayfa 446
بَلْ عَجِبْتَ وَیَسْخَرُونَࣕ
Hayır, sen (onların haline) şaştın onlar ise alay ediyorlar.
Sâffât 13 · sayfa 446
وَاِذَا ذُكِّرُوا لَا یَذْكُرُونَࣕ
Kendilerine öğüt verildiği zaman öğüt almıyorlar.
Sâffât 14 · sayfa 446
وَاِذَا رَاَوْا اٰیَةً یَسْتَسْخِرُونَࣕ
Bir mucize gördükleri zaman onu alaya alıyorlar.
Sâffât 15 · sayfa 446
وَقَالُٓوا اِنْ هٰذَٓا اِلَّا سِحْرٌ مُبٖینٌۚ
(Dediler ki:) "Bu bir büyüden başka bir şey değildir."