Kur’an çalışması
39

Zümer

الزُّمَرِ

75 âyet iniş 59 cüz 23 sayfa 458

Okuma 1 / 5 Sonraki

Zümer 1 · sayfa 458

تَنْزٖیلُ الْكِتَابِ مِنَ اللّٰهِ الْعَزٖیزِ الْحَكٖیمِ

Kitab'ın indirilmesi mutlak güç sahibi, hüküm ve hikmet sahibi Allah tarafındandır.

Çalışmaya geç

Zümer 2 · sayfa 458

اِنَّٓا اَنْزَلْنَٓا اِلَیْكَ الْكِتَابَ بِالْحَقِّ فَاعْبُدِ اللّٰهَ مُخْلِصًا لَهُ الدّٖینَؕ

(Ey Muhammed!) Şüphesiz biz o Kitab'ı sana hak olarak indirdik. Öyle ise sen de dini Allah'a has kılarak O'na kulluk et.

Çalışmaya geç

Zümer 3 · sayfa 458

اَلَا لِلّٰهِ الدّٖینُ الْخَالِصُؕ وَالَّذٖینَ اتَّخَذُوا مِنْ دُونِهٖٓ اَوْلِیَٓاءَۘ مَا نَعْبُدُهُمْ اِلَّا لِیُقَرِّبُونَٓا اِلَى اللّٰهِ زُلْفٰىؕ اِنَّ اللّٰهَ یَحْكُمُ بَیْنَهُمْ فٖی مَا هُمْ فٖیهِ یَخْتَلِفُونَؕ اِنَّ اللّٰهَ لَا یَهْدٖی مَنْ هُوَ كَاذِبٌ كَفَّارٌ

İyi bilin ki, halis din yalnız Allah'ındır. Onu bırakıp da başka dostlar edinenler, "Biz onlara sadece, bizi Allah'a daha çok yaklaştırsınlar diye ibadet ediyoruz" diyorlar. Şüphesiz Allah ayrılığa düştükleri şeyler konusunda aralarında hüküm verecektir. Şüphesiz Allah yalancı ve nankör olanları doğru yola iletmez.

Çalışmaya geç

Zümer 4 · sayfa 458

لَوْ اَرَادَ اللّٰهُ اَنْ یَتَّخِذَ وَلَدًا لَاصْطَفٰى مِمَّا یَخْلُقُ مَا یَشَٓاءُۙ سُبْحَانَهُؕ هُوَ اللّٰهُ الْوَاحِدُ الْقَهَّارُ

Eğer Allah bir çocuk edinmek isteseydi, yarattıklarından dilediğini seçerdi. O bundan uzaktır, yücedir. O bir ve her şey üzerinde mutlak otorite sahibi olan Allah'tır.

Çalışmaya geç

Zümer 5 · sayfa 458

خَلَقَ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضَ بِالْحَقِّۚ یُكَوِّرُ الَّیْلَ عَلَى النَّهَارِ وَیُكَوِّرُ النَّهَارَ عَلَى الَّیْلِ وَسَخَّرَ الشَّمْسَ وَالْقَمَرَؕ كُلٌّ یَجْرٖی لِاَجَلٍ مُسَمًّىؕ اَلَا هُوَ الْعَزٖیزُ الْغَفَّارُ

Gökleri ve yeri hak ve hikmete uygun olarak yaratmıştır. Geceyi gündüzün üzerine örtüyor, gündüzü de gecenin üzerine örtüyor. Güneşi ve ayı da koyduğu kanunlara boyun eğdirmiştir. Bunların her biri belli bir zamana kadar akıp gitmektedir. İyi bilin ki, o mutlak güç sahibidir, çok bağışlayandır.

Çalışmaya geç

Zümer 6 · sayfa 459

خَلَقَكُمْ مِنْ نَفْسٍ وَاحِدَةٍ ثُمَّ جَعَلَ مِنْهَا زَوْجَهَا وَاَنْزَلَ لَكُمْ مِنَ الْاَنْعَامِ ثَمَانِیَةَ اَزْوَاجٍؕ یَخْلُقُكُمْ فٖی بُطُونِ اُمَّهَاتِكُمْ خَلْقًا مِنْ بَعْدِ خَلْقٍ فٖی ظُلُمَاتٍ ثَلٰثٍؕ ذٰلِكُمُ اللّٰهُ رَبُّكُمْ لَهُ الْمُلْكُؕ لَٓا اِلٰهَ اِلَّا هُوَۚ فَاَنّٰى تُصْرَفُونَ

O, sizi bir tek nefisten yarattı. Sonra ondan eşini var etti. Sizin için hayvanlardan (erkek ve dişi olarak) sekiz eş yarattı. Sizi annelerinizin karnında bir yaratılıştan öbürüne geçirerek üç (kat) karanlık içinde oluşturuyor. İşte Rabbiniz olan Allah budur. Mülk (mutlak hakimiyet) yalnız onundur. Ondan başka hiçbir ilah yoktur. O halde nasıl oluyor da haktan döndürülüyorsunuz?

Çalışmaya geç

Zümer 7 · sayfa 459

اِنْ تَكْفُرُوا فَاِنَّ اللّٰهَ غَنِیٌّ عَنْكُمْ وَلَا یَرْضٰى لِعِبَادِهِ الْكُفْرَۚ وَاِنْ تَشْكُرُوا یَرْضَهُ࣑ لَكُمْؕ وَلَا تَزِرُ وَازِرَةٌ وِزْرَ اُخْرٰىؕ ثُمَّ اِلٰى رَبِّكُمْ مَرْجِعُكُمْ فَیُنَبِّئُكُمْ بِمَا كُنْتُمْ تَعْمَلُونَؕ اِنَّهُ عَلٖیمٌ بِذَاتِ الصُّدُورِ

Eğer inkar ederseniz şüphesiz ki Allah sizin iman etmenize muhtaç değildir. Ama kullarının inkar etmesine razı olmaz. Eğer şükrederseniz sizin için buna razı olur. Hiçbir günahkâr başka bir günahkârın yükünü yüklenmez. Sonra dönüşünüz ancak Rabbinizedir. O da size yaptıklarınızı haber verir. Çünkü O göğüslerin özünü (kalplerde olanı) hakkıyla bilir.

Çalışmaya geç

Zümer 8 · sayfa 459

وَاِذَا مَسَّ الْاِنْسَانَ ضُرٌّ دَعَا رَبَّهُ مُنٖیبًا اِلَیْهِ ثُمَّ اِذَا خَوَّلَهُ نِعْمَةً مِنْهُ نَسِیَ مَا كَانَ یَدْعُٓوا اِلَیْهِ مِنْ قَبْلُ وَجَعَلَ لِلّٰهِ اَنْدَادًا لِیُضِلَّ عَنْ سَبٖیلِهٖؕ قُلْ تَمَتَّعْ بِكُفْرِكَ قَلٖیلًاࣗ اِنَّكَ مِنْ اَصْحَابِ النَّارِ

İnsana bir zarar dokunduğu zaman Rabbine yönelerek O'na yalvarır. Sonra kendi tarafından ona bir nimet verdiği zaman daha önce ona yalvardığını unutur ve Allah'ın yolundan saptırmak için O'na eşler koşar. De ki: "Küfrünle az bir süre yaşayıp geçin! Şüphesiz sen cehennemliklerdensin."

Çalışmaya geç

Zümer 9 · sayfa 459

اَمَّنْ هُوَ قَانِتٌ اٰنَٓاءَ الَّیْلِ سَاجِدًا وَقَٓائِمًا یَحْذَرُ الْاٰخِرَةَ وَیَرْجُوا رَحْمَةَ رَبِّهٖؕ قُلْ هَلْ یَسْتَوِی الَّذٖینَ یَعْلَمُونَ وَالَّذٖینَ لَا یَعْلَمُونَؕ اِنَّمَا یَتَذَكَّرُ اُو࣑لُوا الْاَلْبَابِࣖ

(Böyle bir kimse mi Allah katında makbuldür,) yoksa gece vakitlerinde, secde halinde ve ayakta, ahiretten korkarak ve Rabbinin rahmetini umarak itaat ve kulluk eden mi? De ki: "Hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu?" Ancak akıl sahipleri öğüt alırlar.

Çalışmaya geç

Zümer 10 · sayfa 459

قُلْ یَا عِبَادِ الَّذٖینَ اٰمَنُوا اتَّقُوا رَبَّكُمْؕ لِلَّذٖینَ اَحْسَنُوا فٖی هٰذِهِ الدُّنْیَا حَسَنَةٌؕ وَاَرْضُ اللّٰهِ وَاسِعَةٌؕ اِنَّمَا یُوَفَّى الصَّابِرُونَ اَجْرَهُمْ بِغَیْرِ حِسَابٍ

(Ey Muhammed!) Bizim adımıza de ki, "Ey iman eden kullarım! Rabbinize karşı gelmekten sakının. Bu dünyada iyilik yapanlar için (ahirette) bir iyilik vardır. Allah'ın yeryüzü geniştir. Sabredenlere mükafatları elbette hesapsız olarak verilir."

Çalışmaya geç

Zümer 11 · sayfa 460

قُلْ اِنّٖٓی اُمِرْتُ اَنْ اَعْبُدَ اللّٰهَ مُخْلِصًا لَهُ الدّٖینَۙ

De ki: "Şüphesiz bana, dini Allah'a has kılarak O'na ibadet etmem emredildi."

Çalışmaya geç

Zümer 12 · sayfa 460

وَاُمِرْتُ لِاَنْ اَكُونَ اَوَّلَ الْمُسْلِمٖینَ

"Bana, müslümanların ilki olmam da emredildi."

Çalışmaya geç

Zümer 13 · sayfa 460

قُلْ اِنّٖٓی اَخَافُ اِنْ عَصَیْتُ رَبّٖی عَذَابَ یَوْمٍ عَظٖیمٍ

De ki: "Eğer ben Rabbime isyan edersem, şüphesiz büyük bir günün azabından korkarım."

Çalışmaya geç

Zümer 14 · sayfa 460

قُلِ اللّٰهَ اَعْبُدُ مُخْلِصًا لَهُ دٖینٖیۙ

De ki: "Ben dinimi Allah'a has kılarak sadece O'na ibadet ediyorum."

Çalışmaya geç

Zümer 15 · sayfa 460

فَاعْبُدُوا مَا شِئْتُمْ مِنْ دُونِهٖؕ قُلْ اِنَّ الْخَاسِرٖینَ الَّذٖینَ خَسِرُٓوا اَنْفُسَهُمْ وَاَهْلٖیهِمْ یَوْمَ الْقِیٰمَةِؕ اَلَا ذٰلِكَ هُوَ الْخُسْرَانُ الْمُبٖینُ

"Siz de Allah'tan başka dilediğiniz şeylere ibadet edin!" De ki: "Şüphesiz hüsrana uğrayanlar kıyamet gününde kendilerini ve ailelerini hüsrana sokanlardır. İyi bilin ki bu apaçık hüsranın ta kendisidir."

Çalışmaya geç