Kur’an çalışması
46

Ahkâf

الْاَحْقَافِ

35 âyet iniş 66 cüz 26 sayfa 502

Okuma 1 / 3 Sonraki

Ahkâf 1 · sayfa 502

حٰمٓ

Hâ Mîm.

Çalışmaya geç

Ahkâf 2 · sayfa 502

تَنْزٖیلُ الْكِتَابِ مِنَ اللّٰهِ الْعَزٖیزِ الْحَكٖیمِ

Kitab'ın indirilişi, mutlak güç sahibi, hüküm ve hikmet sahibi Allah tarafındandır.

Çalışmaya geç

Ahkâf 3 · sayfa 502

مَا خَلَقْنَا السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضَ وَمَا بَیْنَهُمَٓا اِلَّا بِالْحَقِّ وَاَجَلٍ مُسَمًّىؕ وَالَّذٖینَ كَفَرُوا عَمَّٓا اُنْذِرُوا مُعْرِضُونَ

Biz, gökleri, yeri ve ikisi arasında bulunanları hak ve hikmete uygun olarak ve belirli bir süre için yarattık. İnkar edenler ise, uyarıldıkları şeylerden yüz çevirmektedirler.

Çalışmaya geç

Ahkâf 4 · sayfa 502

قُلْ اَرَاَیْتُمْ مَا تَدْعُونَ مِنْ دُونِ اللّٰهِ اَرُونٖی مَاذَا خَلَقُوا مِنَ الْاَرْضِ اَمْ لَهُمْ شِرْكٌ فِی السَّمٰوَاتِؕ اٖیتُونٖی بِكِتَابٍ مِنْ قَبْلِ هٰذَٓا اَوْ اَثَارَةٍ مِنْ عِلْمٍ اِنْ كُنْتُمْ صَادِقٖینَ

De ki: "Allah'ı bırakıp da taptıklarınızı gördünüz mü? Bana gösterin, yeryüzünden neyi yaratmışlardır? Yoksa göklerin yaratılışında onların bir ortaklığı mı var? Eğer doğru söyleyenler iseniz bundan önceki bir kitap, yahut bir bilgi kalıntısı olsun getirin bana!"

Çalışmaya geç

Ahkâf 5 · sayfa 502

وَمَنْ اَضَلُّ مِمَّنْ یَدْعُوا مِنْ دُونِ اللّٰهِ مَنْ لَا یَسْتَجٖیبُ لَهُٓ اِلٰى یَوْمِ الْقِیٰمَةِ وَهُمْ عَنْ دُعَٓائِهِمْ غَافِلُونَ

Kim, Allah'ı bırakıp da, kıyamet gününe kadar kendisine cevap veremeyecek şeylere tapandan daha sapıktır? Oysa onlar, bunların tapınmalarından habersizdirler.

Çalışmaya geç

Ahkâf 6 · sayfa 503

وَاِذَا حُشِرَ النَّاسُ كَانُوا لَهُمْ اَعْدَٓاءً وَكَانُوا بِعِبَادَتِهِمْ كَافِرٖینَ

İnsanlar (kıyamet günü) toplandığında, o taptıkları kendilerine düşman oluverir, onların ibâdetlerini de inkâr ederler.

Çalışmaya geç

Ahkâf 7 · sayfa 503

وَاِذَا تُتْلٰى عَلَیْهِمْ اٰیَاتُنَا بَیِّنَاتٍ قَالَ الَّذٖینَ كَفَرُوا لِلْحَقِّ لَمَّا جَٓاءَهُمْۙ هٰذَا سِحْرٌ مُبٖینٌؕ

Âyetlerimiz onlara açıkça okunduğu zaman, o küfredenler kendilerine geldiğinde Hak (kitap Kur'an) için, düşünmeden "Bu, apaçık bir büyüdür" dediler.

Çalışmaya geç

Ahkâf 8 · sayfa 503

اَمْ یَقُولُونَ افْتَرٰیهُؕ قُلْ اِنِ افْتَرَیْتُهُ فَلَا تَمْلِكُونَ لٖی مِنَ اللّٰهِ شَیْـًٔاؕ هُوَ اَعْلَمُ بِمَا تُفٖیضُونَ فٖیهِؕ كَفٰى بِهٖ شَهٖیدًا بَیْنٖی وَبَیْنَكُمْؕ وَهُوَ الْغَفُورُ الرَّحٖیمُ

Yoksa, "Onu uydurdu" mu diyorlar? De ki: "Eğer ben onu uydurmuşsam, Allah'tan gelecek olana (cezaya) karşı siz benim için hiçbir şey yapamazsınız. O, sizin, hakkında (düşüncesizce) yaygara kopardığınız şeyi daha iyi bilir. Benimle sizin aranızda şâhit olarak O yeter! O, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir."

Çalışmaya geç

Ahkâf 9 · sayfa 503

قُلْ مَا كُنْتُ بِدْعًا مِنَ الرُّسُلِ وَمَٓا اَدْرٖی مَا یُفْعَلُ بٖی وَلَا بِكُمْؕ اِنْ اَتَّبِعُ اِلَّا مَا یُوحٰٓى اِلَیَّ وَمَٓا اَنَا࣑ اِلَّا نَذٖیرٌ مُبٖینٌ

De ki: "Ben türedi bir peygamber değilim. Bana ve size ne yapılacağını da bilmem. Ben sâdece bana vahyedilene uyarım. Ben sâdece apaçık bir uyarıcıyım."

Çalışmaya geç

Ahkâf 10 · sayfa 503

قُلْ اَرَاَیْتُمْ اِنْ كَانَ مِنْ عِنْدِ اللّٰهِ وَكَفَرْتُمْ بِهٖ وَشَهِدَ شَاهِدٌ مِنْ بَنٖٓی اِسْرَٓایٖٔلَ عَلٰى مِثْلِهٖ فَاٰمَنَ وَاسْتَكْبَرْتُمْؕ اِنَّ اللّٰهَ لَا یَهْدِی الْقَوْمَ الظَّالِمٖینَࣖ

De ki: "Ne dersiniz? Şâyet bu, Allah katından ise ve siz onu inkâr etmişseniz, İsrailoğullarından bir şâhit de bunun benzerini (Tevrat'ta görerek) şahitlik edip inandığı halde, siz yine de büyüklük taslamışsanız (haksızlık etmiş olmaz mısınız?). Şüphesiz Allah zâlimler topluluğunu doğru yola iletmez."

Çalışmaya geç

Ahkâf 11 · sayfa 503

وَقَالَ الَّذٖینَ كَفَرُوا لِلَّذٖینَ اٰمَنُوا لَوْ كَانَ خَیْرًا مَا سَبَقُونَٓا اِلَیْهِؕ وَاِذْ لَمْ یَهْتَدُوا بِهٖ فَسَیَقُولُونَ هٰذَٓا اِفْكٌ قَدٖیمٌ

İnkâr edenler, inananlar için, "Eğer o Kur'an iyi bir şey olsaydı, onlar onu kabulde, bizi geçemezlerdi" dediler. Onunla doğru yolu bulamadıkları için; "Bu eski bir uydurmadır" diyecekler.

Çalışmaya geç

Ahkâf 12 · sayfa 503

وَمِنْ قَبْلِهٖ كِتَابُ مُوسٰٓى اِمَامًا وَرَحْمَةًؕ وَهٰذَا كِتَابٌ مُصَدِّقٌ لِسَانًا عَرَبِیًّا لِیُنْذِرَ الَّذٖینَ ظَلَمُواࣗ وَبُشْرٰى لِلْمُحْسِنٖینَ

Bundan önce bir rehber ve bir rahmet olarak Mûsâ'nın kitabı da vardı. Bu ise, onu doğrulayan ve zulmedenleri uyarmak, iyilik yapanlara müjde olmak üzere Arap diliyle indirilmiş bir kitaptır.

Çalışmaya geç

Ahkâf 13 · sayfa 503

اِنَّ الَّذٖینَ قَالُوا رَبُّنَا اللّٰهُ ثُمَّ اسْتَقَامُوا فَلَا خَوْفٌ عَلَیْهِمْ وَلَا هُمْ یَحْزَنُونَۚ

"Şüphesiz Rabbimiz Allah'tır" deyip sonra da dosdoğru olanlara hiçbir korku yoktur, onlar üzülmeyecekler de.

Çalışmaya geç

Ahkâf 14 · sayfa 503

اُو࣑لٰٓئِكَ اَصْحَابُ الْجَنَّةِ خَالِدٖینَ فٖیهَاۚ جَزَٓاءً بِمَا كَانُوا یَعْمَلُونَ

Onlar cennetliklerdir. Yapmakta olduklarına karşılık, orada sürekli kalacaklardır.

Çalışmaya geç

Ahkâf 15 · sayfa 504

وَوَصَّیْنَا الْاِنْسَانَ بِوَالِدَیْهِ اِحْسَانًاؕ حَمَلَتْهُ اُمُّهُ كُرْهًا وَوَضَعَتْهُ كُرْهًاؕ وَحَمْلُهُ وَفِصَالُهُ ثَلٰثُونَ شَهْرًاؕ حَتّٰٓى اِذَا بَلَغَ اَشُدَّهُ وَبَلَغَ اَرْبَعٖینَ سَنَةًۙ قَالَ رَبِّ اَوْزِعْنٖٓی اَنْ اَشْكُرَ نِعْمَتَكَ الَّتٖٓی اَنْعَمْتَ عَلَیَّ وَعَلٰى وَالِدَیَّ وَاَنْ اَعْمَلَ صَالِحًا تَرْضٰیهُ وَاَصْلِحْ لٖی فٖی ذُرِّیَّتٖیۚ اِنّٖی تُبْتُ اِلَیْكَ وَاِنّٖی مِنَ الْمُسْلِمٖینَ

Biz insana anne babasına iyi davranmayı emrettik. Annesi onu ne zahmetle karnında taşıdı ve ne zahmetle doğurdu! Onun (anne karnında) taşınması ve sütten kesilme süresi (toplam olarak) otuz aydır. Nihayet olgunluk çağına gelip, kırk yaşına varınca şöyle der: "Bana ve anne babama verdiğin nimetlere şükretmemi, senin razı olacağın salih amel işlememi bana ilham et. Neslimi de salih kimseler yap. Şüphesiz ben sana döndüm. Muhakkak ki ben sana teslim olanlardanım."

Çalışmaya geç