Muhammed 1 · sayfa 507
اَلَّذٖینَ كَفَرُوا وَصَدُّوا عَنْ سَبٖیلِ اللّٰهِ اَضَلَّ اَعْمَالَهُمْ
İnkar edenler ve Allah yolundan alıkoyanlar var ya; İşte Allah onların bütün amellerini boşa çıkarmıştır.
مُحَمَّدٍ
Okuma 1 / 3 Sonraki
Muhammed 1 · sayfa 507
اَلَّذٖینَ كَفَرُوا وَصَدُّوا عَنْ سَبٖیلِ اللّٰهِ اَضَلَّ اَعْمَالَهُمْ
İnkar edenler ve Allah yolundan alıkoyanlar var ya; İşte Allah onların bütün amellerini boşa çıkarmıştır.
Muhammed 2 · sayfa 507
وَالَّذٖینَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ وَاٰمَنُوا بِمَا نُزِّلَ عَلٰى مُحَمَّدٍ وَهُوَ الْحَقُّ مِنْ رَبِّهِمْۙ كَفَّرَ عَنْهُمْ سَیِّــَٔاتِهِمْ وَاَصْلَحَ بَالَهُمْ
İnanıp salih ameller işleyenlerin ve Muhammed'e indirilene -ki o Rablerinden gelen haktır- inananların ise Allah günahlarını örtmüş ve hallerini düzeltmiştir.
Muhammed 3 · sayfa 507
ذٰلِكَ بِاَنَّ الَّذٖینَ كَفَرُوا اتَّبَعُوا الْبَاطِلَ وَاَنَّ الَّذٖینَ اٰمَنُوا اتَّبَعُوا الْحَقَّ مِنْ رَبِّهِمْؕ كَذٰلِكَ یَضْرِبُ اللّٰهُ لِلنَّاسِ اَمْثَالَهُمْ
Bu, inkâr edenlerin bâtıla uymaları ve inananların Rablerinden gelen gerçeğe uymalarından dolayıdır. İşte Allah, onların örnek teşkil edecek durumlarını insanlara böyle anlatır.
Muhammed 4 · sayfa 507
فَاِذَا لَقٖیتُمُ الَّذٖینَ كَفَرُوا فَضَرْبَ الرِّقَابِؕ حَتّٰٓى اِذَٓا اَثْخَنْتُمُوهُمْ فَشُدُّوا الْوَثَاقَۙ فَاِمَّا مَنًّا بَعْدُ وَاِمَّا فِدَٓاءً حَتّٰى تَضَعَ الْحَرْبُ اَوْزَارَهَاۚۛ ذٰلِكَؕۛ وَلَوْ یَشَٓاءُ اللّٰهُ لَانْتَصَرَ مِنْهُمْۙ وَلٰكِنْ لِیَبْلُوَ࣑ا بَعْضَكُمْ بِبَعْضٍؕ وَالَّذٖینَ قُتِلُوا فٖی سَبٖیلِ اللّٰهِ فَلَنْ یُضِلَّ اَعْمَالَهُمْ
(Savaşta) inkâr edenlerle karşılaştığınız zaman boyunlarını vurun. Nihayet onları çökertip etkisiz hale getirdiğinizde bağı sıkı bağlayın (sağ kalanlarını esir alın). Artık bundan sonra (esirleri) ya karşılıksız ya da fidye karşılığı salıverin. Savaş sona erinceye kadar hüküm budur. Eğer Allah dileseydi onlardan öc alırdı. Fakat sizi birbirinizle denemek için böyle yapıyor. Allah yolunda öldürülenlere gelince, Allah onların amellerini asla boşa çıkarmayacaktır.
Muhammed 5 · sayfa 507
سَیَهْدٖیهِمْ وَیُصْلِحُ بَالَهُمْۚ
Onları doğruya ve güzele erdirecek ve durumlarını düzeltecektir.
Muhammed 6 · sayfa 507
وَیُدْخِلُهُمُ الْجَنَّةَ عَرَّفَهَا لَهُمْ
Onları, kendilerine tanıttığı cennete koyacaktır.
Muhammed 7 · sayfa 507
یَٓا اَیُّهَا الَّذٖینَ اٰمَنُٓوا اِنْ تَنْصُرُوا اللّٰهَ یَنْصُرْكُمْ وَیُثَبِّتْ اَقْدَامَكُمْ
Ey iman edenler! Eğer siz Allah'a yardım ederseniz (emrini tutar, dinini uygularsanız), O da size yardım eder ve ayaklarınızı sağlam bastırır.
Muhammed 8 · sayfa 507
وَالَّذٖینَ كَفَرُوا فَتَعْسًا لَهُمْ وَاَضَلَّ اَعْمَالَهُمْ
İnkâr edenlere gelince, yıkım onlara! Allah, onların işlerini boşa çıkarmıştır.
Muhammed 9 · sayfa 507
ذٰلِكَ بِاَنَّهُمْ كَرِهُوا مَٓا اَنْزَلَ اللّٰهُ فَاَحْبَطَ اَعْمَالَهُمْ
Bu, Allah'ın indirdiğini beğenmemeleri, bu sebeple de Allah'ın onların amellerini boşa çıkarmasındandır.
Muhammed 10 · sayfa 507
اَفَلَمْ یَسٖیرُوا فِی الْاَرْضِ فَیَنْظُرُوا كَیْفَ كَانَ عَاقِبَةُ الَّذٖینَ مِنْ قَبْلِهِمْؕ دَمَّرَ اللّٰهُ عَلَیْهِمْؗ وَلِلْكَافِرٖینَ اَمْثَالُهَا
Onlar yeryüzünde dolaşıp, kendilerinden öncekilerin sonlarının nasıl olduğuna bakmadılar mı? Allah, onları yerle bir etmiştir. İnkâr edenlere de bu akıbetin benzerleri vardır.
Muhammed 11 · sayfa 507
ذٰلِكَ بِاَنَّ اللّٰهَ مَوْلَى الَّذٖینَ اٰمَنُوا وَاَنَّ الْكَافِرٖینَ لَا مَوْلٰى لَهُمْࣖ
Bu, Allah'ın inananların yardımcısı olması, inkâr edenlerin ise, hiçbir yardımcısı bulunmamasından dolayıdır.
Muhammed 12 · sayfa 508
اِنَّ اللّٰهَ یُدْخِلُ الَّذٖینَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ جَنَّاتٍ تَجْرٖی مِنْ تَحْتِهَا الْاَنْهَارُؕ وَالَّذٖینَ كَفَرُوا یَتَمَتَّعُونَ وَیَاْكُلُونَ كَمَا تَاْكُلُ الْاَنْعَامُ وَالنَّارُ مَثْوًى لَهُمْ
Şüphesiz Allah, inanıp salih ameller işleyenleri, içinden ırmaklar akan cennetlere koyacaktır. İnkâr edenler ise (dünya zevklerinden) yararlanırlar ve hayvanların yediği gibi yerler. Onların kalacakları yer ateştir.
Muhammed 13 · sayfa 508
وَكَاَیِّنْ مِنْ قَرْیَةٍ هِیَ اَشَدُّ قُوَّةً مِنْ قَرْیَتِكَ الَّتٖٓی اَخْرَجَتْكَۚ اَهْلَكْنَاهُمْ فَلَا نَاصِرَ لَهُمْ
(Ey Muhammed!) Seni çıkaran kendi memleket halkından daha güçlü nice memleket halkları vardı ki, biz onları helak ettik. Onların hiçbir yardımcısı da olmadı.
Muhammed 14 · sayfa 508
اَفَمَنْ كَانَ عَلٰى بَیِّنَةٍ مِنْ رَبِّهٖ كَمَنْ زُیِّنَ لَهُ سُٓوءُ عَمَلِهٖ وَاتَّبَعُٓوا اَهْوَٓاءَهُمْ
Rabbinin katından açık bir belgesi olan kimse, kötü işleri kendisine güzel gösterilen ve nefislerinin arzularına uyan kimseler gibi midir?
Muhammed 15 · sayfa 508
مَثَلُ الْجَنَّةِ الَّتٖی وُعِدَ الْمُتَّقُونَؕ فٖیهَٓا اَنْهَارٌ مِنْ مَٓاءٍ غَیْرِ اٰسِنٍۚ وَاَنْهَارٌ مِنْ لَبَنٍ لَمْ یَتَغَیَّرْ طَعْمُهُۚ وَاَنْهَارٌ مِنْ خَمْرٍ لَذَّةٍ لِلشَّارِبٖینَۚ وَاَنْهَارٌ مِنْ عَسَلٍ مُصَفًّىؕ وَلَهُمْ فٖیهَا مِنْ كُلِّ الثَّمَرَاتِ وَمَغْفِرَةٌ مِنْ رَبِّهِمْؕ كَمَنْ هُوَ خَالِدٌ فِی النَّارِ وَسُقُوا مَٓاءً حَمٖیمًا فَقَطَّعَ اَمْعَٓاءَهُمْ
Allah'a karşı gelmekten sakınanlara söz verilen cennetin durumu şöyledir: Orada bozulmayan su ırmakları, tadı değişmeyen süt ırmakları, içenlere zevk veren şarap ırmakları ve süzme bal ırmakları vardır. Orada onlar için meyvelerin her çeşidi vardır. Rablerinden de bağışlama vardır. Bu cennetliklerin durumu, ateşte temelli kalacak olan ve bağırsaklarını parça parça edecek kaynar su içirilen kimselerin durumu gibi olur mu?