Necm 1 · sayfa 526
وَالنَّجْمِ اِذَا هَوٰىۙ
Battığı zaman yıldıza andolsun ki, arkadaşınız (Muhammed haktan) sapmadı ve azmadı.
النَّجْمِ
Okuma 1 / 5 Sonraki
Necm 1 · sayfa 526
وَالنَّجْمِ اِذَا هَوٰىۙ
Battığı zaman yıldıza andolsun ki, arkadaşınız (Muhammed haktan) sapmadı ve azmadı.
Necm 2 · sayfa 526
مَا ضَلَّ صَاحِبُكُمْ وَمَا غَوٰىۚ
Battığı zaman yıldıza andolsun ki, arkadaşınız (Muhammed haktan) sapmadı ve azmadı.
Necm 3 · sayfa 526
وَمَا یَنْطِقُ عَنِ الْهَوٰىؕ
O, nefis arzusu ile konuşmaz.
Necm 4 · sayfa 526
اِنْ هُوَ اِلَّا وَحْیٌ یُوحٰىۙ
(Size okuduğu) Kur'an ancak kendisine bildirilen bir vahiydir.
Necm 5 · sayfa 526
عَلَّمَهُ شَدٖیدُ الْقُوٰىۙ
(Kur'an'ı) ona, üstün güçlere sahip, muhteşem görünümlü (Cebrail) öğretti. O, en yüksek ufukta bulunuyorken (aslî sûretine girip) doğruldu.
Necm 6 · sayfa 526
ذُومِرَّةٍؕ فَاسْتَوٰىۙ
(Kur'an'ı) ona, üstün güçlere sahip, muhteşem görünümlü (Cebrail) öğretti. O, en yüksek ufukta bulunuyorken (aslî sûretine girip) doğruldu.
Necm 7 · sayfa 526
وَهُوَ بِالْاُفُقِ الْاَعْلٰىؕ
(Kur'an'ı) ona, üstün güçlere sahip, muhteşem görünümlü (Cebrail) öğretti. O, en yüksek ufukta bulunuyorken (aslî sûretine girip) doğruldu.
Necm 8 · sayfa 526
ثُمَّ دَنَا فَتَدَلّٰىۙ
Sonra (ona) yaklaştı derken sarkıp daha da yakın oldu.
Necm 9 · sayfa 526
فَكَانَ قَابَ قَوْسَیْنِ اَوْ اَدْنٰىۚ
(Peygambere olan mesafesi) iki yay aralığı kadar, yahut daha az oldu.
Necm 10 · sayfa 526
فَاَوْحٰٓى اِلٰى عَبْدِهٖ مَٓا اَوْحٰىؕ
Böylece Allah kuluna vahyedeceğini vahyetti.
Necm 11 · sayfa 526
مَا كَذَبَ الْفُؤَادُ مَا رَاٰى
Kalp, (gözün) gördüğünü yalanlamadı.
Necm 12 · sayfa 526
اَفَتُمَارُونَهُ عَلٰى مَا یَرٰى
(Şimdi siz) gördüğü şey hakkında onunla tartışıyor musunuz?
Necm 13 · sayfa 526
وَلَقَدْ رَاٰهُ نَزْلَةً اُخْرٰىۙ
Andolsun ki, o, Cebrail'i bir başka inişte daha (aslî suretiyle) görmüştü.
Necm 14 · sayfa 526
عِنْدَ سِدْرَةِ الْمُنْتَهٰى
Sidretü'l Müntehâ'nın yanında.
Necm 15 · sayfa 526
عِنْدَهَا جَنَّةُ الْمَاْوٰىؕ
Me'va cenneti onun (Sidre'nin) yanındadır.