6
165 âyet
iniş 55
cüz 7
sayfa 128
Okuma 1 / 11
Sonraki
En'âm 1 · sayfa 128
اَلْحَمْدُ لِلّٰهِ الَّذٖی خَلَقَ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضَ وَجَعَلَ الظُّلُمَاتِ وَالنُّورَؕ ثُمَّ الَّذٖینَ كَفَرُوا بِرَبِّهِمْ یَعْدِلُونَ
Hamd, gökleri ve yeri yaratan, karanlıkları ve aydınlığı var eden Allah'a mahsustur. Böyle iken inkar edenler başka şeyleri Rablerine denk tutuyorlar.
Çalışmaya geç
En'âm 2 · sayfa 128
هُوَ الَّذٖی خَلَقَكُمْ مِنْ طٖینٍ ثُمَّ قَضٰٓى اَجَلًاؕ وَاَجَلٌ مُسَمًّى عِنْدَهُ ثُمَّ اَنْتُمْ تَمْتَرُونَ
O öyle bir Rab'dır ki, sizi çamurdan yaratmış, sonra (her birinize) bir ecel tayin etmiştir. (Kıyametin kopması için) belirlenmiş bir ecel de onun katındadır. Siz ise hâlâ şüphe ediyorsunuz.
Çalışmaya geç
En'âm 3 · sayfa 128
وَهُوَ اللّٰهُ فِی السَّمٰوَاتِ وَفِی الْاَرْضِؕ یَعْلَمُ سِرَّكُمْ وَجَهْرَكُمْ وَیَعْلَمُ مَا تَكْسِبُونَ
Halbuki O, göklerde de Allah'tır, yerde de. Sizin gizlinizi de bilir, açığa vurduğunuzu da. Sizin daha ne kazanacağınızı da bilir.
Çalışmaya geç
En'âm 4 · sayfa 128
وَمَا تَاْتٖیهِمْ مِنْ اٰیَةٍ مِنْ اٰیَاتِ رَبِّهِمْ اِلَّا كَانُوا عَنْهَا مُعْرِضٖینَ
Onlara Rablerinin âyetlerinden hiçbir âyet gelmez ki ondan yüz çevirmesinler.
Çalışmaya geç
En'âm 5 · sayfa 128
فَقَدْ كَذَّبُوا بِالْحَقِّ لَمَّا جَٓاءَهُمْؕ فَسَوْفَ یَاْتٖیهِمْ اَنْبٰٓؤُ࣑ا مَا كَانُوا بِهٖ یَسْتَهْزِؤُ࣒نَ
Nitekim hak (Kur'an) kendilerine gelince onu yalanladılar. Fakat alay ettikleri şeyin haberleri kendilerine ilerde gelecektir.
Çalışmaya geç
En'âm 6 · sayfa 128
اَلَمْ یَرَوْا كَمْ اَهْلَكْنَا مِنْ قَبْلِهِمْ مِنْ قَرْنٍ مَكَّنَّاهُمْ فِی الْاَرْضِ مَا لَمْ نُمَكِّنْ لَكُمْ وَاَرْسَلْنَا السَّمَٓاءَ عَلَیْهِمْ مِدْرَارًاࣕ وَجَعَلْنَا الْاَنْهَارَ تَجْرٖی مِنْ تَحْتِهِمْ فَاَهْلَكْنَاهُمْ بِذُنُوبِهِمْ وَاَنْشَاْنَا مِنْ بَعْدِهِمْ قَرْنًا اٰخَرٖینَ
Onlardan önce nice nesilleri helak ettiğimizi görmediler mi? Yeryüzünde size vermediğimiz imkan ve iktidarı onlara vermiştik. Onlara bol bol yağmur yağdırmıştık. Topraklarından nehirler akıttık. Sonra da günahları sebebiyle onları helak ettik ve arkalarından başka bir nesil var ettik.
Çalışmaya geç
En'âm 7 · sayfa 128
وَلَوْ نَزَّلْنَا عَلَیْكَ كِتَابًا فٖی قِرْطَاسٍ فَلَمَسُوهُ بِاَیْدٖیهِمْ لَقَالَ الَّذٖینَ كَفَرُٓوا اِنْ هٰذَٓا اِلَّا سِحْرٌ مُبٖینٌ
(Ey Muhammed!) Eğer sana kağıda yazılı bir kitap indirseydik, onlar da elleriyle ona dokunsalardı, yine o inkar edenler, "Bu apaçık büyüden başka bir şey değildir" diyeceklerdi.
Çalışmaya geç
En'âm 8 · sayfa 128
وَقَالُوا لَوْلَٓا اُنْزِلَ عَلَیْهِ مَلَكٌؕ وَلَوْ اَنْزَلْنَا مَلَكًا لَقُضِیَ الْاَمْرُ ثُمَّ لَا یُنْظَرُونَ
Bir de dediler ki: "Ona (açıktan göreceğimiz) bir melek indirilse ya!" Eğer (öyle) bir melek indirseydik artık iş bitirilmiş olurdu, sonra da kendilerine göz açtırılmazdı. (Hemen helak edilirlerdi)
Çalışmaya geç
En'âm 9 · sayfa 129
وَلَوْ جَعَلْنَاهُ مَلَكًا لَجَعَلْنَاهُ رَجُلًا وَلَلَبَسْنَا عَلَیْهِمْ مَا یَلْبِسُونَ
Eğer onu (Peygamberi) bir melek kılsaydık yine onu bir adam (suretinde) yapardık ve onları yine içinde bulundukları karmaşaya düşürmüş olurduk.
Çalışmaya geç
En'âm 10 · sayfa 129
وَلَقَدِ اسْتُهْزِئَ بِرُسُلٍ مِنْ قَبْلِكَ فَحَاقَ بِالَّذٖینَ سَخِرُوا مِنْهُمْ مَا كَانُوا بِهٖ یَسْتَهْزِؤُ࣒نَࣖ
(Ey Muhammed!) Andolsun, senden önce de birçok peygamber alaya alınmıştı da onlarla alay edenleri, alay ettikleri şey kuşatıp mahvetmişti.
Çalışmaya geç
En'âm 11 · sayfa 129
قُلْ سٖیرُوا فِی الْاَرْضِ ثُمَّ انْظُرُوا كَیْفَ كَانَ عَاقِبَةُ الْمُكَذِّبٖینَ
De ki: "Yeryüzünde gezin dolaşın da (Peygamberleri) yalanlayanların sonu nasıl olmuş bir görün."
Çalışmaya geç
En'âm 12 · sayfa 129
قُلْ لِمَنْ مَا فِی السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِؕ قُلْ لِلّٰهِؕ كَتَبَ عَلٰى نَفْسِهِ الرَّحْمَةَؕ لَیَجْمَعَنَّكُمْ اِلٰى یَوْمِ الْقِیٰمَةِ لَا رَیْبَ فٖیهِؕ اَلَّذٖینَ خَسِرُٓوا اَنْفُسَهُمْ فَهُمْ لَا یُؤْمِنُونَ
De ki: "Şu göklerdekiler ve yerdekiler kimindir?" "Allah'ındır" de. O merhamet etmeyi kendine gerekli kıldı. Andolsun sizi mutlaka kıyamet gününe toplayacak. Bunda hiç şüphe yok. Kendilerini ziyana uğratanlar var ya, işte onlar inanmazlar.
Çalışmaya geç
En'âm 13 · sayfa 129
وَلَهُ مَا سَكَنَ فِی الَّیْلِ وَالنَّهَارِؕ وَهُوَ السَّمٖیعُ الْعَلٖیمُ
Gece ve gündüzde barınan her şey onundur. O, hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir.
Çalışmaya geç
En'âm 14 · sayfa 129
قُلْ اَغَیْرَ اللّٰهِ اَتَّخِذُ وَلِیًّا فَاطِرِ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ وَهُوَ یُطْعِمُ وَلَا یُطْعَمُؕ قُلْ اِنّٖٓی اُمِرْتُ اَنْ اَكُونَ اَوَّلَ مَنْ اَسْلَمَ وَلَا تَكُونَنَّ مِنَ الْمُشْرِكٖینَ
De ki: "Göklerin ve yerin yaratıcısı olan, beslediği halde beslenmeye ihtiyacı olmayan Allah'tan başkasını mı dost edineceğim." De ki: "Bana, (Allah'a) teslim olanların ilki olmam emredildi ve sakın Allah'a ortak koşanlardan olma (denildi)."
Çalışmaya geç
En'âm 15 · sayfa 129
قُلْ اِنّٖٓی اَخَافُ اِنْ عَصَیْتُ رَبّٖی عَذَابَ یَوْمٍ عَظٖیمٍ
De ki: "Ben Rabbime isyan edersem gerçekten, büyük bir günün (kıyamet gününün) azabından korkarım."
Çalışmaya geç