Cuma 1 · sayfa 553
یُسَبِّحُ لِلّٰهِ مَا فِی السَّمٰوَاتِ وَمَا فِی الْاَرْضِ الْمَلِكِ الْقُدُّوسِ الْعَزٖیزِ الْحَكٖیمِ
Göklerdeki ve yerdeki her şey, mülkün sahibi, mukaddes, mutlak güç sahibi, hüküm ve hikmet sahibi olan Allah'ı tespih eder.
الْجُمُعَةِ
Okuma 1 / 1
Cuma 1 · sayfa 553
یُسَبِّحُ لِلّٰهِ مَا فِی السَّمٰوَاتِ وَمَا فِی الْاَرْضِ الْمَلِكِ الْقُدُّوسِ الْعَزٖیزِ الْحَكٖیمِ
Göklerdeki ve yerdeki her şey, mülkün sahibi, mukaddes, mutlak güç sahibi, hüküm ve hikmet sahibi olan Allah'ı tespih eder.
Cuma 2 · sayfa 553
هُوَ الَّذٖی بَعَثَ فِی الْاُمِّیّٖنَ رَسُولًا مِنْهُمْ یَتْلُوا عَلَیْهِمْ اٰیَاتِهٖ وَیُزَكّٖیهِمْ وَیُعَلِّمُهُمُ الْكِتَابَ وَالْحِكْمَةَࣗ وَاِنْ كَانُوا مِنْ قَبْلُ لَفٖی ضَلَالٍ مُبٖینٍۙ
O, ümmîlere, içlerinden, kendilerine âyetlerini okuyan, onları temizleyen, onlara kitabı ve hikmeti öğreten bir peygamber gönderendir. Halbuki onlar, bundan önce apaçık bir sapıklık içinde idiler.
Cuma 3 · sayfa 553
وَاٰخَرٖینَ مِنْهُمْ لَمَّا یَلْحَقُوا بِهِمْؕ وَهُوَ الْعَزٖیزُ الْحَكٖیمُ
(Allah o peygamberi) onlardan henüz kendilerine katılmayan başkalarına da göndermiştir. O mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.
Cuma 4 · sayfa 553
ذٰلِكَ فَضْلُ اللّٰهِ یُؤْتٖیهِ مَنْ یَشَٓاءُؕ وَاللّٰهُ ذُوالْفَضْلِ الْعَظٖیمِ
İşte bu, Allah'ın lütfudur. Onu dilediğine verir. Allah büyük lütuf sahibidir.
Cuma 5 · sayfa 553
مَثَلُ الَّذٖینَ حُمِّلُوا التَّوْرٰیةَ ثُمَّ لَمْ یَحْمِلُوهَا كَمَثَلِ الْحِمَارِ یَحْمِلُ اَسْفَارًاؕ بِئْسَ مَثَلُ الْقَوْمِ الَّذٖینَ كَذَّبُوا بِاٰیَاتِ اللّٰهِؕ وَاللّٰهُ لَا یَهْدِی الْقَوْمَ الظَّالِمٖینَ
Tevrat'la yükümlü tutulup da onunla amel etmeyenlerin durumu, ciltlerle kitap taşıyan eşeğin durumu gibidir. Allah'ın âyetlerini inkar eden topluluğun hali ne kötüdür! Allah, zalimler topluluğunu hidayete erdirmez.
Cuma 6 · sayfa 553
قُلْ یَٓا اَیُّهَا الَّذٖینَ هَادُٓوا اِنْ زَعَمْتُمْ اَنَّكُمْ اَوْلِیَٓاءُ لِلّٰهِ مِنْ دُونِ النَّاسِ فَتَمَنَّوُا الْمَوْتَ اِنْ كُنْتُمْ صَادِقٖینَ
De ki: "Ey Yahudi akidesini benimseyenler! Bütün insanlar değil de, yalnız kendinizin Allah'ın dostları olduğunu iddia ediyorsanız, (bunda da) samimi iseniz haydi ölümü isteyin!"
Cuma 7 · sayfa 553
وَلَا یَتَمَنَّوْنَهُٓ اَبَدًا بِمَا قَدَّمَتْ اَیْدٖیهِمْؕ وَاللّٰهُ عَلٖیمٌ بِالظَّالِمٖینَ
Ama onlar, daha evvel yaptıklarından dolayı asla ölümü istemezler. Allah zalimleri hakkıyla bilir.
Cuma 8 · sayfa 553
قُلْ اِنَّ الْمَوْتَ الَّذٖی تَفِرُّونَ مِنْهُ فَاِنَّهُ مُلَاقٖیكُمْ ثُمَّ تُرَدُّونَ اِلٰى عَالِمِ الْغَیْبِ وَالشَّهَادَةِ فَیُنَبِّئُكُمْ بِمَا كُنْتُمْ تَعْمَلُونَࣖ
De ki: "Sizin kendisinden kaçıp durduğunuz ölüm var ya, o mutlaka size ulaşacaktır. Sonra gaybı da, görünen âlemi de bilen Allah'a döndürüleceksiniz de, o size yapmakta olduklarınızı haber verecektir."
Cuma 9 · sayfa 554
یَٓا اَیُّهَا الَّذٖینَ اٰمَنُٓوا اِذَا نُودِیَ لِلصَّلٰوةِ مِنْ یَوْمِ الْجُمُعَةِ فَاسْعَوْا اِلٰى ذِكْرِ اللّٰهِ وَذَرُوا الْبَیْعَؕ ذٰلِكُمْ خَیْرٌ لَكُمْ اِنْ كُنْتُمْ تَعْلَمُونَ
Ey iman edenler! Cuma günü namaz için çağrı yapıldığı zaman, hemen Allah'ın zikrine koşun ve alışverişi bırakın. Eğer bilirseniz bu, sizin için daha hayırlıdır.
Cuma 10 · sayfa 554
فَاِذَا قُضِیَتِ الصَّلٰوةُ فَانْتَشِرُوا فِی الْاَرْضِ وَابْتَغُوا مِنْ فَضْلِ اللّٰهِ وَاذْكُرُوا اللّٰهَ كَثٖیرًا لَعَلَّكُمْ تُفْلِحُونَ
Namaz kılınınca artık yeryüzüne dağılın ve Allah'ın lütfundan nasibinizi arayın. Allah'ı çok zikredin ki kurtuluşa eresiniz.
Cuma 11 · sayfa 554
وَاِذَا رَاَوْا تِجَارَةً اَوْ لَهْوًاࣙ انْفَضُّٓوا اِلَیْهَا وَتَرَكُوكَ قَٓائِمًاؕ قُلْ مَا عِنْدَ اللّٰهِ خَیْرٌ مِنَ اللَّهْوِ وَمِنَ التِّجَارَةِؕ وَاللّٰهُ خَیْرُ الرَّازِقٖینَ
(Durum böyle iken) onlar bir ticaret veya bir oyun eğlence gördükleri zaman hemen dağılıp ona koştular ve seni ayakta bıraktılar. De ki: "Allah'ın yanında bulunan, eğlence ve ticaretten daha hayırlıdır. Allah, rızık verenlerin en hayırlısıdır."