Kur’an çalışması
64

Tegâbün

التَّغَابُنِ

18 âyet iniş 108 cüz 28 sayfa 556

Okuma 1 / 2 Sonraki

Tegâbün 1 · sayfa 556

یُسَبِّحُ لِلّٰهِ مَا فِی السَّمٰوَاتِ وَمَا فِی الْاَرْضِۚ لَهُ الْمُلْكُ وَلَهُ الْحَمْدُؗ وَهُوَ عَلٰى كُلِّ شَیْءٍ قَدٖیرٌ

Göklerdeki ve yerdeki her şey Allah'ı tespih eder. Mülk yalnızca O'nundur, hamd de O'na mahsustur. O her şeye hakkıyla gücü yetendir.

Çalışmaya geç

Tegâbün 2 · sayfa 556

هُوَ الَّذٖی خَلَقَكُمْ فَمِنْكُمْ كَافِرٌ وَمِنْكُمْ مُؤْمِنٌؕ وَاللّٰهُ بِمَا تَعْمَلُونَ بَصٖیرٌ

O, sizi yaratandır. Böyle iken kiminiz kâfir, kiminiz mü'mindir. Allah yaptıklarınızı hakkıyla görendir.

Çalışmaya geç

Tegâbün 3 · sayfa 556

خَلَقَ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضَ بِالْحَقِّ وَصَوَّرَكُمْ فَاَحْسَنَ صُوَرَكُمْۚ وَاِلَیْهِ الْمَصٖیرُ

Gökleri ve yeri hak ve hikmete uygun olarak yarattı. Sizi şekillendirdi ve şekillerinizi de güzel yaptı. Dönüş yalnız O'nadır.

Çalışmaya geç

Tegâbün 4 · sayfa 556

یَعْلَمُ مَا فِی السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ وَیَعْلَمُ مَا تُسِرُّونَ وَمَا تُعْلِنُونَؕ وَاللّٰهُ عَلٖیمٌ بِذَاتِ الصُّدُورِ

Göklerdeki ve yerdeki her şeyi bilir. Gizlediklerinizi de açığa vurduklarınızı da bilir. Allah, göğüslerin özünü (kalplerde olanı) hakkıyla bilendir.

Çalışmaya geç

Tegâbün 5 · sayfa 556

اَلَمْ یَاْتِكُمْ نَبَؤُا الَّذٖینَ كَفَرُوا مِنْ قَبْلُؗ فَذَاقُوا وَبَالَ اَمْرِهِمْ وَلَهُمْ عَذَابٌ اَلٖیمٌ

Daha önce inkar edip de inkarlarının cezasını tadanların haberi size gelmedi mi? Onlar için elem dolu bir azap da vardır.

Çalışmaya geç

Tegâbün 6 · sayfa 556

ذٰلِكَ بِاَنَّهُ كَانَتْ تَاْتٖیهِمْ رُسُلُهُمْ بِالْبَیِّنَاتِ فَقَالُٓوا اَبَشَرٌ یَهْدُونَنَاؗ فَكَفَرُوا وَتَوَلَّوْا وَاسْتَغْنَى اللّٰهُؕ وَاللّٰهُ غَنِیٌّ حَمٖیدٌ

Bu, peygamberlerinin, onlara apaçık mucizeler getirmeleri ve onların da, "(Bizim gibi) insanlar mı bizi doğru yola iletecekmiş?" deyip de inkar etmeleri ve yüz çevirmeleri sebebiyledir. Allah da hiçbir şeye muhtaç olmadığını göstermiştir. Allah her bakımdan sınırsız zengindir, övgüye layıktır.

Çalışmaya geç

Tegâbün 7 · sayfa 556

زَعَمَ الَّذٖینَ كَفَرُٓوا اَنْ لَنْ یُبْعَثُواؕ قُلْ بَلٰى وَرَبّٖی لَتُبْعَثُنَّ ثُمَّ لَتُنَبَّؤُنَّ بِمَا عَمِلْتُمْؕ وَذٰلِكَ عَلَى اللّٰهِ یَسٖیرٌ

İnkar edenler, kesinlikle, öldükten sonra diriltilmeyeceklerini iddia ettiler. De ki: "Hiç de öyle değil, Rabbime and olsun, mutlaka diriltileceksiniz, sonra da yaptıklarınız size elbette haber verilecektir. Bu, Allah'a kolaydır."

Çalışmaya geç

Tegâbün 8 · sayfa 556

فَاٰمِنُوا بِاللّٰهِ وَرَسُولِهٖ وَالنُّورِ الَّذٖٓی اَنْزَلْنَاؕ وَاللّٰهُ بِمَا تَعْمَلُونَ خَبٖیرٌ

Artık siz Allah'a, peygamberine ve indirdiğimiz nûra (Kur'an'a) iman edin. Allah yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır.

Çalışmaya geç

Tegâbün 9 · sayfa 556

یَوْمَ یَجْمَعُكُمْ لِیَوْمِ الْجَمْعِ ذٰلِكَ یَوْمُ التَّغَابُنِؕ وَمَنْ یُؤْمِنْ بِاللّٰهِ وَیَعْمَلْ صَالِحًا یُكَفِّرْ عَنْهُ سَیِّــَٔاتِهٖ وَیُدْخِلْهُ جَنَّاتٍ تَجْرٖی مِنْ تَحْتِهَا الْاَنْهَارُ خَالِدٖینَ فٖیهَٓا اَبَدًاؕ ذٰلِكَ الْفَوْزُ الْعَظٖیمُ

Toplanma vakti için Allah'ın sizi toplayacağı günü düşün. O gün aldanışın ortaya çıkacağı gündür. Kim Allah'a inanır ve salih amel işlerse, Allah onun kötülüklerini örter ve onu içinden ırmaklar akan, ebedi kalacakları cennetlere sokar. İşte bu büyük başarıdır.

Çalışmaya geç

Tegâbün 10 · sayfa 557

وَالَّذٖینَ كَفَرُوا وَكَذَّبُوا بِاٰیَاتِنَٓا اُو࣑لٰٓئِكَ اَصْحَابُ النَّارِ خَالِدٖینَ فٖیهَاؕ وَبِئْسَ الْمَصٖیرُࣖ

İnkar eden ve âyetlerimizi yalanlayanlara gelince, işte onlar, içinde ebedi kalmak üzere cehennemliklerdir. Ne kötü varılacak yerdir orası!

Çalışmaya geç

Tegâbün 11 · sayfa 557

مَٓا اَصَابَ مِنْ مُصٖیبَةٍ اِلَّا بِاِذْنِ اللّٰهِؕ وَمَنْ یُؤْمِنْ بِاللّٰهِ یَهْدِ قَلْبَهُؕ وَاللّٰهُ بِكُلِّ شَیْءٍ عَلٖیمٌ

Allah'ın izni olmaksızın hiçbir musibet başa gelmez. Kim Allah'a inanırsa, Allah onun kalbini doğruya iletir. Allah her şeyi hakkıyla bilendir.

Çalışmaya geç

Tegâbün 12 · sayfa 557

وَاَطٖیعُوا اللّٰهَ وَاَطٖیعُوا الرَّسُولَۚ فَاِنْ تَوَلَّیْتُمْ فَاِنَّمَا عَلٰى رَسُولِنَا الْبَلَاغُ الْمُبٖینُ

Allah'a itaat edin, peygambere de itaat edin. Eğer yüz çevirirseniz, bilin ki elçimize düşen sadece apaçık bir tebliğdir.

Çalışmaya geç

Tegâbün 13 · sayfa 557

اَللّٰهُ لَٓا اِلٰهَ اِلَّا هُوَؕ وَعَلَى اللّٰهِ فَلْیَتَوَكَّلِ الْمُؤْمِنُونَ

Allah, kendisinden başka hiçbir ilah bulunmayandır. Mü'minler yalnız Allah'a tevekkül etsinler.

Çalışmaya geç

Tegâbün 14 · sayfa 557

یَٓا اَیُّهَا الَّذٖینَ اٰمَنُٓوا اِنَّ مِنْ اَزْوَاجِكُمْ وَاَوْلَادِكُمْ عَدُوًّا لَكُمْ فَاحْذَرُوهُمْۚ وَاِنْ تَعْفُوا وَتَصْفَحُوا وَتَغْفِرُوا فَاِنَّ اللّٰهَ غَفُورٌ رَحٖیمٌ

Ey iman edenler! Eşlerinizden ve çocuklarınızdan size düşman olabilecekler vardır. Onlardan sakının. Ama affeder, hoş görüp vazgeçer ve bağışlarsanız şüphe yok ki Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.

Çalışmaya geç

Tegâbün 15 · sayfa 557

اِنَّمَٓا اَمْوَالُكُمْ وَاَوْلَادُكُمْ فِتْنَةٌؕ وَاللّٰهُ عِنْدَهُٓ اَجْرٌ عَظٖیمٌ

Mallarınız ve çocuklarınız ancak birer imtihandır; Allah katında ise büyük bir mükafat vardır.

Çalışmaya geç