Mülk 1 · sayfa 562
تَبَارَكَ الَّذٖی بِیَدِهِ الْمُلْكُؗ وَهُوَ عَلٰى كُلِّ شَیْءٍ قَدٖیرٌۙ
Hükümranlık elinde olan Allah, yücedir. O, her şeye hakkıyla gücü yetendir.
الْمُلْكِ
Okuma 1 / 2 Sonraki
Mülk 1 · sayfa 562
تَبَارَكَ الَّذٖی بِیَدِهِ الْمُلْكُؗ وَهُوَ عَلٰى كُلِّ شَیْءٍ قَدٖیرٌۙ
Hükümranlık elinde olan Allah, yücedir. O, her şeye hakkıyla gücü yetendir.
Mülk 2 · sayfa 562
اَلَّذٖی خَلَقَ الْمَوْتَ وَالْحَیٰوةَ لِیَبْلُوَكُمْ اَیُّكُمْ اَحْسَنُ عَمَلًاؕ وَهُوَ الْعَزٖیزُ الْغَفُورُۙ
O, hanginizin daha güzel amel yapacağını sınamak için ölümü ve hayatı yaratandır. O, mutlak güç sahibidir, çok bağışlayandır.
Mülk 3 · sayfa 562
اَلَّذٖی خَلَقَ سَبْعَ سَمٰوَاتٍ طِبَاقًاؕ مَا تَرٰى فٖی خَلْقِ الرَّحْمٰنِ مِنْ تَفَاوُتٍؕ فَارْجِعِ الْبَصَرَۙ هَلْ تَرٰى مِنْ فُطُورٍ
O, yedi göğü tabaka tabaka yaratandır. Rahmân'ın yaratışında hiçbir uyumsuzluk göremezsin. Bir kere daha bak! Hiçbir çatlak (ve düzensizlik) görüyor musun?
Mülk 4 · sayfa 562
ثُمَّ ارْجِعِ الْبَصَرَ كَرَّتَیْنِ یَنْقَلِبْ اِلَیْكَ الْبَصَرُ خَاسِئًا وَهُوَ حَسٖیرٌ
Sonra tekrar tekrar bak; bakışların (aradığı çatlak ve düzensizliği bulamayıp) âciz ve bitkin halde sana dönecektir.
Mülk 5 · sayfa 562
وَلَقَدْ زَیَّنَّا السَّمَٓاءَ الدُّنْیَا بِمَصَابٖیحَ وَجَعَلْنَاهَا رُجُومًا لِلشَّیَاطٖینِ وَاَعْتَدْنَا لَهُمْ عَذَابَ السَّعٖیرِ
Andolsun biz, en yakın göğü kandillerle donattık. Onları şeytanlara atılan taşlar yaptık ve (ahirette de) onlara alevli ateş azabını hazırladık.
Mülk 6 · sayfa 562
وَلِلَّذٖینَ كَفَرُوا بِرَبِّهِمْ عَذَابُ جَهَنَّمَؕ وَبِئْسَ الْمَصٖیرُ
Rablerini inkar edenler için cehennem azabı vardır. Ne kötü varılacak yerdir orası!
Mülk 7 · sayfa 562
اِذَٓا اُلْقُوا فٖیهَا سَمِعُوا لَهَا شَهٖیقًا وَهِیَ تَفُورُۙ
Oraya atıldıklarında, onun kaynarken çıkardığı korkunç uğultuyu işitirler.
Mülk 8 · sayfa 562
تَكَادُ تَمَیَّزُ مِنَ الْغَیْظِؕ كُلَّمَٓا اُلْقِیَ فٖیهَا فَوْجٌ سَاَلَهُمْ خَزَنَتُهَٓا اَلَمْ یَاْتِكُمْ نَذٖیرٌ
Neredeyse cehennem öfkeden çatlayacaktır! Oraya her bir topluluk atıldıkça oranın bekçileri onlara, "Size bir uyarıcı gelmemiş miydi?" diye sorarlar.
Mülk 9 · sayfa 562
قَالُوا بَلٰى قَدْ جَٓاءَنَا نَذٖیرٌ فَكَذَّبْنَا وَقُلْنَا مَا نَزَّلَ اللّٰهُ مِنْ شَیْءٍۚ اِنْ اَنْتُمْ اِلَّا فٖی ضَلَالٍ كَبٖیرٍ
Onlar da şöyle derler: "Evet, bize bir uyarıcı gelmişti. Fakat biz onu yalanlamış ve ‘Allah hiçbir şey indirmemiştir. Siz ancak büyük bir sapıklık içindesiniz' demiştik."
Mülk 10 · sayfa 562
وَقَالُوا لَوْ كُنَّا نَسْمَعُ اَوْ نَعْقِلُ مَا كُنَّا فٖٓی اَصْحَابِ السَّعٖیرِ
Yine şöyle derler: "Eğer kulak vermiş veya aklımızı kullanmış olsaydık, şu alevli ateştekilerden olmazdık."
Mülk 11 · sayfa 562
فَاعْتَرَفُوا بِذَنْبِهِمْۚ فَسُحْقًا لِاَصْحَابِ السَّعٖیرِ
İşte böylece günahlarını itiraf ederler. Artık alevli ateştekiler Allah'ın rahmetinden uzak olsun!
Mülk 12 · sayfa 562
اِنَّ الَّذٖینَ یَخْشَوْنَ رَبَّهُمْ بِالْغَیْبِ لَهُمْ مَغْفِرَةٌ وَاَجْرٌ كَبٖیرٌ
Görmedikleri halde Rablerinden korkanlar için bir bağışlanma ve büyük bir mükafat vardır.
Mülk 13 · sayfa 563
وَاَسِرُّوا قَوْلَكُمْ اَوِ اجْهَرُوا بِهٖؕ اِنَّهُ عَلٖیمٌ بِذَاتِ الصُّدُورِ
Sözünüzü gizleyin, yahut onu açığa vurun; (fark etmez). Şüphesiz Allah, sinelerin özünü (kalplerde olanı) hakkıyla bilir.
Mülk 14 · sayfa 563
اَلَا یَعْلَمُ مَنْ خَلَقَؕ وَهُوَ اللَّطٖیفُ الْخَبٖیرُࣖ
Yaratan bilmez mi? O, en gizli şeyleri bilir, (her şeyden) hakkıyla haberdardır.
Mülk 15 · sayfa 563
هُوَ الَّذٖی جَعَلَ لَكُمُ الْاَرْضَ ذَلُولًا فَامْشُوا فٖی مَنَاكِبِهَا وَكُلُوا مِنْ رِزْقِهٖؕ وَاِلَیْهِ النُّشُورُ
O, yeryüzünü sizin ayaklarınızın altına serendir. Haydi onun üzerinde yürüyün ve Allah'ın rızkından yiyin. Dönüş ancak onadır.