Kalem 1 · sayfa 564
نٓ وَالْقَلَمِ وَمَا یَسْطُرُونَۙ
Nûn. (Ey Muhammed) Andolsun kaleme ve satır satır yazdıklarına ki, sen Rabbinin nimeti sayesinde, bir deli değilsin.
الْقَلَمِ
Okuma 1 / 4 Sonraki
Kalem 1 · sayfa 564
نٓ وَالْقَلَمِ وَمَا یَسْطُرُونَۙ
Nûn. (Ey Muhammed) Andolsun kaleme ve satır satır yazdıklarına ki, sen Rabbinin nimeti sayesinde, bir deli değilsin.
Kalem 2 · sayfa 564
مَٓا اَنْتَ بِنِعْمَةِ رَبِّكَ بِمَجْنُونٍۚ
Nûn. (Ey Muhammed) Andolsun kaleme ve satır satır yazdıklarına ki, sen Rabbinin nimeti sayesinde, bir deli değilsin.
Kalem 3 · sayfa 564
وَاِنَّ لَكَ لَاَجْرًا غَیْرَ مَمْنُونٍۚ
Şüphesiz sana tükenmez bir mükâfat vardır.
Kalem 4 · sayfa 564
وَاِنَّكَ لَعَلٰى خُلُقٍ عَظٖیمٍ
Sen elbette yüce bir ahlâk üzeresin.
Kalem 5 · sayfa 564
فَسَتُبْصِرُ وَیُبْصِرُونَۙ
Hanginizin deli olduğunu yakında sen de göreceksin, onlar da görecekler.
Kalem 6 · sayfa 564
بِاَیِّكُمُ الْمَفْتُونُ
Hanginizin deli olduğunu yakında sen de göreceksin, onlar da görecekler.
Kalem 7 · sayfa 564
اِنَّ رَبَّكَ هُوَ اَعْلَمُ بِمَنْ ضَلَّ عَنْ سَبٖیلِهٖࣕ وَهُوَ اَعْلَمُ بِالْمُهْتَدٖینَ
Şüphesiz senin Rabbin, kendi yolundan sapan kişiyi daha iyi bilir. O, hidayete erenleri de daha iyi bilir.
Kalem 8 · sayfa 564
فَلَا تُطِعِ الْمُكَذِّبٖینَ
O halde yalanlayanlara boyun eğme.
Kalem 9 · sayfa 564
وَدُّوا لَوْ تُدْهِنُ فَیُدْهِنُونَ
İstediler ki, yumuşak davranasın, böylece onlar da yumuşak davransınlar.
Kalem 10 · sayfa 564
وَلَا تُطِعْ كُلَّ حَلَّافٍ مَهٖینٍۙ
Yemin edip duran, aşağılık, daima kusur arayıp kınayan, durmadan söz taşıyan, iyiliği hep engelleyen, saldırgan, günaha dadanmış, kaba saba; bütün bunların ötesinde bir de soysuz olan kimseye mal ve oğulları vardır diye, sakın boyun eğme.
Kalem 11 · sayfa 564
هَمَّازٍ مَشَّٓاءٍ بِنَمٖیمٍۙ
Yemin edip duran, aşağılık, daima kusur arayıp kınayan, durmadan söz taşıyan, iyiliği hep engelleyen, saldırgan, günaha dadanmış, kaba saba; bütün bunların ötesinde bir de soysuz olan kimseye mal ve oğulları vardır diye, sakın boyun eğme.
Kalem 12 · sayfa 564
مَنَّاعٍ لِلْخَیْرِ مُعْتَدٍ اَثٖیمٍۙ
Yemin edip duran, aşağılık, daima kusur arayıp kınayan, durmadan söz taşıyan, iyiliği hep engelleyen, saldırgan, günaha dadanmış, kaba saba; bütün bunların ötesinde bir de soysuz olan kimseye mal ve oğulları vardır diye, sakın boyun eğme.
Kalem 13 · sayfa 564
عُتُلٍّ بَعْدَ ذٰلِكَ زَنٖیمٍۙ
Yemin edip duran, aşağılık, daima kusur arayıp kınayan, durmadan söz taşıyan, iyiliği hep engelleyen, saldırgan, günaha dadanmış, kaba saba; bütün bunların ötesinde bir de soysuz olan kimseye mal ve oğulları vardır diye, sakın boyun eğme.
Kalem 14 · sayfa 564
اَنْ كَانَ ذَا مَالٍ وَبَنٖینَؕ
Yemin edip duran, aşağılık, daima kusur arayıp kınayan, durmadan söz taşıyan, iyiliği hep engelleyen, saldırgan, günaha dadanmış, kaba saba; bütün bunların ötesinde bir de soysuz olan kimseye mal ve oğulları vardır diye, sakın boyun eğme.
Kalem 15 · sayfa 564
اِذَا تُتْلٰى عَلَیْهِ اٰیَاتُنَا قَالَ اَسَاطٖیرُ الْاَوَّلٖینَ
Âyetlerimiz kendisine okunduğu zaman, "Öncekilerin masalları!" der.