A'râf 1 · sayfa 151
الٓمٓصٓؕ
Elif Lâm Mîm Sâd.
الْاَعْرَافِ
Okuma 1 / 14 Sonraki
A'râf 1 · sayfa 151
الٓمٓصٓؕ
Elif Lâm Mîm Sâd.
A'râf 2 · sayfa 151
كِتَابٌ اُنْزِلَ اِلَیْكَ فَلَا یَكُنْ فٖی صَدْرِكَ حَرَجٌ مِنْهُ لِتُنْذِرَ بِهٖ وَذِكْرٰى لِلْمُؤْمِنٖینَ
Bu, sana, kendisiyle (insanları) uyarman için ve mü'minlere öğüt olarak indirilmiş bir kitaptır. Artık ondan dolayı göğsünde bir sıkıntı olmasın.
A'râf 3 · sayfa 151
اِتَّبِعُوا مَٓا اُنْزِلَ اِلَیْكُمْ مِنْ رَبِّكُمْ وَلَا تَتَّبِعُوا مِنْ دُونِهٖٓ اَوْلِیَٓاءَؕ قَلٖیلًا مَا تَذَكَّرُونَ
Rabbinizden size indirilene uyun. Onu bırakıp başka dostlara uymayın. Ne kadar da az öğüt alıyorsunuz!
A'râf 4 · sayfa 151
وَكَمْ مِنْ قَرْیَةٍ اَهْلَكْنَاهَا فَجَٓاءَهَا بَاْسُنَا بَیَاتًا اَوْ هُمْ قَٓائِلُونَ
Nice memleketleri helak ettik. Onlara azabımız gece uykusuna dalmışken, yahut gündüz istirahat halinde iken gelmişti.
A'râf 5 · sayfa 151
فَمَا كَانَ دَعْوٰیهُمْ اِذْ جَٓاءَهُمْ بَاْسُنَٓا اِلَّٓا اَنْ قَالُٓوا اِنَّا كُنَّا ظَالِمٖینَ
Azabımız kendilerine geldiğinde, "(Biz bunu hak ettik.) Gerçekten biz zalimler olmuştuk" demekten başka söyleyecekleri kalmamıştı.
A'râf 6 · sayfa 151
فَلَنَسْـَٔلَنَّ الَّذٖینَ اُرْسِلَ اِلَیْهِمْ وَلَنَسْـَٔلَنَّ الْمُرْسَلٖینَۙ
Kendilerine peygamber gönderilenlere mutlaka soracağız.Peygamberlere de elbette soracağız.
A'râf 7 · sayfa 151
فَلَنَقُصَّنَّ عَلَیْهِمْ بِعِلْمٍ وَمَا كُنَّا غَٓائِبٖینَ
Andolsun, onlara (yaptıklarını) tam bir bilgi ile anlatacağız. Çünkü biz onlardan uzak değiliz.
A'râf 8 · sayfa 151
وَالْوَزْنُ یَوْمَئِذٍࣙ الْحَقُّۚ فَمَنْ ثَقُلَتْ مَوَازٖینُهُ فَاُو࣑لٰٓئِكَ هُمُ الْمُفْلِحُونَ
O gün amellerin tartılması da haktır. Kimlerin sevabı ağır basarsa işte onlar kurtuluşa erenlerdir.
A'râf 9 · sayfa 151
وَمَنْ خَفَّتْ مَوَازٖینُهُ فَاُو࣑لٰٓئِكَ الَّذٖینَ خَسِرُٓوا اَنْفُسَهُمْ بِمَا كَانُوا بِاٰیَاتِنَا یَظْلِمُونَ
Ama kimlerin sevabı da hafif gelirse işte onlar âyetlerimize haksızlık etmiş olmaları sebebiyle kendilerini ziyana sokanlardır.
A'râf 10 · sayfa 151
وَلَقَدْ مَكَّنَّاكُمْ فِی الْاَرْضِ وَجَعَلْنَا لَكُمْ فٖیهَا مَعَایِشَؕ قَلٖیلًا مَا تَشْكُرُونَࣖ
Andolsun, size yeryüzünde imkan ve iktidar verdik. Sizin için orada birçok geçim imkanları da yarattık. Ama siz ne kadar az şükrediyorsunuz!
A'râf 11 · sayfa 151
وَلَقَدْ خَلَقْنَاكُمْ ثُمَّ صَوَّرْنَاكُمْ ثُمَّ قُلْنَا لِلْمَلٰٓئِكَةِ اسْجُدُوا لِاٰدَمَࣗ فَسَجَدُٓوا اِلَّٓا اِبْلٖیسَؕ لَمْ یَكُنْ مِنَ السَّاجِدٖینَ
Andolsun, sizi yarattık. Sonra size şekil verdik. Sonra da meleklere, "Adem için saygı ile eğilin" dedik. İblisten başka hepsi saygı ile eğildiler. O, saygı ile eğilenlerden olmadı.
A'râf 12 · sayfa 152
قَالَ مَا مَنَعَكَ اَلَّا تَسْجُدَ اِذْ اَمَرْتُكَؕ قَالَ اَنَا࣑ خَیْرٌ مِنْهُۚ خَلَقْتَنٖی مِنْ نَارٍ وَخَلَقْتَهُ مِنْ طٖینٍ
Allah, "Sana emrettiğim zaman seni saygı ile eğilmekten ne alıkoydu?" dedi. (O da) "Ben ondan hayırlıyım. Çünkü beni ateşten yarattın. Onu ise çamurdan yarattın" dedi.
A'râf 13 · sayfa 152
قَالَ فَاهْبِطْ مِنْهَا فَمَا یَكُونُ لَكَ اَنْ تَتَكَبَّرَ فٖیهَا فَاخْرُجْ اِنَّكَ مِنَ الصَّاغِرٖینَ
Allah, "Şimdi in aşağı oradan. Çünkü senin orada büyüklük taslamak haddine değil! Hemen çık! Çünkü sen aşağılıklardansın" dedi.
A'râf 14 · sayfa 152
قَالَ اَنْظِرْنٖٓی اِلٰى یَوْمِ یُبْعَثُونَ
Şeytan dedi ki: "(Öyle ise) bana insanların tekrar diriltilecekleri güne kadar süre ver."
A'râf 15 · sayfa 152
قَالَ اِنَّكَ مِنَ الْمُنْظَرٖینَ
Allah da, "Sen süre verilenlerdensin" dedi.