Meâric 1 · sayfa 568
سَاَلَ سَٓائِلٌ بِعَذَابٍ وَاقِعٍۙ
Soran birisi, yükselme yollarının sahibi Allah tarafından kâfirlere kesinlikle inecek olan ve hiç kimsenin uzaklaştıramayacağı azabı sordu.
الْمَعَارِجِ
Okuma 1 / 3 Sonraki
Meâric 1 · sayfa 568
سَاَلَ سَٓائِلٌ بِعَذَابٍ وَاقِعٍۙ
Soran birisi, yükselme yollarının sahibi Allah tarafından kâfirlere kesinlikle inecek olan ve hiç kimsenin uzaklaştıramayacağı azabı sordu.
Meâric 2 · sayfa 568
لِلْكَافِرٖینَ لَیْسَ لَهُ دَافِعٌۙ
Soran birisi, yükselme yollarının sahibi Allah tarafından kâfirlere kesinlikle inecek olan ve hiç kimsenin uzaklaştıramayacağı azabı sordu.
Meâric 3 · sayfa 568
مِنَ اللّٰهِ ذِی الْمَعَارِجِؕ
Soran birisi, yükselme yollarının sahibi Allah tarafından kâfirlere kesinlikle inecek olan ve hiç kimsenin uzaklaştıramayacağı azabı sordu.
Meâric 4 · sayfa 568
تَعْرُجُ الْمَلٰٓئِكَةُ وَالرُّوحُ اِلَیْهِ فٖی یَوْمٍ كَانَ مِقْدَارُهُ خَمْسٖینَ اَلْفَ سَنَةٍۚ
Melekler ve Ruh (Cebrail) ona süresi elli bin yıl olan bir günde yükselir.
Meâric 5 · sayfa 568
فَاصْبِرْ صَبْرًا جَمٖیلًا
(Ey Muhammed!) Sen güzel bir şekilde sabret.
Meâric 6 · sayfa 568
اِنَّهُمْ یَرَوْنَهُ بَعٖیدًاۙ
Şüphesiz onlar o azabı uzak görüyorlar.
Meâric 7 · sayfa 568
وَنَرٰیهُ قَرٖیبًاؕ
Biz ise onu yakın görüyoruz.
Meâric 8 · sayfa 568
یَوْمَ تَكُونُ السَّمَٓاءُ كَالْمُهْلِۙ
Göğün, erimiş maden gibi ve dağların atılmış renkli yün gibi olacağı günü hatırla.
Meâric 9 · sayfa 568
وَتَكُونُ الْجِبَالُ كَالْعِهْنِۙ
Göğün, erimiş maden gibi ve dağların atılmış renkli yün gibi olacağı günü hatırla.
Meâric 10 · sayfa 568
وَلَا یَسْـَٔلُ حَمٖیمٌ حَمٖیمًاۚ
(O gün) hiçbir samimi dost, dostunu sormaz.
Meâric 11 · sayfa 569
یُبَصَّرُونَهُمْؕ یَوَدُّ الْمُجْرِمُ لَوْ یَفْتَدٖی مِنْ عَذَابِ یَوْمِئِذٍ بِبَنٖیهِۙ
Birbirlerine gösterilirler. Günahkâr kimse ister ki, o günün azabından kurtulmak için oğullarını, karısını, kardeşini, kendisini koruyup barındıran tüm ailesini ve yeryüzünde bulunanların hepsini fidye olarak versin de, kendisini kurtarsın.
Meâric 12 · sayfa 569
وَصَاحِبَتِهٖ وَاَخٖیهِۙ
Birbirlerine gösterilirler. Günahkâr kimse ister ki, o günün azabından kurtulmak için oğullarını, karısını, kardeşini, kendisini koruyup barındıran tüm ailesini ve yeryüzünde bulunanların hepsini fidye olarak versin de, kendisini kurtarsın.
Meâric 13 · sayfa 569
وَفَصٖیلَتِهِ الَّتٖی تُــْٔوٖیهِۙ
Birbirlerine gösterilirler. Günahkâr kimse ister ki, o günün azabından kurtulmak için oğullarını, karısını, kardeşini, kendisini koruyup barındıran tüm ailesini ve yeryüzünde bulunanların hepsini fidye olarak versin de, kendisini kurtarsın.
Meâric 14 · sayfa 569
وَمَنْ فِی الْاَرْضِ جَمٖیعًاۙ ثُمَّ یُنْجٖیهِۙ
Birbirlerine gösterilirler. Günahkâr kimse ister ki, o günün azabından kurtulmak için oğullarını, karısını, kardeşini, kendisini koruyup barındıran tüm ailesini ve yeryüzünde bulunanların hepsini fidye olarak versin de, kendisini kurtarsın.
Meâric 15 · sayfa 569
كَلَّاؕ اِنَّهَا لَظٰىۙ
Hayır (ne mümkün)! Şüphesiz, cehennem derileri kavurup çıkaran alevli ateştir.