Kur’an çalışması
8

Enfâl

الْاَنْفَالِ

75 âyet iniş 88 cüz 9 sayfa 177

Okuma 1 / 5 Sonraki

Enfâl 1 · sayfa 177

یَسْـَٔلُونَكَ عَنِ الْاَنْفَالِؕ قُلِ الْاَنْفَالُ لِلّٰهِ وَالرَّسُولِۚ فَاتَّقُوا اللّٰهَ وَاَصْلِحُوا ذَاتَ بَیْنِكُمْࣕ وَاَطٖیعُوا اللّٰهَ وَرَسُولَهُٓ اِنْ كُنْتُمْ مُؤْمِنٖینَ

(Ey Muhammed!) Sana ganimetler hakkında soruyorlar. De ki: "Ganimetler Allah'a ve Resûlüne aittir. O halde, eğer mü'minler iseniz Allah'a karşı gelmekten sakının, aranızı düzeltin, Allah ve Rasûlüne itaat edin."

Çalışmaya geç

Enfâl 2 · sayfa 177

اِنَّمَا الْمُؤْمِنُونَ الَّذٖینَ اِذَا ذُكِرَ اللّٰهُ وَجِلَتْ قُلُوبُهُمْ وَاِذَا تُلِیَتْ عَلَیْهِمْ اٰیَاتُهُ زَادَتْهُمْ اٖیمَانًا وَعَلٰى رَبِّهِمْ یَتَوَكَّلُونَۚ

Mü'minler ancak o kimselerdir ki; Allah anıldığı zaman kalpleri ürperir. Onun âyetleri kendilerine okunduğu zaman (bu) onların imanlarını artırır. Onlar sadece Rablerine tevekkül ederler.

Çalışmaya geç

Enfâl 3 · sayfa 177

اَلَّذٖینَ یُقٖیمُونَ الصَّلٰوةَ وَمِمَّا رَزَقْنَاهُمْ یُنْفِقُونَؕ

Onlar namazı dosdoğru kılan, kendilerine rızık olarak verdiğimiz şeylerden Allah yolunda harcayan kimselerdir.

Çalışmaya geç

Enfâl 4 · sayfa 177

اُو࣑لٰٓئِكَ هُمُ الْمُؤْمِنُونَ حَقًّاؕ لَهُمْ دَرَجَاتٌ عِنْدَ رَبِّهِمْ وَمَغْفِرَةٌ وَرِزْقٌ كَرٖیمٌۚ

İşte onlar gerçekten mü'minlerdir. Onlara, Rableri katında yüksek mertebeler, bağışlanma ve cömertçe verilmiş rızık vardır.

Çalışmaya geç

Enfâl 5 · sayfa 177

كَمَٓا اَخْرَجَكَ رَبُّكَ مِنْ بَیْتِكَ بِالْحَقِّࣕ وَاِنَّ فَرٖیقًا مِنَ الْمُؤْمِنٖینَ لَكَارِهُونَۙ

Nasıl ki, Rabbin seni hak uğruna (savaşmak üzere) evinden çıkarmıştı. Mü'minlerden bir grup ise bu konuda kesinlikle isteksizlerdi.

Çalışmaya geç

Enfâl 6 · sayfa 177

یُجَادِلُونَكَ فِی الْحَقِّ بَعْدَ مَا تَبَیَّنَ كَاَنَّمَا یُسَاقُونَ اِلَى الْمَوْتِ وَهُمْ یَنْظُرُونَؕ

Gerçek apaçık ortaya çıktıktan sonra, sanki göz göre göre ölüme sürülüyorlarmış gibi seninle o konuda tartışıyorlardı.

Çalışmaya geç

Enfâl 7 · sayfa 177

وَاِذْ یَعِدُكُمُ اللّٰهُ اِحْدَى الطَّٓائِفَتَیْنِ اَنَّهَا لَكُمْ وَتَوَدُّونَ اَنَّ غَیْرَ ذَاتِ الشَّوْكَةِ تَكُونُ لَكُمْ وَیُرٖیدُ اللّٰهُ اَنْ یُحِقَّ الْحَقَّ بِكَلِمَاتِهٖ وَیَقْطَعَ دَابِرَ الْكَافِرٖینَۙ

Hani Allah size iki taifeden birini, o sizindir diye va'dediyordu. Siz de güçsüz olanın sizin olmasını istiyordunuz. Oysa Allah sözleriyle hakkı meydana çıkarmak ve kafirlerin ardını kesmek istiyordu.

Çalışmaya geç

Enfâl 8 · sayfa 177

لِیُحِقَّ الْحَقَّ وَیُبْطِلَ الْبَاطِلَ وَلَوْ كَرِهَ الْمُجْرِمُونَۚ

Bu, suçlular hoşlanmasa da Allah'ın hakkı ortaya çıkarması ve batılı ortadan kaldırması içindi

Çalışmaya geç

Enfâl 9 · sayfa 178

اِذْ تَسْتَغٖیثُونَ رَبَّكُمْ فَاسْتَجَابَ لَكُمْ اَنّٖی مُمِدُّكُمْ بِاَلْفٍ مِنَ الْمَلٰٓئِكَةِ مُرْدِفٖینَ

Hani Rabbinizden yardım istiyor, yalvarıyordunuz. O da, "Ben size ard arda bin melekle yardım ediyorum" diye cevap vermişti.

Çalışmaya geç

Enfâl 10 · sayfa 178

وَمَا جَعَلَهُ اللّٰهُ اِلَّا بُشْرٰى وَلِتَطْمَئِنَّ بِهٖ قُلُوبُكُمْۚ وَمَا النَّصْرُ اِلَّا مِنْ عِنْدِ اللّٰهِؕ اِنَّ اللّٰهَ عَزٖیزٌ حَكٖیمٌࣖ

Allah bunu, sadece bir müjde olsun ve onunla kalpleriniz yatışsın diye yapmıştı. Yoksa yardım ancak Allah katındandır. Şüphesiz Allah, mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.

Çalışmaya geç

Enfâl 11 · sayfa 178

اِذْ یُغَشّٖیكُمُ النُّعَاسَ اَمَنَةً مِنْهُ وَیُنَزِّلُ عَلَیْكُمْ مِنَ السَّمَٓاءِ مَٓاءً لِیُطَهِّرَكُمْ بِهٖ وَیُذْهِبَ عَنْكُمْ رِجْزَ الشَّیْطَانِ وَلِیَرْبِطَ عَلٰى قُلُوبِكُمْ وَیُثَبِّتَ بِهِ الْاَقْدَامَؕ

Hani (Allah) kendi tarafından bir güvenlik olarak sizi hafif bir uykuya daldırıyor; sizi temizlemek, sizden şeytanın vesvesesini gidermek, kalplerinizi pekiştirmek ve ayaklarınızı sağlam bastırmak için üzerinize gökten yağmur yağdırıyordu.

Çalışmaya geç

Enfâl 12 · sayfa 178

اِذْ یُوحٖی رَبُّكَ اِلَى الْمَلٰٓئِكَةِ اَنّٖی مَعَكُمْ فَثَبِّتُوا الَّذٖینَ اٰمَنُواؕ سَاُلْقٖی فٖی قُلُوبِ الَّذٖینَ كَفَرُوا الرُّعْبَ فَاضْرِبُوا فَوْقَ الْاَعْنَاقِ وَاضْرِبُوا مِنْهُمْ كُلَّ بَنَانٍؕ

Hani Rabbin meleklere, "Ben sizinle beraberim. İman edenlere sebat verin. Ben kafirlerin kalplerine korku salacağım. Şimdi vurun boyunlarının üstüne. Vurun, onların bütün parmaklarına" diye vahyediyordu.

Çalışmaya geç

Enfâl 13 · sayfa 178

ذٰلِكَ بِاَنَّهُمْ شَٓاقُّوا اللّٰهَ وَرَسُولَهُۚ وَمَنْ یُشَاقِقِ اللّٰهَ وَرَسُولَهُ فَاِنَّ اللّٰهَ شَدٖیدُ الْعِقَابِ

Bu, onların Allah'a ve Resûlüne karşı gelmelerindendir. Her kim de Allah'a ve Resûlüne karşı gelirse bilsin ki Allah'ın cezası şiddetlidir.

Çalışmaya geç

Enfâl 14 · sayfa 178

ذٰلِكُمْ فَذُوقُوهُ وَاَنَّ لِلْكَافِرٖینَ عَذَابَ النَّارِ

İşte şimdi siz tadın onu! Kafirlere bir de cehennem azabı vardır.

Çalışmaya geç

Enfâl 15 · sayfa 178

یَٓا اَیُّهَا الَّذٖینَ اٰمَنُٓوا اِذَا لَقٖیتُمُ الَّذٖینَ كَفَرُوا زَحْفًا فَلَا تُوَلُّوهُمُ الْاَدْبَارَۚ

Ey iman edenler. Savaş düzeninde iken kafirlerle karşılaştığınız zaman sakın onlara arkanızı dönmeyin (savaştan kaçmayın).

Çalışmaya geç