Tîn 1 · sayfa 597
وَالتّٖینِ وَالزَّیْتُونِۙ
Tîn'e ve zeytûn'a andolsun.
التّ۪ينِ
Okuma 1 / 1
Tîn 1 · sayfa 597
وَالتّٖینِ وَالزَّیْتُونِۙ
Tîn'e ve zeytûn'a andolsun.
Tîn 2 · sayfa 597
وَطُورِ سٖینٖینَۙ
Sinâ Dağına andolsun,
Tîn 3 · sayfa 597
وَهٰذَا الْبَلَدِ الْاَمٖینِۙ
Bu güvenli şehre (Mekke'ye) andolsun ki,
Tîn 4 · sayfa 597
لَقَدْ خَلَقْنَا الْاِنْسَانَ فٖٓی اَحْسَنِ تَقْوٖیمٍؗ
Biz, gerçekten insanı en güzel bir biçimde yarattık.
Tîn 5 · sayfa 597
ثُمَّ رَدَدْنَاهُ اَسْفَلَ سَافِلٖینَۙ
Sonra onu, aşağıların aşağısına indirdik.
Tîn 6 · sayfa 598
اِلَّا الَّذٖینَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ فَلَهُمْ اَجْرٌ غَیْرُ مَمْنُونٍؕ
Ancak, iman edip salih ameller işleyenler başka. Onlar için devamlı bir mükafat vardır.
Tîn 7 · sayfa 598
فَمَا یُكَذِّبُكَ بَعْدُ بِالدّٖینِؕ
(Ey insan!) Böyle iken, hangi şey sana hesap ve cezayı yalanlatıyor?
Tîn 8 · sayfa 598
اَلَیْسَ اللّٰهُ بِاَحْكَمِ الْحَاكِمٖینَ
Allah, hükmedenlerin en iyi hükmedeni değil midir?