یَٓا اَیُّهَا النَّاسُ اتَّقُوا رَبَّكُمْۚ اِنَّ زَلْزَلَةَ السَّاعَةِ شَیْءٌ عَظٖیمٌ
Diyanet meali
Ey insanlar! Rabbinize karşı gelmekten sakının. Çünkü kıyamet sarsıntısı çok büyük bir şeydir.
Kelime meali
Diyanet bu metni 1-2 âyetleri için birlikte vermiştir.
Bütün insanlara hitap edilerek Allah şuurunun canlı tutulması, O’na saygısızlık etmekten sakınılması istenirken Allah’ın “yaratıcılık, yöneticilik, sahiplik ve terbiye edicilik” özelliklerine vurgu yapan rab ismi kullanılmıştır. Bu çağrının hemen ardından kıyamet ve âhiret gerçeği hatırlatılmış, bu gerçeğin iyi kavranması için de somut bir tasvire yer verilmiştir. Kıyamet sarsıntısının sıradan bir olay olmadığı ifade edildikten sonra herkesin o ana ait sahneleri gözünde canlandırmasına imkân verecek örneklere değinilmektedir: Emzikli kadınların çocuklarını emzirmeyi dahi akıllarından çıkaran bir dehşete kapılmaları, hamile kadınların düşük yapmalarına yol açan bir şok yaşamaları, insanların gerçekte sarhoş olmadıkları halde sarhoş gibi davranmaları veya görünmeleri. İlk iki örnekte “her” kaydının bulunması (“her emzikli kadın”, “her hamile kadın” denmiş olması), üçüncü örnekte de bütün insanları kapsar bir ifade kullanılmış bulunması, bu olayın sıra dışılığını açıkça ortaya koymaktadır. 2. âyetin son cümlesiyle, âhiretteki azabın bu yaşananlardan da çetin olacağı kastedilmiş olabilir. Bu mâna esas alınırsa meâli şöyle olur: “Fakat (bunun ardından gelecek olan) Allah’ın azabı çok zorlu olacaktır.” Kaynaklarda bu âyetlerin tefsiri sırasında, daha çok, belirtilen sarsıntının haşir sonrası kıyamet sahnelerinden mi yoksa dünyanın sonu geldiğinde kıyamet alâmeti olarak görülecek hallerden mi olduğu hususu üzerinde durulur. Âlimlerin çoğunluğu ikinci ihtimali daha güçlü bulmuşlardır (bk. Taberî, XVII, 109-115; Şevkânî, III, 490-491).
Kur'an Yolu Tefsiri Cilt: 3 Sayfa: 710-711
Kaynak: Diyanet Kur’an Yolu tefsiri (aynı tefsir grubu, tefsirdeki atıf veya ters atıf).
Hac 22/2 · aynı tefsir grubu
یَوْمَ تَرَوْنَهَا تَذْهَلُ كُلُّ مُرْضِعَةٍ عَمَّٓا اَرْضَعَتْ وَتَضَعُ كُلُّ ذَاتِ حَمْلٍ حَمْلَهَا وَتَرَى النَّاسَ سُكَارٰى وَمَا هُمْ بِسُكَارٰى وَلٰكِنَّ عَذَابَ اللّٰهِ شَدٖیدٌ
Onu göreceğiniz gün, her emzikli kadın emzirmekte olduğu çocuğundan geçer ve her hamile kadın da karnındaki çocuğunu düşürür. İnsanları sarhoş görürsün; halbuki onlar sarhoş değillerdir. Ne var ki Allah'ın azabı çok şiddetlidir.
Tekvîr 81/2 · bu âyete atıf yapan tefsir
وَاِذَا النُّجُومُ انْكَدَرَتْࣕۙ
Yıldızlar, bulanıp söndüğü zaman,
Tekvîr 81/4 · bu âyete atıf yapan tefsir
وَاِذَا الْعِشَارُ عُطِّلَتْࣕۙ
Gebe develer salıverildiği zaman.
Tekvîr 81/5 · bu âyete atıf yapan tefsir
وَاِذَا الْوُحُوشُ حُشِرَتْࣕۙ
Yaban hayatı yaşayan (irili ufaklı) tüm canlılar toplandığı zaman,
Tekvîr 81/6 · bu âyete atıf yapan tefsir
وَاِذَا الْبِحَارُ سُجِّرَتْࣕۙ
Denizler kaynatıldığı zaman,
Tekvîr 81/7 · bu âyete atıf yapan tefsir
وَاِذَا النُّفُوسُ زُوِّجَتْࣕۙ
Ruhlar (bedenlerle) eşleştirildiği zaman.
Tekvîr 81/8 · bu âyete atıf yapan tefsir
وَاِذَا الْمَوْءُ࣒دَةُ سُئِلَتْۙ
Diri diri gömülen kız çocuğunun, hangi günahtan ötürü öldürüldüğü sorulduğu zaman,
Tekvîr 81/9 · bu âyete atıf yapan tefsir
بِاَیِّ ذَنْبٍ قُتِلَتْۚ
Diri diri gömülen kız çocuğunun, hangi günahtan ötürü öldürüldüğü sorulduğu zaman,
Tekvîr 81/10 · bu âyete atıf yapan tefsir
وَاِذَا الصُّحُفُ نُشِرَتْࣕۙ
Amel defterleri açıldığı zaman,
Tekvîr 81/11 · bu âyete atıf yapan tefsir
وَاِذَا السَّمَٓاءُ كُشِطَتْࣕۙ
Gökyüzü (yerinden) sıyrılıp koparıldığı zaman,
Tekvîr 81/12 · bu âyete atıf yapan tefsir
وَاِذَا الْجَحٖیمُ سُعِّرَتْࣕۙ
Cehennem alevlendirildiği zaman,
Tekvîr 81/13 · bu âyete atıf yapan tefsir
وَاِذَا الْجَنَّةُ اُزْلِفَتْࣕۙ
Cennet yaklaştırıldığı zaman,
Zilzâl 99/1 · bu âyete atıf yapan tefsir
اِذَا زُلْزِلَتِ الْاَرْضُ زِلْزَالَهَاۙ
Yeryüzü kendine has bir sarsıntıya uğratıldığı, içindekileri dışarıya çıkarıp attığı ve insan, "Ona ne oluyor?" dediği zaman,
Zilzâl 99/2 · bu âyete atıf yapan tefsir
وَاَخْرَجَتِ الْاَرْضُ اَثْقَالَهَاۙ
Yeryüzü kendine has bir sarsıntıya uğratıldığı, içindekileri dışarıya çıkarıp attığı ve insan, "Ona ne oluyor?" dediği zaman,
Zilzâl 99/3 · bu âyete atıf yapan tefsir
وَقَالَ الْاِنْسَانُ مَا لَهَاۚ
Yeryüzü kendine has bir sarsıntıya uğratıldığı, içindekileri dışarıya çıkarıp attığı ve insan, "Ona ne oluyor?" dediği zaman,
Zilzâl 99/4 · bu âyete atıf yapan tefsir
یَوْمَئِذٍ تُحَدِّثُ اَخْبَارَهَاۙ
İşte o gün, yer, kendi haberlerini anlatır.
Zilzâl 99/5 · bu âyete atıf yapan tefsir
بِاَنَّ رَبَّكَ اَوْحٰى لَهَاؕ
Çünkü Rabbin ona (öyle) vahyetmiştir.
Bu âyet için hadis kaydı yok.
Yapay zekadan faydalanılmıştır. Hata olabilir. Lütfen hata varsa bildiriniz.