Kur’an çalışması
27

Neml

النَّمْلِ

93 âyet iniş 48 cüz 19 sayfa 377

Sonraki
Neml 1 sayfa 377 · Diyanet tefsir grubu 1-3 Sonraki →

طٰسٓࣞ تِلْكَ اٰیَاتُ الْقُرْاٰنِ وَكِتَابٍ مُبٖینٍۙ

Diyanet meali

Ta-Sîn. Bunlar Kur'an'ın, apaçık bir kitabın âyetleridir.

Kelime meali

طٰسٓࣞ
تِلْكَ
اٰیَاتُ
الْقُرْاٰنِ Allah’ın adıyla
وَكِتَابٍ Rahman olan
مُبٖینٍ Rahim olan
Tâ Sîn
Bu
Kuran’ın ayet- leridir
Ve kitabın ayetleridir
Apaçık

Diyanet bu metni 1-3 âyetleri için birlikte vermiştir.

Bazı sûrelerin başında bulunan bu tür harflere “hurûf-ı mukattaa” adı verilmektedir (bilgi için bk. Bakara 2/1). 1. âyet, ”Kur’an” ve “kitap” kelimeleri yer değiştirmiş olarak Hicr sûresinin başında da geçmektedir. Bu kelimeler müfessirler tarafından farklı şekillerde yorumlanmışsa da Râzî her ikisiyle de Kur’an-ı Kerîm’in kastedildiği kanaatindedir; ancak Kur’an onun okunuşunu, kitap ise yazılı şeklini ifade etmektedir (XIX, 151). İbn Âşûr da bu görüşü tercih etmiştir (XIV, 8; ayrıca bk. Hicr 15/1). “Gerçekleri açıklayan” diye çevirdiğimiz mübîn kelimesi ise “açık seçik anlaşılan” veya kısaca “apaçık” şeklinde de çevrilebilir. Buna göre Kur’an’ın âyetleri gelişigüzel söylenmiş değil, anlamı açık, doğruluğunda şüphe olmayan, gerçekleri açıklayan, müminlere doğru yolu gösteren ve müjde veren ilâhî sözlerdir. 3. âyette müslümanlar, Medine döneminde hükümleri ayrıntılı olarak belirlenen ve İslâm’ın temellerinden birini oluşturan zekât vecîbesine hazırlanmaktadır, o sırada daha çok gönüllü malî ödemeler şeklinde gerçekleşen bu davranış övülmektedir (zekâtın farz kılınması konusunda bilgi için bk. Tevbe 9/60, 103).

Kur'an Yolu Tefsiri Cilt: 4 Sayfa: 182-183

Kaynak: Diyanet Kur’an Yolu tefsiri (aynı tefsir grubu, tefsirdeki atıf veya ters atıf).

Neml 27/2 · aynı tefsir grubu

هُدًى وَبُشْرٰى لِلْمُؤْمِنٖینَۙ

Kur'an, namazı dosdoğru kılan, zekatı veren ve ahirete de kesin olarak inanan mü'minler için bir hidayet rehberi ve bir müjdedir.

Neml 27/3 · aynı tefsir grubu

اَلَّذٖینَ یُقٖیمُونَ الصَّلٰوةَ وَیُؤْتُونَ الزَّكٰوةَ وَهُمْ بِالْاٰخِرَةِ هُمْ یُوقِنُونَ

Kur'an, namazı dosdoğru kılan, zekatı veren ve ahirete de kesin olarak inanan mü'minler için bir hidayet rehberi ve bir müjdedir.

Bakara 2/1 · tefsir atıfı

الٓمٓۚ

Elif Lâm Mîm.

Hicr 15/1 · tefsir atıfı

الٓـرٰࣞ تِلْكَ اٰیَاتُ الْكِتَابِ وَقُرْاٰنٍ مُبٖینٍ

Elif Lâm Râ. Bunlar, kitabın ve apaçık olan Kur'an'ın âyetleridir.

Tevbe 9/60 · tefsir atıfı

اِنَّمَا الصَّدَقَاتُ لِلْفُقَرَٓاءِ وَالْمَسَاكٖینِ وَالْعَامِلٖینَ عَلَیْهَا وَالْمُؤَلَّفَةِ قُلُوبُهُمْ وَفِی الرِّقَابِ وَالْغَارِمٖینَ وَفٖی سَبٖیلِ اللّٰهِ وَابْنِ السَّبٖیلِؕ فَرٖیضَةً مِنَ اللّٰهِؕ وَاللّٰهُ عَلٖیمٌ حَكٖیمٌ

Sadakalar (zekatlar), Allah'tan bir farz olarak ancak fakirler, düşkünler, zekât toplayan memurlar, kalpleri İslam'a ısındırılacak olanlarla (özgürlüğüne kavuşturulacak) köleler, borçlular, Allah yolunda cihad edenler ve yolda kalmış yolcular içindir. Allah hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.

Tevbe 9/103 · tefsir atıfı

خُذْ مِنْ اَمْوَالِهِمْ صَدَقَةً تُطَهِّرُهُمْ وَتُزَكّٖیهِمْ بِهَا وَصَلِّ عَلَیْهِمْؕ اِنَّ صَلٰوتَكَ سَكَنٌ لَهُمْؕ وَاللّٰهُ سَمٖیعٌ عَلٖیمٌ

Onların mallarından, onları kendisiyle arındıracağın ve temizleyeceğin bir sadaka (zekat) al ve onlara dua et. Çünkü senin duan onlar için sükûnettir (Onların kalplerini yatıştırır.) Allah hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir.

Bu âyet için hadis kaydı yok.

Yapay zekadan faydalanılmıştır. Hata olabilir. Lütfen hata varsa bildiriniz.

Hata Bildir

Bu âyette ne hatalı?