Kur’an çalışması
84

İnşikâk

الْاِنْشِقَاقِ

25 âyet iniş 83 cüz 30 sayfa 589

Sonraki
İnşikâk 1 sayfa 589 · Diyanet tefsir grubu 1-5 Sonraki →

اِذَا السَّمَٓاءُ انْشَقَّتْۙ

Diyanet meali

Gök yarıldığı ve Rabbine boyun eğdiği zaman -ki ona yaraşan budur-,

Kelime meali

اِذَا السَّمَٓاءُ Gök
انْشَقَّتْ Yarıldığında

Diyanet bu metni 1-5 âyetleri için birlikte vermiştir.

Kur’an, muhtelif âyetlerde kıyametin kopma zamanıyla ilgili bilginin Allah’a mahsus gayb bilgilerinden olduğunu, O’nun dışında, melekler dahil hiç kimsenin bu konuda bilgi sahibi olmadığını ifade ederken (meselâ bk. A‘râf 7/187; Lokmân 31/34; Fussılet 41/47); burada olduğu gibi birçok sûrede kıyametin nasıl kopacağına dair tasvirlerde bulunmakta, bir taraftan evrenin yok oluşuyla diğer taraftan da insanların bilinen bir hayattan başka bir hayata intikalleri esnasında karşılaşacakları dehşet dolu manzaralarla ilgili etkileyici anlatımlara yer vermektedir. Bu âyetlerde de kıyametin kopması esnasında göklerde ve yerde meydana gelecek değişiklikler tasvir edilerek kıyamet günü hakkında Tekvîr ve İnfitâr sûrelerinde anlatılanlar pekiştirilmektedir. Asıl maksat ise insanları uyarma ve onları şimdiden o gün için hazırlık yapmaya teşvik etmektir.

1-2. âyetlerden kıyametin kopma zamanı geldiğinde gökteki yıldızların Allah’ın emrine boyun eğerek yörüngelerinden çıkıp birbirine çarpmak suretiyle parçalanacakları anlaşılmaktadır. 3. âyette zikredilen “yerin dümdüz edilmesi” olayını İbn Âşûr (XXX, 219-220) üç şekilde açıklamıştır: 1. Derinin gerilip düzeltildiği gibi yeryüzündeki dağ ve tepelerin yok edilmesi sonucu dümdüz hale getirilmesi (krş. Tâhâ 20/105-107); 2. Şiddetli deprem sebebiyle yeryüzünde meydana gelecek olan yarılma ve lav püskürmesi gibi jeolojik değişimler neticesinde yeryüzü alanının genişlemesi; 3. Yerin küresel şeklinin bozularak uzun bir şekil alması. Bu ve benzeri değişikliklerin evrendeki genel düzenin bozulmasının doğal bir sonucu olarak meydana geleceği düşünülebilir. 4-5. âyetlerde yeryüzünde meydana gelecek bu değişiklikler sonunda yerin, içindeki ölüleri, maden ve diğer şeylerden ne varsa hepsini dışarı fırlatacağı bildirilmektedir (krş. Tekvîr 81/1-6; İnfitâr 82/1-5). 1-5. âyetlerde kıyamet tasvir edilirken “izâ” edatıyla “şöyle olduğunda” şeklinde şart cümleleri sıralanmışsa da bunların cevabı muhatabın anlayışına bırakılmıştır; tefsirlerde bu noktanın izahı için “herkes yaptığının karşılığını görecektir” veya “artık olan olmuş, işi işten geçmiştir, ondan sonra neler olacağını düşünün!” gibi mânaların takdir edildiği görülmektedir.

Kur'an Yolu Tefsiri Cilt: 5 Sayfa: 583-585

Kaynak: Diyanet Kur’an Yolu tefsiri (aynı tefsir grubu, tefsirdeki atıf veya ters atıf).

İnşikâk 84/2 · aynı tefsir grubu

وَاَذِنَتْ لِرَبِّهَا وَحُقَّتْۙ

Gök yarıldığı ve Rabbine boyun eğdiği zaman -ki ona yaraşan budur-,

İnşikâk 84/3 · aynı tefsir grubu

وَاِذَا الْاَرْضُ مُدَّتْۙ

Yer uzatılıp dümdüz edildiği ve içindekileri atıp boşaldığı zaman,

İnşikâk 84/4 · aynı tefsir grubu

وَاَلْقَتْ مَا فٖیهَا وَتَخَلَّتْۙ

Yer uzatılıp dümdüz edildiği ve içindekileri atıp boşaldığı zaman,

İnşikâk 84/5 · aynı tefsir grubu

وَاَذِنَتْ لِرَبِّهَا وَحُقَّتْؕ

Rabbini dinlediği zaman -ki ona yaraşan da budur- (insan yaptıklarını karşısında bulur!)

A'râf 7/187 · tefsir atıfı

یَسْـَٔلُونَكَ عَنِ السَّاعَةِ اَیَّانَ مُرْسٰیهَاؕ قُلْ اِنَّمَا عِلْمُهَا عِنْدَ رَبّٖیۚ لَا یُجَلّٖیهَا لِوَقْتِهَٓا اِلَّا هُوَؕ ثَقُلَتْ فِی السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِؕ لَا تَاْتٖیكُمْ اِلَّا بَغْتَةًؕ یَسْـَٔلُونَكَ كَاَنَّكَ حَفِیٌّ عَنْهَاؕ قُلْ اِنَّمَا عِلْمُهَا عِنْدَ اللّٰهِ وَلٰكِنَّ اَكْثَرَ النَّاسِ لَا یَعْلَمُونَ

Sana kıyametin ne zaman kopacağını soruyorlar. De ki: "Onun bilgisi ancak Rabbimin katındadır. Onu vaktinde ancak O (Allah) ortaya çıkaracaktır. O göklere de, yere de ağır basmıştır. O size ancak ansızın gelecektir." Sanki senin ondan haberin varmış gibi sana soruyorlar. De ki: "Onun bilgisi sadece Allah katındadır. Fakat insanların çoğu bilmiyorlar."

Lokmân 31/34 · tefsir atıfı

اِنَّ اللّٰهَ عِنْدَهُ عِلْمُ السَّاعَةِۚ وَیُنَزِّلُ الْغَیْثَۚ وَیَعْلَمُ مَا فِی الْاَرْحَامِؕ وَمَا تَدْرٖی نَفْسٌ مَاذَا تَكْسِبُ غَدًاؕ وَمَا تَدْرٖی نَفْسٌ بِاَیِّ اَرْضٍ تَمُوتُؕ اِنَّ اللّٰهَ عَلٖیمٌ خَبٖیرٌ

Kıyametin ne zaman kopacağı bilgisi şüphesiz yalnızca Allah katındadır. O, yağmuru indirir, rahimlerdekini bilir. Hiç kimse yarın ne kazanacağını bilemez. Hiç kimse nerede öleceğini de bilemez. Şüphesiz Allah hakkıyla bilendir, (herşeyden) hakkıyla haberdar olandır.

Tâhâ 20/105 · tefsir atıfı

وَیَسْـَٔلُونَكَ عَنِ الْجِبَالِ فَقُلْ یَنْسِفُهَا رَبّٖی نَسْفًاۙ

(Ey Muhammed!) Sana dağların (kıyamet günündeki) halini soruyorlar. De ki: "Rabbim onları toz edip savuracak."

Tâhâ 20/106 · tefsir atıfı

فَیَذَرُهَا قَاعًا صَفْصَفًاۙ

"Onların yerlerini dümdüz, boş bir alan halinde bırakacaktır."

Tâhâ 20/107 · tefsir atıfı

لَا تَرٰى فٖیهَا عِوَجًا وَلَٓا اَمْتًا

"Orada hiçbir çukur, hiçbir tümsek göremeyeceksin."

Tekvîr 81/1 · tefsir atıfı

اِذَا الشَّمْسُ كُوِّرَتْࣕۙ

Güneş, dürüldüğü zaman,

Tekvîr 81/2 · tefsir atıfı

وَاِذَا النُّجُومُ انْكَدَرَتْࣕۙ

Yıldızlar, bulanıp söndüğü zaman,

Tekvîr 81/3 · tefsir atıfı

وَاِذَا الْجِبَالُ سُیِّرَتْࣕۙ

Dağlar, yürütüldüğü zaman,

Tekvîr 81/4 · tefsir atıfı

وَاِذَا الْعِشَارُ عُطِّلَتْࣕۙ

Gebe develer salıverildiği zaman.

Tekvîr 81/5 · tefsir atıfı

وَاِذَا الْوُحُوشُ حُشِرَتْࣕۙ

Yaban hayatı yaşayan (irili ufaklı) tüm canlılar toplandığı zaman,

Tekvîr 81/6 · tefsir atıfı

وَاِذَا الْبِحَارُ سُجِّرَتْࣕۙ

Denizler kaynatıldığı zaman,

İnfitâr 82/1 · tefsir atıfı

اِذَا السَّمَٓاءُ انْفَطَرَتْۙ

Gök yarıldığı zaman,

İnfitâr 82/2 · tefsir atıfı

وَاِذَا الْكَوَاكِبُ انْتَثَرَتْۙ

Yıldızlar saçıldığı zaman,

İnfitâr 82/3 · tefsir atıfı

وَاِذَا الْبِحَارُ فُجِّرَتْۙ

Denizler kaynayıp fışkırtıldığı zaman,

İnfitâr 82/4 · tefsir atıfı

وَاِذَا الْقُبُورُ بُعْثِرَتْۙ

Kabirlerin içindekiler dışarı çıkarıldığı zaman,

İnfitâr 82/5 · tefsir atıfı

عَلِمَتْ نَفْسٌ مَا قَدَّمَتْ وَاَخَّرَتْؕ

Herkes yaptığı ve yapmadığı şeyleri bilecek.

Bu âyet için hadis kaydı yok.

Yapay zekadan faydalanılmıştır. Hata olabilir. Lütfen hata varsa bildiriniz.

Hata Bildir

Bu âyette ne hatalı?